Gündem
İngiliz elçisi ile mi İstanbul'u yöneteceksin? Hayrola Ekrem bu itiraz neye?
Göreve geldiğinden bu yana sürekli olarak tartışmalı kararlara imza atan ve belediye başkanlığı dışında akılalmaz olaylarla gündeme gelen İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’ndan yine tepki çeken bir çıkış geldi. Şeffaf yönetim iddiası ile İBB Başkanlığı görevine gelen Ekrem İmamoğlu, Valilik tarafından alınan karardan rahatsız oldu.
İstanbul Valiliği, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı, kamu kurum ve kuruluşlarına gönderdiği yazıda belediye başkanlarının dahil üst düzey devlet zevatının yurt dışı temsilcilerle görüşme yapmak için Dışişleri'nden izin alınacağını bildirdi.
Bu karardan rahatsız olan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, "Bu hamlelerin sadece merkezi idarenin toplum nezdindeki çürümüşlüğünü göstermek dışında anlamı yoktur” ifadelerini kullandı.
Ekrem İmamoğlu bilindiği üzere kar felaketinin yaşandığı gün İstanbul’da İngiliz Büyükelçi Dominick Chilcott ile bir araya gelmişti. Valilik kararına itirazı büyük bir hayretle karşılanan İmamoğlu’na bu gizli kapaklı görüşme hatırlatılırken neden bilgi vermekten çekindiği ise soru işaretlerine neden oldu. Şeffaflık vaadiyle koltuğa oturan İmamoğlu’nun bu çıkışı, “İngiliz elçisi ile mi İstanbul'u yöneteceksin? Niye bilgi vermekten kaçıyorsun? Hayrola Ekrem, ülkeyi İngiltere'den mi yöneteceksin?” gibi soruları da beraberinde getirdi.
CHP’den skandal karar
CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun ise büyük bir provokasyona imza atarak CHP’li belediyelerin karara uymayacağını bildirdi.
Süleyman Soylu tepki gösterdi
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, İstanbul Valiliği'nin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı, kamu kurum ve kuruluşlarına gönderdiği yazıda belediye başkanlarının dahil üst düzey devlet zevatının yurt dışı temsilcilerle görüşme yapmak için Dışişleri'nden izin alınacağı kararına ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, "Bu hamlelerin sadece merkezi idarenin toplum nezdindeki çürümüşlüğünü göstermek dışında anlamı yoktur" sözlerine tepki gösterdi.
Soylu, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir çadır devleti değildir. 2200 yıllık bir devlet geleneğimiz var. Ve biz 2200 yıllık devlet geleneğini devam ettiriyoruz. Elbette ki dış temaslarımızın çoğunda bizler kamu görevlileri olarak Dışişleri Bakanlığımıza, dış temaslarımız konusunda hem bilgi vermek, hem onların bir takım görüşlerini de almak devlet müktesebatı açısından, süreklilik açısından ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin dış politikasının bir bütüncüllük içeren anlayışı açısından doğru olan bir yöntemdir. Bu ne ilktir ne de sondur. Cumhurbaşkanlığımız tüm kamu, kurum ve kuruluşlarına yönelik bu konudaki hassasiyeti bir kez daha ortaya koymuştur" dedi.