Siyaset
Faizi de savunmazsın! Ahmet Taşgetiren pes dedirtti
Ahmet Davutoğlu'nun gazetesinde köşe yazan Ahmet Taşgetiren, TÜSİAD Başkanı'nın faizle ilgili sözlerini savundu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sözlerine ise tepki gösterdi.
TÜSİAD Başkanı Orhan Turan, "Büyüme kalkınma için tek başına yeterli olmuyor, maalesef fakirleşerek büyüyorsunuz" dedi. Ayrıca Turan, "Rekabetçi kur ve cari fazla politikaları günümüze uyumlu değil ve istenilen sonucu vermiyor. Enflasyonla mücadelede tüm dünya faiz artırırken, biz tersi bir politika izliyoruz. Artan risk seviyesi sürdürülemez, geleneksel politikalara dönmeliyiz. İzlenen ekonomi politikalarıyla gelirlerimiz eriyor" diye konuştu ve faizi savundu.
Turan'ın sözlerine tepki gösteren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "TÜSİAD'ın başına gelen kişi, sen bize ders veremezsin. Önce haddini bileceksin, iktidara ders vermek kim siz kimsiniz. Haddini bil" ifadelerini kullandı.
Gelecek Partisi'nin gazetesinde köşe yazan Ahmet Taşgetiren, bu tartışmada TÜSİAD başkanının safında yer aldı.
Taşgetiren şunları yazdı:
(...)
Erdoğan’la ast – üst ilişkisi içinde olanların “haddini bilmesi” bana göre olmaması gereken ama anlaşılabilir bir şey olsa da, Erdoğan’ın yönetim üslubunda kamuoyundan gelecek uyarıların da önünün kesildiği bir ortam söz konusu. Ki demokratik bir ülkede kamuoyu denetimi gibi bir olgunun varlığı kaçınılmaz.
Örnek olarak dün TÜSİAD Başkanının ekonomiye ilişkin son derece ılımlı, makul uyarıları karşısında gösterilen hiddet ve mukabil yaptırım tehditleri, bundan sonraki uyarıları “cesaret meselesi” haline getiriyor.
Muhalefetin uyarıları bir anlam taşıyor mu Erdoğan için? Medyadaki uyarıların bir anlamı var mı?
Erdoğan’ın “Ben ekonomistim” ısrarıyla devreye koyduğu ekonomi - politikasına yönelik akademi itirazları “Mandacı ekonomistler” suçlamasıyla karşılanıyor. Nasıl oluyor da bütün bir akademik camia mandacı oluyor? Zihin dünyasının buralara savrulması bir problem değil mi?
Herkes sussa, sadece Tayyip Erdoğan konuşsa benzin – motorin zamları ya da döviz tırmanışı duracak mı? Her şeyden önce, “Faiz sebep” ise faiz aşağı inecek mi? Ya da faiz aşağı inince enflasyon düşecek mi?
İnsanlar mevcut ekonomi şartları içinde boğuluyor. Bunun bir sorumlusu olmalı. Var mı Erdoğan karşısında sistem içinde “Şunlar yanlış gidiyor” diyebilecek bir dirayet sahibi?
Görünen, sistem içindeki herkesin sürecin dişlisi haline geldiği gerçeği. Ben bunu, Tayyip Erdoğan’ın kendisi için “problem” addediyorum. Bu karizma devleşmesi, kendisine yönelik tüm uyarı kanallarını tıkıyor. Boğulma görülmez, feryatlar işitilmez hale geliniyor.
Böyle yola çıkılmamıştı. Çevre aşındırıla aşındırıla, ya da çok çok uyumlu bir çevre inşa edile edile, yokuş aşağı frensiz bir akış içine girildi. En dramatik olanı da, düşüşteki hıza bakıp uçuşa gelindiğinin zannedilmesi.