AKİT MENÜ

Medya

Hafız yazarın derdine bakın! Davutoğlu'nun gülü iyice şaşırdı

Geçtiğimiz haftalarda verdiği bir konserde, uçuş uçuş olan elbisesini savurup, “Açmak istiyorsanız açın" diyerek edepsizlikte zirve yapan teşhirci şarkıcı Melek Mosso'nun konserinin iptal edilmesi, Ahmet Davutoğlu'nun Karar gazetesindeki tetikçilerinden Mehmet Ocaktan'a da battı. Ocaktan, "Biraz bencilce olacak ama caz sever biri olarak, 25 Haziran’da başlayacak olan İstanbul Caz Festivali’nde de benzer yasakların gelmesinden endişe ediyorum" ifadelerini kullanarak "Senin derdini sevsinler" dedirtti.

 

Geçtiğimiz haftalarda verdiği bir konserde, uçuş uçuş olan elbisesini savurup, “Açmak istiyorsanız açın" diyerek edepsizlikte zirve yapan teşhirci şarkıcı Melek Mosso'nun konserinin iptal edilmesi, Ahmet Davutoğlu'nun Karar gazetesindeki tetikçilerinden Mehmet Ocaktan'a da battı. Ocaktan, "Biraz bencilce olacak ama caz sever biri olarak, 25 Haziran’da başlayacak olan İstanbul Caz Festivali’nde de benzer yasakların gelmesinden endişe ediyorum" ifadelerini kullanarak "Senin derdini sevsinler" dedirtti. İşte o yazı:   

 

"Malum şu günlerde Türkiye arka arkaya sanatçıların konserlerini yasaklayarak, çok eskilerde kaldığını sandığımız kadim ‘yasakçılık geleneği’ni yeniden ihya etmiş bulunuyor.

(...) Biraz bencilce olacak ama Caz sever biri olarak, 25 Haziran’da başlayacak olan İstanbul Caz Festivali’nde de benzer yasakların gelmesinden endişe ediyorum. Çünkü Cazın özgürlüklerle çok derin bağları bulunuyor. Bu yüzden, genellikle otokrat liderler cazdan pek hazzetmezler.

Elbette hiçbir sanatçının ve şarkının yasaklanmasına gönlüm razı olmaz, ama bu sisli hava böyle sürer ve sonunda ‘Caz’a da dokunurlarsa nasıl bir duygusal kırılma yaşarım doğrusu tahmin bile edemiyorum. Zira İKSV’nin bu yılkı Caz Festivali’ne Caz’ın efsane sesi Dianne Reeves, Melody Gardot, üç farklı nesli caz ve rock gitarcılığı ile tanıştıran gerçek bir müzik üstadı John McLaughlin geliyor.

Günümüzün caz vokalde dünya çapındaki en önemli divalarından birisi olan Dianne Reeves’i en son 2005 yılında İstanbul’da dinlemiştim. Yağmurun gözyaşlarını zor tuttuğu bulutların utangaç çağrıları altında, uzaklardan gelen Reeves’in sesi o gece beni adeta ilahi bir aleme taşımıştı. Sağ omuzumda bir meleğin sessizce mırıldandığını duyar gibiydim…

Dianne Reeves, notaya ve sözcüğe dönüştürmek üzere aldığı her nefeste, sanki gecenin büyüsünü bozmamak için özel bir gayret sarf ediyordu. Eminim büyü bozulmasın diye o geceyi yaşayan herkes oturduğu yerden hiç kalkmak niyetinde değildi.

İşte böylesine zengin bir kültürel çeşitliliğe sahip olan bir ülkede hala sanata yönelik yasakları konuşuyor olmak doğrusu insana ıstırap veriyor. Neyse ki genç kuşaklar, 21. Yüzyılda bile hala yasakları savunan zihniyetle arasındaki mesafeyi giderek açıyor, bu umut verici…

Şimdi, yaşadığımız çağdan geriye doğru koşan ama bu arada birilerine çelme atmaktan da bir türlü vazgeçmeyenlere aldırmadan yeni şarkılara yüreğimizi açmaya devam ediyoruz. Ve 5 Temmuz’da İstanbul’da, Ella Fitzgerald, Billie Holiday, Sarah Vaughan ya da Carmen McRae gibi ünlülerin isimleriyle özdeşleşen kadın caz vokal geleneğinin son temsilcisi Reeves’i dinleyeceğiz.

Orhan Kahyaoğlu’nun 2001 yılında Radikal-2’de yazdığı yazıdaki şu tespiti inanıyorum ki Reeves’in müziğini anlamada önemli bir katkı sağlayacaktır:

“Onun, diğer ustalara oranla daha eklektik bir caz algısı var. Afrika, Brezilya ve Karaib müzik ve vokalinin izlerine, hemen her yorumunda sıkça rastlanır. Gospel ve R&B, sesindeki hüznün kökleri gibidir. Ama, tüm bu izlere ek olarak klasik müzik geleneği ve popüler kaynaklardan devamlı yararlandığını herkes bilir. Bu noktada, kendisi için 'modern' bir yorumcu demek en doğrusudur. Daha çok bir öykü anlatıcısıdır. Üç oktavlık sesi, repertuarına aldığı cazdan pop'a ve Latin müziğe uzanan şarkılarına tamamen kendinin olan bir üslup taşıyabilen nadir caz şarkıcıları arasındadır.”

Norman Mailer, der ki: "Bir kimse ya başkaldırır ya da uyuşur." Eğer sonsuza dek susmak niyetinde değilsek, zihinlerimizin uyuşmayan diplerinde sanatın özgürleştirici sesi için küçük de olsa bir yer varsa, insan olmanın erdeminden hala umut var demektir…"

 

Yorumlara Git

Hürmüz krizi petrol akışını durdurdu: Körfezde arz şoku, milyarlık kayıp

Putin'den Nevruz kutlaması

Çocukken az miktarda bile şeker ve çikolata tüketen çocuklar 40'lı yaşlarında kalp krizi geçiriyor! Anne-babaların elleriyle verdiği ölüm!

Tarımı değiştirecek, mahsulü artıracak çok büyük buluş!

Lübnan'da ağır bilanço!