Sağlık
Algoloji nedir? Hangi hastalıklara bakar? Algoloji tedavisi nasıl yapılır, yan etkileri nelerdir?
Ağrı, kişinin günlük faaliyetlerini etkileyen ve kısıtlayan bir durumdur.
Ağrı, kişinin günlük faaliyetlerini etkileyen ve kısıtlayan bir durumdur. Özellikle vücutta yolunda gitmeyen bir şey olduğu zaman ağrı ile uyarılır. Ağrının pek çok tanımı bulunmaktadır. Ancak Uluslararası Ağrı Araştırma Derneği tarafından, gerçek ve potansiyel bir doku hasarından kaynaklanan, hoş olmayan bir duyu ve duygusal deneyim olarak tanımlanır. Ağrılar bölgesel, hafif ya da şiddetli olabilir. Kısa süreli ağrılar akut, uzun süreli ağrılar ise kronik olarak nitelendirilir. Eğer ağrılar tedavi edilmez ya da yanlış tedavi edilirse kronik bir hal alabilir. Kronik ağrılar genellikle uzun süreli hastalıklarla ilişkilidir. Akut ağrılar ise fonksiyonel birtakım bozukluklardan kaynaklanır. Pek çok hastalık ağrıya neden olabilir. Ağrılar ile ilişkilendirilen algoloji bölümü hakkında merak edilenleri sizler için derledik...
Algoloji konusu internet kullanıcıları tarafından sıklıkla aratılıyor. Peki Algoloji nedir? İşte detaylar…
ALGOLOJİ NEDİR?
Algoloji, “Ağrı bilimi” demektir. Ağrı tedavisi, ağrı tıbbı, ağrı kontrolü ya da algoloji, kronik ağrı yaşayan hastaların hayat kalitesini arttırmaya ve ağrılarını azaltmaya yönelik interdisipliner yöntemler kullanan bir tıp bilim dalıdır. Vücudun her yerinde oluşan kronik ağrıların ya da sebebi bilinmeyen şiddetli ağrıların teşhis ve tedavisiyle ilgilenen tıp bilim dalına algoloji denir. Tipik bir ağrı yönetim ekibi hekimler, eczacılar, psikologlar, fizyoterapistler, mesleki terapistler, hekim yardımcıları, hemşire, klinik hemşire uzmanları gibi üyelerden oluşur. Takımda ruh sağlığı uzmanları ve masaj terapistleri de bulunabilir.
İLK AĞRI ÇALIŞMALARI
1930 ve 1945 arasında ağrı tedavisinde birçok önemli gelişme oldu. Fransız cerrah Leriche kronik ağrıyı ilk kez bir hastalık olarak tanımladı. 1930 yılında yayınladığı “Ağrının Cerrahisi” isimli yapıtında Kozalji ve Refleks sempatik distrofiyi tanımladı. Rovenstein, Woodbridge, Ruth, Mandle gibi Anesteziyologlar sinir blokları tekniklerini ağrı kontrolü amacıyla kullanmaya başladılar.
İkinci Dünya Savaşı sırasında Bonica ve Alexander ağrı tedavisi konusundaki görüşleri geliştirdiler. Bunun sonucunda ağrı tedavisinin ancak multidisipliner bir biçimde ele alınması ile başarılı olunabileceği sonucuna vardılar.
İkinci Dünya Savaşı sonunda savaş sırasında kazanılan büyük deneyimlerle ağrı klinikleri kurulmaya başlandı. 1946 yılında tüm dünyada ağrı tedavisinin babası olarak kabul edilen Bonica multidisipliner anlamdaki ilk ağrı kliniğini kurdu. Bonica’nın 1954 yılında yayınladığı “Ağrının Tedavisi” isimli yapıtı hala tüm hekimler tarafından bir başucu kitabı olma özelliğini korumaktadır.
1965 yılında Kanadalı Ronald Melzack ve İngiliz Patrick Wall, ağrı konusunda bir devrim niteliği taşıyan ünlü teorilerini, “Kapı Kontrol Teorisini” ileri sürdüler. Bugünkü ağrı kavramları bu teori üzerine kurulmuştur.
1970’li yıllarla birlikte Bonica’nın öncülüğünde kronik ağrının basit bir olay olmadığı, kronik ağrının başlı başına bir hastalık olduğu tezi büyük taraftar toplamıştır. 1971 yılında Bonica’nın öncülüğünde Dünya Ağrı Araştırmaları Teşkilatı kurulmuştur. Bu teşkilatı daha sonra 1993’te kurulan Avrupa Ağrı Teşkilatları Federasyonu ve Dünya Ağrı Enstitüsü izlemiştir. Yine aynı yıl Avrupa Ağrı Federasyonu EFIC kurulmuştur.
1970’lerde başlayan bu akım sayesinde bugün dünyanın birçok ülkesinde ağrı klinikleri kurulmuş bulunmaktadır. Ağrılı hastaları hem ağrı uzmanları hem de diğer dallardan hekimlerin birlikte gördüğü ağrı kliniklerinin kurulması, ağrılı hastaların zaman yitirilmeden ve gereksiz tedaviler uygulanmadan tedavisini mümkün kıldı.
