Gündem
CHP’nin ‘baro’nları Kur’an karşıtı
Ülkeye inanç özgürlüğü getireceğini söyleyip dindarlarla helalleşmekten bahseden CHP’nin “baro”nları hastalıklı 28 Şubat kafasından vazgeçmiyor. 5 bin kişinin görev yaptığı Ankara Adliyesi’nde çalışan hakim-savcı ve personelin çocuklarına yönelik Yaz Kur’an Kursu açılacak olmasını hazmedemeyen İstanbul ve İzmir Barosu, kararı veren Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nı “hesap sormakla” tehdit ederken, hukukçular ve STK’lardan karara tam destek geldi.
YAVUZ SELİM İSTANBUL
CHP’nin arka bahçesi haline getirilen barolarda yuvalanan din düşmanı kafa yine Kur’an düşmanlığı ile gündemde. Ülkeye inanç özgürlüğü getireceğini söyleyip, dindarlarla helalleşmekten bahseden, 28 Şubat’ta ittifak toplantısı yapıp, baroları da 6’lı masanın etrafına toplayan CHP’nin “baro”nları, hastalıklı 28 Şubat kafasından vazgeçmiyor. 5 bin kişinin görev yaptığı Ankara Adliyesi bünyesinde talep üzerine Diyanet tarafından Yaz Kur’an Kursu açılacak olmasını hazmedemeyen İstanbul ve İzmir Barosu’nun, kararı veren Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nı “hesap sormakla” tehdit ettiği rezil açıklamaya tepki yağıyor. Adalet Bakanlığı’nın “28 Şubat’ın ilkel, haksız, hukuksuz, zorba ve dayatmacı zihniyetinin Ankara ve İzmir Barolarında canlılığını hâlâ koruduğunu göstermektedir” sözleriyle sert çıktığı barolara hukukçular ve aktivistlerin de tepkisi büyük. Bünyesinde “LGBT Hakları” gibi birimler bulunduran baroların eşcinsel sapkınlara istediği hakları Müslümanlara çok gördüğünü söyleyen hukukçular, İslam’a “çağdışı” diyen zihniyetin 28 Şubat hayali kurduğunu, Kur’an öğrenimini ve başörtüsünü yasaklayabileceği günleri iple çektiklerini vurgulayarak yaz Kur’an kurslarının sadece Ankara Adliyesi’nde değil ülkedeki bütün adliyelerde açılması gerektiğini söylüyor.
Bütün adliyelerde Kur'an Kursu açılmalı
Akit’e konuşan Tüm Hukukçular Birliği Genel Başkanı Av. Mustafa Kuran, “Ankara Adliyesi’nde yaz Kur’an kursunun açılması çağdışı değil, günümüz şartlarında ülkemiz için tam da gerekli ve hayatidir. Bu sadece Ankara Adliyesi’nde de değil, diğer bütün adliyelerde hayata geçirilmesi gereken bir uygulamadır. Buradan bütün adliyelerdeki hukukçulara ve personellere de çağrıda bulunuyorum; başsavcılıklarınıza başvurun ve Diyanet’in bütün adliyelerde yaz Kur’an kurslarını faaliyete geçirebilmesine önayak olun” dedi.
Din düşmanlarının ne yapacağını şaşırmış durumda olduğunu belirten Avukat Kuran, “Bunların laiklik anlayışı putperestlik tarzındadır. Laikliği dinsizlik olarak kabul edip her dini hareketi laikliğe aykırı olarak mütalaa ediyorlar. Böyle bir anlayış ne Avrupa’da ne de dünyanın hiçbir memleketinde kalmamıştır. 19’uncu asırda kalan bu zihniyet gelişememiştir. Hukukçu ve avukat olmalarına rağmen geri kalmışlardır. Adliye bünyesinde çocukların manevi eğitim alması veya mescid bulunmasının hiç kimseye zararı olmayacağı gibi bütün insanlığa faydası dokunur. İzmir ve Ankara Barosu’nun daha önceki beyanları ile birlikte bu çıkışı da yanlıştır, çirkindir, vicdanlarda yara açmışlardır. Onlar bu tavrıyla yapayalnızdır” sözlerini sarf etti.
Memleket din düşmanı soytarılara bırakılamaz
28 Şubat alışkanlığını hâlâ muhafaza eden zihniyetin iktidar hayali kurduğuna değinen Hukukçu Kuran, şunları ifade etti: “Bunlar CHP çatısı altında Allah göstermesin iktidar olurlarsa başörtüyü yeniden yasaklar, Kur’an kurslarını kapatmak için yine gece gündüz talebe ve hocaların peşine düşer. Tavırları, açıklamaları net olarak göstermektedir. İnşallah bu imkanı bulamayacaklardır. Bu milletin iradesi ve aklı selimi, 3-5 din düşmanı soytarıya memleketi teslim etmeyecektir. Anayasal hak olan inanç hürriyetini kısıtlayabilmek için hukuku din düşmanlığına alet eden bu zihniyete millet iradesi dur diyecektir.”
Kaya: Geç bile kalındı
Konuyu değerlendiren İnsan Hakları Cemiyeti (İHC) Genel Sekreteri Eyüphan Kaya, “Laiklik kavramını suiistimal etmek isteyenler yine devrededir. İslam’ın mukaddes kitabı Kur’an-ı Kerim’i öğrenmek her Müslümanın vazifesidir. Müslüman anne babaların da çocuklarına karşı Kur’an’ı öğrenmeleri yönünden bir mesuliyeti bulunmaktadır. Hakim de olsa, savcı da olsa, avukat da olsa, adliye çalışanı da olsa bu her Müslümana vazifedir. Ebeveynlerin evlatlarına Kur’an öğretilmesini istemesine kim karşı çıkarsa bu haksızlık ve zulüm işlemiş olur. Kimse seküler söylemlerle bu hakkın önünü tıkayamaz. Kimse bu ülkeyi kendi yaşadıkları çevre gibi görmesin. Bu ülkenin insanı Müslümandır. Ve insanımız değerleriyle daha da barışma yoluna gitmektedir. Bunu kıskanıp böylesi güzel çalışmaları engellemeye çalışanlara itibar edilmemelidir” şeklinde konuştu.
Sapkınlara istedikleri hakları dindarlara çok görüyorlar
Kaya, şöyle devam etti: “Mukayese etmeye bile haya ediyorum ancak bunlar LGBT adı altında eşcinsel edepsizlere verdikleri desteği Müslümanlara çok görüyorlar. Barolar bilmelidir ki, Türkiye artık eski Türkiye değildir. Medeni ölçüler içerisinde haklarını kullanan dindar insanlara kimse karşı çıkamaz. Ülkemizi madden ve manen kalkındırmak isteyen bütün uygulamaları destekliyoruz.”
İHC Sekreteri Kaya, “Adliyelerde yaz Kur’an kursları açılması geç bile kalınmış bir adımdır. Hakimin, savcının, adliye çalışanının evlatları manevi hizmetten mahrum bırakılamaz” ifadelerini kullandı.