Siyaset
10 soruda çuvalladı
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın milli politikalarla ilgili yönelttiği 10 soruya çelişkili ve tutarsız cevaplar vererek yine yalanlara sarıldı. Bay Kemal ‘terör örgütü’ diyemediği YPG, eleştirdiği sondaj çalışmaları, oylamalarda ‘hayır’ oyu verdiği sınır ötesi operasyon gibi konularda bugüne kadarki söylemlerinin aksi yönde cevaplar vererek resmen kıvırttı!
YAVUZ SELİM İSTANBUL
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yönelttiği 10 soruya verdiği cevaplarla Zillet İttifakı’nın söylem ve eylemlerindeki derin çelişkiyi gün yüzüne çıkaran CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, gerçekte neyi yapıyorlarsa tam tersini Erdoğan’a cevap olarak verdi. Kılıçdaroğlu, “terör örgütü” diyemediği PYD/YPG, NATO üyeliğine yeşil ışık yaktıkları İsveç-Finlandiya, HDP ile birlikte karşı çıktıkları sınır ötesi operasyon, hiçbir açıklama ve işlem yapamadığı yolsuz belediye başkanları ile tecavüzcü parti kurmayları, karşı çıktıkları Akdeniz’deki sondaj çalışmaları, ‘adayım’ diye yırtınmasına rağmen bir türlü ilan edemedikleri cumhurbaşkanı adayı, dizinin dibinden ayrılmadığı yabancı büyükelçilere düzelttirdiği mutabakat metni gibi hususların tamamında Başkan Erdoğan’a cevap yerine yalan söyledi.
Hani 'YPG terör örgütü değil'di!
Erdoğan’ın PKK, PYD/YPG gibi terör örgütleri ve uzantılarını lanetlemeye ilişkin sorusuna “Hepsine lanet olsun” cevabı veren Kılıçdaroğlu, 2014 yılında “Biz YPG’yi terör örgütü olarak görmeyiz. Kendi bulunduğu yerde kendisini, halkını savunan bir örgüt olarak görürüz” dedi. ‘PKK ve YPG’ye karşı yürütülen sınır ötesi harekatları destekiyor mu’ sorusuna “Devlet sınır ötesi operasyon yapar, yapmalıdır. Doğru olanı destekleriz” cevabını veren Bay Kemal, TSK’nın Suriye ve Irak’a sınır ötesi operasyonu yetkisinin iki yıl uzatılmasını öngören TBMM’deki tezkereye HDP ile birlikte “hayır” oyu verdi.
NATO çelişkisi, 'Mavi' yalan
Terör destekçisi Finlandiya ile İsveç’in NATO üyeliği ile ilgili soruya “Finlandiya ve İsveç’ten talep edilenler doğrudur” diyen Kılıçdaroğlu’nun yardımcılarından Ünal Çeviköz’ün söylemi ise aynen şöyle: “Finlandiya’nın NATO üyeliğine engel olarak gündeme getirmek, dış politikada açık bir taktik hatadır. CHP, Finlandiya’nın NATO üyeliğini desteklemeye hazır.” Mavi Vatan’da doğalgaz-petrol arama çalışmalarına yönelik tavırlarına ilişkin soruya “Duruşumuz net, Akdeniz ve Ege’de baskıyı artırmamız şart” cevabı veren Kılıçdaroğlu’nun dış politika danışmanı Ünal Çeviköz’ün görüşü şu yönde: “Mavi Vatan egemenliğin daha geniş alana yayılmasını öngören kavram. Mavi Vatan diye 200 mile kadar uzanan alanı kendi egemenlik alanınız olarak görürseniz, o zaman saldırgan ve yayılmacı bir algı yaratırsınız.”
‘Küçük elçi' sıkıştı
Siyasi stratejilerini yabancı misyon şeflerine onaylattığıyla ilgili soruya kısa şekilde “Doğru söylemiyorsun, özür dile” diyen Kılıçdaroğlu, İçişleri Bakanı Soylu’nın aylardır gündeme getirdiği “’Bir büyükelçiyi, birisine gönderdiniz’ dedim. ‘Ben göndermedim’ desin Sayın Kılıçdaroğlu” sözüne karşı gıkını bile çıkaramadı. Soylu, Kılıçdaroğlu’nun AB büyükelçisine gönderdiği milletvekilinin “2023 yılında kaç tane milletvekili çıkacağını, HDP’den nasıl oy devşirileceği, Cumhurbaşkanının görev süresinin kaç yıl olacağı, Millet İttifakı’ndaki Babacan ile Davutoğlu’nun nereye oturtulduğunun” görüşüldüğüne dair ifşaatına tek cümle edemedi.
