Gündem
Hizb-ut Tahrir davalarında hukuksuzluklar devam ediyor
Mazlum-Der, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM), ‘Terör örgütü değildir” diyerek 9 ayrı hak ihlali kararına rağmen Hizb-ut Tahrir’e yönelik yıllardır sürdürülen yargı zulmü hakkında bir basın toplantısı düzenledi.
Yeni Akit Ankara
Cebir ve şiddete bulaşmadığı, yalnızca fikri ve siyasi çalışma yürüttüğü emniyet ve MİT raporları bulunan Hizb-ut Tahrir üyelerine yönelik farklı kararlar basın toplantısında dile getirildi.
Özgür-Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya, “Devlet, birilerini cezalandırmak istediğinde kendi hukukuna bile uymuyor” ifadelerini kullanarak, Hizb-ut Tahrir davalarının bu hukuksuzluğun ete kemiğe bürünmüş hali olduğunu söyledi. “İnsanların delilsiz ve hukuksuz bir şekilde mahkum edilmesi tek kelime ile zulümdür” diyen Rıdvan Kaya, kuvvetler ayrılığının keyfi olarak işletilmesine atıf yaparak, “sözün bittiği yerdeyiz” dedi. İktidarın kendi mağduriyetlerini unutmuş bir şekilde Hizb-ut Tahrir davalarında yaşanan mağduriyetlere kulaklarını kapadığına dikkat çeken Kaya, Yargıtay kararının "Alın Yazısı" olmadığını, Adalet Bakanlığı'nda adaletin zerresi varsa, bu hukuksuzluğu bitirmesi gerektiğini ifade etti.
Terör örgütleri arasında Hizb-ut Tahrir yoktur
Toplantıda son olarak Hizb-ut Tahrir Medya Bürosu Başkanı Mahmut Kar söz alarak, kendisinin de ceza aldığı mağduriyetler hakkında değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasına Mazlum-Der ve Özgür-Der’e her zaman mazlumu yanında olan duruşlarından dolayı teşekkür ederek başlayan Mahmut Kar, 2005 yılından beri yapılan Hizb-ut Tahrir yargılamaları hakkında istatistikler paylaştı ve şu anda Yargıtay’da ceza onaması bekleyen 10 dosya olduğunu söyledi. 2017 yılında İstanbul’da yapılamayan bir konferans nedeniyle açılan davada kendisi hakkında 12,5 yıl konferansın diğer konuşmacıları hakkında 6 yıl 3 ay ceza verildiğini hatırlatan Mahmut Kar, ancak bu dava sürecinde savcılık yüzü bile görmeden keyfi bir şekilde cezalandırıldıklarını ifade etti. “Yargıtay meseleye hukuk çerçevesinden bakarsa terör örgütleri arasında Hizb-ut Tahrir’e yer olmadığını görecektir” diyen Mahmut Kar, Hizb-ut Tahrir’i silah kullanmakla ilişkilendiren yaklaşımların iftira ve art niyetten ibaret olduğunu, Hizb-ut tahrir’in cebir ve şiddeti ilkesel olarak reddettiğini dile getirdi.