İlişkili haber:
TÜRKİYE’DE ALGOLOJİ (AĞRI) ÇALIŞMALARI
Türkiye’de ağrı ile ilgili ilk yayınlar arasında Besim Ömer Akalın’ın 1906’da yazdığı “Stokain, bir deva-i müpteli hissi mevzi” ve Burhanettin Toker’in 1924 yılında yazdığı “Paravertebral Zerklerin Teşhis ve Tedavideki Kıymeti” sayılabilir. Kazım İsmail Gürkan’ın 1926 yılında yazdığı “Bir iptal-i hissi şevki arızası münasebetiyle”, Tevfik Remzi Kazancıgil’in 1928 yılında yazdığı “Ağrısız Doğum”, Kazım İsmail Gürkan’ın 1934 yılında yazdığı “Percain ile anestezi” sayılabilir.
Rejyonel Anestezi yöntemleri ile ilgili ilk kitap 1949 yılında Sırrı Alaçlı’nın yazdığı “Anestezi, Analjezi ve Sempatik İnfiltrasyonlar” kitabıdır. Bunu takiben 1956 yılında Bülent Tarcan “Ağrı Cerrahisi” isimli kitabı yayınlamıştır.
Burada ülkemizde Anesteziyolojinin kurucusu ve uzun yıllar Türk Anesteziyoloji ve Reanimasyon Derneğinin başkanlığını Prof. Dr. Sadi Sun yapmıştır. Özellikle kanser ağrısına yönelik nörolitik bloklar Sadi Sun tarafından yıllarca başarı ile uygulanmıştır.
1985 yılında İstanbul Tıp Fakültesi Ağrı Ünitesi kuruldu. Kurulan bu ünite 1991 yılında YÖK tarafından Türkiye'nin ilk Algoloji Bilim Dalı olarak kabul edildi. Bunu Ege Tıp Fakültesi ve Cerrahpaşa Tıp Fakültesi izledi.
Türk Algoloji-Ağrı Derneği 1987 yılında kuruldu. Derneğin kurucu üyeleri Prof. Dr. Cemalettin Öner, Prof. Dr. Kutay Akpir, Prof. Dr. Ender Berker, Prof. Dr. Necmettin Pamir, Prof. Dr. Hayrunnisa Denktaş, Prof. Dr. Ahmet Öncel, Prof. Dr. Orhan Başkır, Prof. Dr. Cihan Aksoy, Prof. Dr. Alaaddin Çelik, Dr.Kadriye Bilge ve Prof. Dr. Serdar Erdine idi.
Türk Algoloji Derneği multidisipliner bir anlayışla, ağrı ile doğrudan ilgili her disiplini kapsayacak şekilde kuruldu. 1987 yılında kurulan dernek 1993 yılında Bakanlar Kurulu kararı ile Türk Algoloji-Ağrı Derneği adını aldı. Derneğin ilk başkanı Prof. Dr. Cemalettin Öner oldu.
Bu bilim dalı, ağrıların kaynağını ve nedenini inceler. Algoloji alanında uzmanlaşmış kişilere ise algolog denir. Algolog olabilmek için tıp fakültesini bitirdikten sonra nöroloji, fizik tedavi ve anesteziyoloji bölümlerinde uzmanlık eğitimi almak gerekir.
Hangi Hastalıklara Bakar?
Kasık ve karın ağrıları Sırt ve göğüs ağrıları Bel ve bacak ağrıları Omuz, boyun, kol ağrıları Damar tıkanıklığına bağlı ağrılar Kanserden kaynaklı ağrılar Şeker hastalığına bağlı gelişen nöropatik ağrılar Karpal tünel sendromu Romatizmal hastalıklar Zona ağrısı Trigeminal nevralji Fibromiyalji Kalça, diz, ayak bileği ve ayak ağrıları Boyun ve bel fıtıklarından sonra oluşan ağrılar Siyatalji ( siyatik ağrıları) Psikolojik rahatsızlıkların bedene yansıması olarak görülen psikosomatik ağrılarAlgoloji nasıl uygulanır?
Pompa cilt altına yerleştirilir ve bir kateterle omuriliğe bağlanır. Bu pompa vasıtasıyla hastaya düşük doz morfin uygulaması yapılarak etkili bir sonuç elde edilir. En sık olarak kanser ve damar tıkanıklığına bağlı ağrılarda uygulanır.
Algoloji iğne tedavisi nedir?
Ağrınızı azaltmak ve işlevlerinizi artırmak için ameliyathane şartlarında (genel veya lokal anestezi ile) görüntüleme yöntemleri eşliğinde algoloji (ağrı bilimi) ile uğraşan hekimler tarafından yapılan iğne tedavilerine spinal enjeksiyon adı verilir.
İlişkili haber:
Algoloji ve Ağrı Kliniği'nde Bakılan Hastalık Grupları:
Baş ve yüz ağrıları
Boyun, omuz ve kol ağrıları
Sırt ve göğüs ağrıları
Karın ve kasık ağrıları
Bel ve bacak ağrıları
Damar tıkanıklığına bağlı ağrılar.
Şeker hastalığına bağlı nöropatik ağrılar.
Kanser ağrıları