Tecavüzcü ve yolsuzlar baştacı
Partisindeki taciz, tecavüz, rüşvet ve yolsuzluk skandallarıyla ilgili soruya “Bizde suç sümen altı edilmez, suçlu kollanmaz” karşılığını veren Kılıçdaroğlu, yolsuzluk operasyonu yapılan ve birçok başkanın görevden alındığı Yalova, İzmir Buca, Aydın, Balıkesir, Ceyhan, Menemen, Avcılar, Kadıköy, Maltepe ve Çan belediyelerindeki vurgunlarla ilgili hiçbir işlemde bulunmadı. Kılıçdaroğlu, CHP’nin İstanbul, Konya, Tekirdağ, Bursa, Muğla, Tokat, Sivas, Antalya, Denizli, Erzurum, Malatya teşkilatlarındaki taciz ve tecavüz vakalarıyla ilgili somut bir işlem yapmadığı gibi, ismi uçkur skandalına karışan birçok partilinin rütbesini yükseltti. Örneğin Konya’da F.G. isimli kadına taciz skandalıyla ismini duyuran ve hapis yatmış almış olan Bülent Ecevit Tatlıdil, yargılaması devam etmesine rağmen önce 3. kez CHP Ereğli İlçe Başkanı seçildi, ardından kurultay delegesi yapıldı, son olarak CHP Parti Meclisi Üyeliğine yükseltildi.
Adaylık komedisi
Erdoğan’ın 2023 seçimlerinde aday olup olmayacağına ilişkin soruya Kılıçdaroğlu, “Var mısın yarın erken seçimi ilan etmeye, aynı gün içinde adayımızı açıklayacağım” dedi. Defalarca erken seçim diyen, miting bile yapan ama adaylarını hâlâ açıklayamayan Zillet İttifakı adına konuşan Kılıçdaroğlu, defalarca kez “adayım” demesine rağmen ittifak ortakları tarafından adaylığına yeşil ışık yakılmadı. İttifakın her yuvarlak masa toplantısından yuvarlak cümleler çıktı, adayın kim olduğunun cevabı çıkmadı. Aynı Kılıçdaroğlu’nun “Erken seçim ilan edersen aynı gün içinde adayımızı açıklayacağım” sözü de bu sebeple havada kaldı.
“Tamamen çelişki ve popülizm”
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan TÜRKAD Başkan Yardımcısı Av. Hadi Dündar, şunları dile getirdi: “Siyaset çelişki kaldırmaz. Burada verilen cevaplar hem çelişkili hem de popülist söylemler. Kılıçdaroğlu eğer daha önceki söylemlerinden vazgeçmiş ve terör örgütüne lanet ediyorsa, CHP içerisinde teröre açıkça destek veren kişileri uzaklaştırsın. Şehit savcı Selim Kiraz’ı şehit eden caniler kiminle görüşmek istemişti? CHP milletvekili ile... Millet bunları unutmadı, unutmuyor. Siz tezkereye hayır oyu kullandığınızda da Suriye ve Irak’taki tehlikeyi ülkenin işine kadar sokmaya fırsat vermiş olursunuz. Ve bu tezkereye hayır oyunu CHP verdi. Ayrıca Kılıçdaroğlu’nun bazı cevaplarında sözünü tehdit cümlesi ile bitirmiş olması siyasete yakışmıyor. Ve Kılıçdaroğlu büyükelçi ile görüşme meselesindeki soruya ‘doğru değil ispat et’ diyor. Ancak kendisinin sayın Başkan Erdoğan’a yönelttiği bütün sorular ve ithamların iddia ve ispatı yok. Kılıçdaroğlu bir yandan koltuğunu korumak istiyor bir yandan da aday olmak istiyor.”