AKİT MENÜ

Gündem

Danıştay saldırısı faili meçhul kalmayacak!

Yargıtay 16. Ceza Dairesi; tarihi bir karara imza attı ve İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin Ergenekon davasında verdiği kararı bozdu. Daire, Danıştay saldırısı davası ile Ergenekon davası arasındaki hukuki ve fiili irtibatın somut delillerle gösterilmemesini bozma nedeni olarak saydı. Daire, eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ'un da dosyasını ayırdı. Başbuğ, Yüce Divan'da yargılanacak.

Kenan Kıran konuyu bugünkü Zaman gazetesindeki köşesine taşıdı. İşte o yazı:

Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin kararıyla, danıştay saldırısı davasının faili meçhul kalmasının önüne de geçilmiş oldu. Danıştay davası, Ergenekon davasıyla nasıl birleşti? Danıştay saldırısıyla, FETÖ/Paralel Devlet Yapılanması arasında bir bağlantı var mı? Gelin, Danıştay saldırısının Ergenekon davasıyla birleşmesini sağlayan ifadeye yeniden bakalım.

***

Danıştay saldırısını gerçekleştirdiği iddia edilen Alparslan Arslan'ın babası İdris Arslan, Danıştay saldırısından üç gün sonra (20 Mayıs 2006 tarihinde) oğlunun emekli general Veli Küçük ve eski yüzbaşı Muzaffer Tekin'le cinayeti işlediğini açıkladı.

Milli Eğitim müfettişi olan İdris Arslan, Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi'nde verdiği ifadede; “Oğlumuzun, Vatansever Kuvvetler Güç Birliği Hareketi ve Veli Küçük ve Muzaffer Tekin baskı ve tehdidi ile ancak böyle bir cinayet işleyeceğine kanaat getirdik…” dedi.

Müfettiş olan bir kişinin saldırının fail veya faillerini üç gün içinde çözmesi imkansızdır!

Bu ifade, Danıştay saldırısının Ergenekon'la bağlantı kurulması için verilen ifadedir. İdris Arslan, bu ifadeyi verilmeye zorlanmıştır. O dönemde Elazığ Emniyet Müdürlüğü TEM Şube müdür yardımcısı olan Bayram Özbek'in, İdris Arslan'ı bu ifadeyi vermesi için baskıda bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.

Bayram Özbek, Danıştay saldırısının ardından Arslan ailesinin evini aratmamıştır. Bayram Özbek, İdris Arslan ve Hatice Arslan'ı Elazığ'dan Ankara'ya götüren kişidir. Bayram Özbek, Danıştay saldırısının ardından Alparslan Arslan'ın ailesine, iç yüzeyinde ‘Bu da geçer ya hu', arkasında ise ‘Bayram'dan sevgilerle' kaligrafik yazıları bulunan bir çini tabak hediye etmiştir.

***

Ergenekon davasıyla 23 iddianame birleşmiş ancak Danıştay saldırısındaki organizasyonu ortaya çıkaracak OYAK davası İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından -ne hikmetse- birleştirilmemiştir! Danıştay kameralarının saldırı öncesi bozulmasına yönelik açılan dava Ergenekon davasıyla birleşse belki de görüntüler kurtarılacak ve Alparslan Arslan'ı Danıştay binasına silahla götüren iki kişinin kimliği ortaya çıkacaktı. Danıştay kameralarını inceleyen ve görüntülerin bozuk olduğunu iddia eden TÜBİTAK görevlileri şu an yurtdışında firarda bulunuyor.

Polis amiri Ali Fuat Yılmazer'in, Danıştay saldırısı olduğu dönemde Ankara'da görevli olması ve Danıştay soruşturmasına bakması da dikkat çekicidir.

