Medya
Muhallebi çocukları çok fena tutuştu! Korkudan titriyorlar
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Suriye'ye yeni bir askeri operasyon sinyali vermesi, sözde barış havarilerini yerlerinden hoplattı. Türk askerinin terörle mücadelesini "savaş" olarak nitelendiren utanmaz Ender İmrek, PKK güzellemeleriyle bilinen Evrensel adlı paçavradaki yazısında muhtemel harekata karşı çıktı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Suriye'ye yeni bir askeri operasyon sinyali vermesi, sözde barış havarilerini yerlerinden hoplattı. Türk askerinin terörle mücadelesini "savaş" olarak nitelendiren utanmaz Ender İmrek, PKK güzellemeleriyle bilinen Evrensel adlı paçavradaki yazısında muhtemel harekata karşı çıkıp şu herzeleri yumurtladı:
"Türkiye, yıllardır sınırlarının dışında askeri harekatlar sürdürüyor. Irak ve Suriye sınırları defalarca ihlal edildi. Uluslararası sözleşmeler hiçe sayılarak “terörizmle mücadele” adı altında sürdürülen bir savaş hali var.
44. gününe giren “Pençe-Kilit operasyonu”, Irak sınırları olarak kabul edilen Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin denetimindeki Metina, Zap ve Avaşin-Basyan bölgelerinde yayılarak sürüyor.
(...)
Erdoğan geçen salı günü yaptığı açıklamada Kuzey Suriye bölgesine yönelik yeni bir “operasyon” içinde olduklarını açıkladı. Yine kan ve göz yaşı sunacaklar. Aslında Zap, Avaşin, Metina bölgelerinde başlatılan operasyonlarla paralele olarak Maxmur’a, Şengal’e ve Rojava’ya yönelik askeri hareket hiç dinmedi. Êzidîlerin yaşadığı özerk bölge olan Şengal, TSK’nin desteklediği KDP’nin saldırıları altında kaldı. Ve Erdoğan ile KDP yöneticilerinin ortak mutabakatı Kürtlerin yaşadığı bölgelerde kara bulut halini aldı.
Erdoğan’ın son açıklaması ile birlikte Suriye sınırında, yani Rojava bölgesindeki askeri hareketlilik daha da yoğunlaştı. MGK’den de aynı doğrultuda karar çıktı. Şimdilerde, “Yarım kalan işi tamamlamak” diye açıklıyorlar. 9 bin 500 km’lik bir alan daha önce yerleşilmiş 8 bin 200 km’lik alana eklenmek isteniyor. Yani Rojava bölgesinde, Suriye sınırları içinde 913 km’lik sınır boyunca 30 km derinlikte bir koridor hesaplanıyor.
Bilindiği gibi bugüne kadar Suriye topraklarında defalarca operasyonlar yapıldı. Daha önce, Şah Fırat operasyonu, Fırat Kalkanı operasyonu, İdlib operasyonu, Zeytin Dalı harekatı, Barış Pınarı harekatı ve Bahar Kalkanı harekatı düzenlendi. Bölgede İdlip, Efrîn gibi birçok alana yerleşildi. Erdoğan yönetimi bir yandan “Bölge devletlerinin toprak bütünlüğüne saygılıyız” lafları sarf ediyor, diğer yandan Suriye’nin birçok bölgesini kendi valileri ve kaymakamları ile yönetiyor. Şimdi hedef büyütme hesabındalar.
Yıllardır askeri operasyonlar yapılıyor ve resmi olarak ve uluslararası anlaşmalara göre Suriye sınırları dahilinde olan, ancak Kürtlerin yoğunlukla yaşadıkları ve IŞİD’in “İslam Devleti” kurma savaşı süresinde büyük bir mücadele vererek ve bedeller ödeyerek kazanılmış toprakları özerk bir yaşam alanına çeviren Kürtler, Araplar, Ermeniler, Türkmenler, Êzidîler ve farklı birçok dil ve inançtan halkların yaşam alanları hedef alınmış durumda.
Ülkeyi yasaklarla, yolsuzlukla, yoksullukla yöneten baskıcı Erdoğan yönetimi, ülke içindeki halklara rahat yüzü göstermediği gibi, sınırları dışındaki halklara, dillere, inançlara da tahammül göstermiyor. Irak ve Suriye’de kendi kaderleri üzerinde söz sahibi olmak isteyen halklara aman vermiyor. Onca fermana ve katliama uğramış olan Êzidîlerin yaşadığı Şengal defalarca hedef alındı. AKP ve KDP Sünni-Nakşibendi bir tavır sergiliyorlar. Farklı inançlara tahammül göstermiyorlar.
(...)
Yapılması gereken barışta ısrardır. Bölge devletleri ile diyalogdur. İçeride barış, bölgede barış, dünyada barıştır. Muhalefet Erdoğan’ın oyununa gelmemeli, savaşa karşı tutum almalıdır."