Gündem
Türkiye kazandı Zillet çuvalladı
NATO Liderler Zirvesi’nde PKK’ya kol kanat geren İsveç ile Finlandiya’yı hizaya getiren Başkan Erdoğan, içimizdeki Batı uşaklarını da hüsrana uğrattı. Sürecin başından bu yana Türkiye’nin değil terör destekçisi ülkelerin safında yer alan CHP, İP, HDP, TÜSİAD ve ihanet odakları, Türkiye’nin bütün tezlerinin kabul edildiği üçlü memorandumla boşa düştü. Elde edilen büyük başarıyı hazmedemeyen zillet bileşenleri, “Bu imza ülkemizin çıkarlarıyla bağdaşmayan bir tavizdir” yalanına sarıldı.
YAVUZ SELİM İSTANBUL
Türkiye, İsveç, Finlandiya arasında NATO üyeliği konusunda ortak mutabakat metni imzalandı. İsveç ve Finlandiya Türkiye’nin hassasiyetleri konusunda ilk adımı attı. NATO Liderler Zirvesi’nde PKK’ya kol kanat geren İsveç ile Finlandiya’ya diz çöktüren Cumhurbaşkanı Erdoğan, 10 maddelik üçlü muhtıra ile bu ülkeleri hizaya getirmesinin yanı sıra içimizdeki Batı uşaklarını da çuvallattı. İmzalanan memorandumda FETÖ ilk defa uluslararası bir metne terör örgütü olarak girdi. PKK’yı terör listesine almasına rağmen PYD’yi ayrı tutarak başkentlerinde ofisler açtıran Avrupa, NATO şemsiyesi altında ilk defa PYD/YPG’yi birlikte ve terör örgütü olarak tanımak zorunda kaldı. Üçlü muhtırada, hem PKK hem PYD/YPG açıkça zikredilerek terör örgütüne ve uzantılarına destek verilmeyip faaliyetlerinin engelleneceği kayıt altına alındı.
Hainler için geri sayım başladı
Ayrıca Türkiye’nin direktifiyle hazırlanan Terör Suçları Kanunu’nun 1 Temmuz’da İsveç’te yürürlüğe gireceği vurgulandı. Böylelikle Türkiye, bir Avrupa ülkesinde kanun hazırlanmasına doğrudan etki etmiş oldu. Yıllarca Avrupa’dan kanun ithal eden Türkiye, cumhuriyet tarihinde ilk defa bir Avrupa ülkesinde kanun yapılmasına öncülük etti. Hem İsveç’in hem Finlandiya’nın topraklarında barındırdığı terör sanıklarının iade taleplerini işleme koyacağının taahhüdüyle bu ülkelerdeki 33 hain için geri sayım başladı. PKK’lı Aziz Turan, Ragıp Zarakolu, Sultan Aktepe, FETÖ’cü Levent Kenez, Bülent Keneş gibi teröristler için titreme vakti. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, “Finlandiya’da 6 PKK’lı, 6 FETÖ’cü, İsveç’te 10 FETÖ’cü, 11 PKK’lının dosyaları bekliyor. Mutabakattan sonra bunların iadesi hususunu yeniden yazacağız ve hatırlatacağız” sözleriyle teröristlerin iade sürecinin düğmesine bastı.
Zillet yine madara
Zillet tayfası ise bakın neler neler söylemişti... CHP İstanbul Milletvekili Ünal Çeviköz, “Finlandiya’nın NATO üyeliğine engel olarak gündeme getirmek, dış politikada açık bir taktik hatadır. CHP, Finlandiya’nın NATO üyeliğini desteklemeye hazır” demişti. CHP Sözcüsü Faik Öztrak Başkan Erdoğan’ın restini “at pazarlığı” sözleriyle küçümsemiş, yapılan hamlenin ‘oy devşirmeye yönelik’ olduğu iftirasını atarak Türkiye’nin tezlerinin haklılığını yok saymıştı. İP lideri Meral Akşener, “Şehitlerimizin kanıyla para pazarlığı yapılmasına izin vermeyiz” diyerek Batılı ülkelere kol kanat gerirken, muhtıra sonrasında “Bu imza ülkemizin çıkarlarıyla bağdaşmayan bir tavizdir. PYD/YPG’ye yönelik mali yardımlar mutabakat dışında bırakılmış” yalanını dillendirdi. “Bu sene İsveç ve Finlandiya’dan kaç turist gelir?” İP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Erozan ise, İsveç ile Finlandiya’nın beyaz bayrak çekmesiyle morardı. “Haklıyken haksız duruma düşüyoruz” diye TÜSİAD da kaybedenler safında yer aldı. “Finlandiya ve İsveç hükümetlerinin bu aşırı taleplere boyun eğmesi bizim için büyük hayal kırıklığı olur” şeklinde skandal sözler sarf eden HDP’nin milletvekili Hişyar Özsoy, ihanete varan açıklamasıyla baş başa kaldı.
Türkiye'nin gücü tescillendi
Olan biteni değerlendiren Uluslararası İlişkiler Uzmanı Artvin Çoruh Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Sıtkı Bilgin: şunları dile getirdi: “Türkiye’nin gücü dış politikada da, iç politikada da tescillenmiştir. Türkiye’nin milli çıkarlarını elde etme noktasındaki talepleri kabul görmüştür. Ülkemizin jeopolitik önemi ve askeri gücü tescillenmiş, tekrar edilmiştir. Türkiye’nin stratejik ve askeri gücünü yabancı kaynaklar ortaya koyarken iç politikada bizim bunu görmezden gelmemiz ve iç politikanın basit çıkarlarına alet etmemiz doğru bir şey değil.”
Güvenlik İstihbarat Terörizm Araştırmaları (GÜVENSAM) Derneği Başkanı Cihad İslam Yılmaz da, şunları ifade etti: “Dış politika satranç oynamaya benzer. Ya bir piyon olursunuz ya da oyun kurarsınız. İşte tam da bu noktada Türkiye, Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliği sayesinde küresel oyun kurucu bir pozisyona geldi. Bu kazanımlar iç politika açısından da turnusol kağıdı görevi görüyor. Terör örgütleri ile birlikte kahrolan muhalefet partileri çok kötü bir sınav verdi. Daha önce her istediklerini almaya alışık olan Batı, Türkiye’nin istikrarlı tutumu karşısında taviz vermek zorunda kaldı. Bu iki ülke kendi iç kanunlarını bile değiştirmek zorunda kalacaklar. Bu kazanımlar tam manasıyla bir diplomasi zaferidir.”