***

Danıştay saldırısından 3,5 ay önce Akit Gazetesi'nde yayınlanan “İşte o üyeler” başlıklı manşet haberin kupürüne saldırıdan üç gün önce internetten ulaşıldığı ortaya çıkmıştı. Gazete kupürünü Alparslan Arslan'a verdiği iddia edilen avukat Hilmi Öztürk'ün, Fetullah Gülen'in yeğeni Kemalettin Gülen'le yakın ilişkisi vardır. Kemalettin Gülen, Danıştay saldırısının ardından Hilmi Öztürk'ü defalarca aramıştır. Hilmi Öztürk, Danıştay saldırısının ardından Kemalettin Gülen'le yaklaşık bir ay birlikte çalışmıştır.

Kemalettin Gülen, 28 Temmuz 2011 tarihinde Silivri'de gerçekleşen duruşmada sanık Kemal Kerinçsiz'in sorusu üzerine, “Hilmi Öztürk, 2006 yılında o mayıs mıydı, haziran mıydı o dönemde avukat Serhat Pekiner'in yanından ayrılmak istiyordu. Onun yanında maaşlı çalışıyordu kendisi büro açmak istiyordu. Bizim de ofisimiz vardı Üsküdar'da oraya hani geldi bir dönem 1 ay kadar kaldı sonra oradaki ortamı da beğenmedi gitti, Kızıltoprak'ta ayrı bir büro açtı. Kendine, olay o samimiyetimiz de oradan geliyor.” dedi.

Kemalettin Gülen-Hilmi Öztürk-Alparslan Arslan arasındaki ilişki yumağı halen çözülememiştir! 

***

Danıştay dosyasını incelediğinizde, Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü (TEM) yetkililerinin, Alparslan Arslan'ın ifade tutanağında tahrifat yaptıkları açıkça görülüyor. Alparslan Arslan, 20 Mayıs 2006 tarihinde Ankara TEM yetkilileri tarafından sorgulandı. Danıştay saldırısını organize ettiği iddia edilen kişi ya da kişilerin kullandığı telefon hattıyla (0 536 733 01 xx) ilgili Alparslan Arslan'a sorulan bir soru ifade tutanağına eksik yazıldı. Alparslan Arslan'ın cevabı da ifade tutanağında hiç yer almadı. İfade tutanağında güvenlik güçlerinin sicil numaraları bulunuyor. Söz konusu tahrifatın neden yapıldığı hiç araştırılmadı!

***

Geçtiğimiz hafta unutulan gazeteciliği yeniden başlatacağımızı duyurmuştuk. Manşetlerimiz ses getiriyor. 2012 ve 2013 yıllarında gerçekleşen Askeri Lise Sınav (ALS) sorularının çalındığını ortaya çıkaran, “TSK'ya paralel kumpas” başlıklı manşet haberimiz kamuoyunda geniş yankı buldu. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu, “Son bulgular Askeri Lise Giriş Sınav sorularının da çalındığını gösteriyor” açıklamasında bulundu.

İslam Memiş'in, paradan para kazandırmayı vadeden spot yatırım piyasasının adeta yasal kumarhane gibi çalıştığını deşifre eden “Forex tuzağı” başlıklı manşet okuyucularımız tarafından büyük ilgi gördü. Süleyman Faruk Göncüoğlu'nun tarih yazıları her pazar gazetemizde yer alacak.

Yakın zamanda ülkemizin değerli kalemleri köşe yazılarıyla sayfalarımızda yer bulacak.

Gayret bizden tevfik Allah'tan…

Yorumlara Git

Savaş yeniden başladı! İran ile ABD arasında şiddetli çatışma

CHP milleti kışkırtma peşinde

Siyonist katillerden tarihe ve kültüre alçak saldırı! Sadabad Sarayı'nı hedef alan ABD-İsrail şer ittifakı kalleş yüzünü bir kez daha gösterdi!

Erdoğan'dan Özgür Özel'e kapak gibi cevap! "Balıklar ürküyor" diyen CHP zihniyetine böyle seslendi

Türkiye’ye gelecek yatırımdan bile rahatsız! Cumhuriyet rengini yine belli etti