AKİT MENÜ

Gündem

Daha ne kadar susacaksınız?

İstanbul Sözleşmesi’nin iptali sonrası açılan davaların görüşülmesine Danıştay’da devam edilirken, CHP’nin arka bahçeleri; yandaş STK’lar ve sapkın oluşumlar, dindar kesime ‘siyasal İslamcı yobazlar’ ve ‘radikal kafa’ gibi söylemlerle saldırdı. Milliyetçi-muhafazakar geçinen SP, İP, DEVA ve Gelecek Partisi’nden ‘tık’ yok!

YAVUZ SELİM  İSTANBUL

Eşcinsel sapkınlığın kamufle edilerek topluma dayatıldığı İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararına karşı açılan davanın 3. Duruşmasında Danıştay 10. Dairesi’ndeki tablo tepkilere sebep olurken, bütün alnı secdelilerin hakaretlere maruz kaldığı duruşmaya ilişkin milliyetçi-muhafazakar çizgideki muhalefet partilerinin ölüm sessizliğine bürünmesi tuhaf karşılandı.

Dindarlara hakaret yağdırdılar

CHP’nin siyasi uzantıları, barolar, yandaş STK’lar ve eşcinsel sapkınlar İstanbul Sözleşmesi için Danıştay’da tiyatro oynamaya devam etti. Danıştay’ın devasa konferans salonunun fesat sözleşmesi savunucularına açıldığı duruşmada İslami kesime hakaretler havada uçuştu, Başkan Erdoğan’a olmadık iftiralar atıldı, mahkeme heyetine aba altından sopa gösterildi, eşcinsel sapkınlar homoluk propagandası yaptı. Kılıçdaroğlu ise, “Erdoğan radikal kafaların baskısıyla sözleşmenizi elinizden aldı” diyerek SP yönetimi dahil sözleşmeye karşı çıkan herkese ithamda bulundu. Kendilerini “milliyetçi muhafazakar” diye tanıtan İyi Parti’den, sözleşmeye karşı çıkan Saadet Partisi’nden, Babacan’ın Deva Partisi görmezden geliyor, “hoca” Davutoğlu’nun GP’si üç maymunu oynuyor.

Dış mihrakların oyuncakları

Konuyu ilişken Akit’e değerlendirmelerde bulunan Avukat Sinan Pak, şunları dile getirdi: “Toplumdan kopuk sivil toplum ve meslek örgütlerinin millet nezdinde karşılığının olmadığı bilindiği için ‘bize benzer’ siyasi yapılanmalar projesi devreye sokulmuştu. İstanbul Sözleşmesi duruşmasında da TİP, LGBT dernekleri’nin yanı sıra Meral Akşener’in ismini davacılar listesinde gördük. Meral hanımın milli bir çizgide muhalefet etmesi söz konusu değildir. Bunu belki de kendi iradesinin dışında, kendisine dayatılan ajans siyasetinin yansımasını görüyoruz. Saadet Partisi ise sessiz kalmakla yetiniyor. Davutoğlu zaten İstanbul Sözleşmesi’ne imza koymakla iftihar ediyor. Biden istiyor, birileri harekete geçiyor, altılı masa bunun peşine takılıyor, sözleşmeye karşı olanlar ise susuyor, sessiz kalıyor. Bu, Altılı Masa’nın dış mihraklarla elbirliği halinde iş yaptığının delilidir. Sadece İslam ülkeleri değil, Ortodoks Hristiyanlar da bu sözleşmeyi reddettiler. Rusya daha öteye giderek LGBT faaliyetlerini yasakladı. Sözleşmenin topluma yönelik büyük tehlikesini Cumhurbaşkanı Erdoğan yakinen fark etti ve ‘çekilme’ imzasını attı. Başta CHP ve HDP olmak üzere sözleşme yanlıları ise konuyu yargıya taşıyarak işi kaotik hale getirmeye çalıştılar. Türkan Saylan’ın ‘Biz istemediğimiz müddetçe onlar bizi yönetemez’ diyerek bu zihniyeti dışa vuruyordu. Şimdi ‘siz Cumhurbaşkanı bile olsanız, biz bunu tersine çevirmesini biliriz’ diyorlar.”

Hakaretlere gıkları çıkmıyor

Araştırmacı Yazar İdris Ortakaya ise, şunları söyledi: “Altılı ittifak içinde muhafazakar ve mütedeyyin olduklarını söyleyenlerin mukaddesatlarına yönelik açıkça hakaretler ediliyor, hiçbirisine ses çıkarılmıyor. Bunlar acaba CHP’ye dillerini de mi sattılar? Orada sadece Cumhurbaşkanı Erdoğan hedef alınmadı, Davutoğlu’lar, Babacan’lar, Saadet Partililer, MHP’den kopan ülkücü-milliyetçi İyi Partililer topu birden hedef alındı. Ama hiçbirinin gıkı çıkmadı. Çünkü bunlar aynı merkezden yönetilen bir projenin parçalarıdır. Merkezden talimat gelmeden tepki göstermek değil, tek bir adım bile atamazlar.”

Yorumlara Git

Beter olun! Terör devleti İsrail'de sevindiren kriz

Yunan sitesi Yahudileri kaynak gösterip manşet attı! ‘Türkler korkmaz bizi yok eder’

Süresiz nafaka zulmüne karşı kritik adım! Yeni dönem için düğmeye basıldı

Murat Kurum’dan Özgür Özel’e tepki: 3 yıldır gözükmeyenler biz evleri teslim edince apar topar ortaya çıktı

Bahçeli'ye 'Sen kuru temizlemeci misin' demişti! Bakırhan esip gürlediği kürsüden iner inmez özür dilemiş