Gündem
Koltuk verince öyle vermeyince böyle! Babacan dansözlüğün kitabını yazdı
Haziran 2013’teki Gezi eylemleri sırasında başbakan yardımcısı olan DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, bugün hükümette yer almayınca Gezi ile ilgili farklı sözler sarf etmeye başladı. 2013'te ABD'de ve Avrupa'da da güvenlik güçlerinin benzeri olaylara aynı tepkiler verdiğini, hükümetin katı duruştan geri adım atmasının mümkün olmadığını söyleyen Babacan, bugün katıldığı İsmail Küçükkaya'nın Çalar Saat programında Gezi Davasıyla ilgili şahsi bir mağduriyetinin olmadığını belirterek, Gezi finansörü Osman Kavala'ya verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını eleştirdi.
Haziran 2013’teki Gezi eylemleri sırasında başbakan yardımcısı olan ve davada "müşteki" sıfatıyla yer alan DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, bugün hükümette yer almayınca Gezi olaylarıyla ilgili farklı açıklamalar yapmaya başladı. Başbakan yardımcısı olduğu dönemde Gezi olaylarına ilişkin, ABD'de ve Avrupa'da da güvenlik güçlerinin benzeri olaylara aynı tepkiler verdiğini dile getiren Babacan, şimdi muhalefete geçince Osman Kavala'ya verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını eleştirir oldu.
"Gezi Davasıyla ilgili şahsi bir mağduriyetim yok"
FOX TV’de İsmail Küçükkaya ile Çalar Saat programına katılan Babacan, "müşteki" sıfatıyla yer aldığı Gezi Davası'na ilişkin konuştu. Babacan, “Yeniden ilan ediyorum bütün Türkiye’ye. Savcılık da mahkeme de duysun: Gezi Davasıyla ilgili şahsi bir mağduriyetim yok. Mağdur değilim. Bununla ilgili hiçbir başvurum yok ki geri çekileyim" dedi ve Gezi olaylarının finansörü Osman Kavala'ya verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını eleştirdi.
"Katı duruş, kesinlikle devam etmelidir, devam edecektir"
Ancak aynı Babacan 2013'te Başbakan Yardımcısı olduğu dönemde Gezi olaylarına ve Gezicilere yönelik sert sözler sarf ediyordu. Babacan o dönem Gezi'de hükümetin geri adım atmasının mümkün olmadığını belirterek “Çünkü bir kere geri adım attığınızda, bir kere şiddet karşısında şiddetle birlikte gelen talebi kabul ettiğinizde bu hükümete, yetkili kurumlara iş yaptırmanın yöntemi haline gelebilir. Buna izin vermeyiz. İş şiddete varıyorsa orada da katı bir duruş, kesinlikle devam etmelidir, devam edecektir” demişti.