Gündem
Bu bayram da hasretle geçti
Anayasa Mahkemesi’nin Hizb-ut Tahrir hakkında verdiği, “Terör örgütü değildir” kararına rağmen masumlar bu Kurban Bayramını da cezaevinde geçirdiler. Hükümlü olarak yatan İsmail Özcan, “Bizler hiçbir zaman şiddete başvurmadık. Niyet okuyarak karar verdiler” dedi.
GÖKSEL ÇAĞLAV ANKARA
Emniyet Genel Müdürlüğü ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) raporları doğrultusunda Anayasa Mahkemesi’nin, ‘Terör örgütü değildir’ kararına rağmen, yerel mahkemelerin farklı kararları masumların mağdur olmasına sebep olmaya devam ediyor. Yapılamayan bir konferans gerekçe gösterilerek yıllardır cezaevinde olan insanlar bu Kurban Bayramını da sevdiklerinden, çocuklarından ayrı geçirmek zorunda kalıyorlar.
Mahkeme, AYM kararını tanımadığından hapisteler
Adaleti farklı uygulayan yerel mahkemelerin yüksek mahkemenin kararını tanımaması onlarca insanın yıllarca demir parmaklıklar arkasında hasret çekmesine neden oluyor. Bunlardan biri de gazetemiz Akit’e mektupla ulaşan İsmail Özcan. Yaklaşık 27 aydır Bursa H Tipi Kapalı Cezaevinde Hizb-ut Tahrir davasından hükümlü olarak yatıyor. Aynı koğuşta, aynı davadan dolayı yatan 4 arkadaşı daha olduğunu aktaran Özcan yaşadıkları dramı şöyle anlatıyor; “Yatmış olduğumuz bu dava, 2009 yılında yapılmayan bir konferanstan dolayı verilen 6 yıl 3 aylık bir cezadır. Evet, yanlış okumadınız! Yapılmayan bir konferanstan dolayı, 6 yıl 3 ay ceza aldık. Ortada hiçbir suç olmamasına rağmen yargılamamızı yapan yerel mahkeme, FETÖ üyeleri oldukları gerekçesiyle daha sonradan kapatılan Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin, ‘ileride suç işleyebilirler’ şeklindeki komik gerekçesine dayanarak bu cezaları verdiler. Dosyamız temyize gitti, ancak 2017 yılı sonunda onanarak hükme bağlandı. Hüküm gerekçesinde; Hizb-ut Tahrir hakkında, ‘her ne kadar hiçbir cebir ve şiddete bulaşmamış olsa da Raşid-i Hilafet devletinin ihdasından sonra Hristiyanlara karşı cihad ilan edileceğinden dolayı şiddete başvuracaktır’ şeklinde hukukta hiçbir geçerliliği olmayacak şekilde bir gerekçe sunuldu.”
Niyet okuma yüzünden cezaevindeler
Haklarında verilen kararın niyet okumadan ibaret olduğunu iddia eden Özcan sözlerine şöyle devam etti: “Oysaki bizler hiçbir zaman şiddete başvurmadık ve başvurmayacağız. Zira bu İslami metoda aykırıdır ve caiz değildir. Dışarıda Müslümanlar sevinç içerisinde kurban ibadetlerini yerine getirip birbirlerine ziyaretler yaparken, bizler burada buruk ve acı bir bayramı daha zulüm altında idrak ediyoruz. Tabi ki Rabbimizden gelen her bir musibet başımız gözümüz üzerindedir. Bize düşen güzel bir sabırdır. Bizlere haksız yere bu zulümleri yapanları da Alemlerin Rabbi olan Allah’a şikâyet ediyoruz. Sesimizi duyuran Akit gazetesine şükranlarımızı iletiyor, dualarınızda bizleri de unutmamanız diliyoruz.”