AKİT MENÜ

Gündem

Fehmi ne demek istiyorsun, 'ihtiyar' kim?

İki gün önce İnan Kıraç ile Sezgin Baran Korkmaz ve Levent Göktaş üçlüsünün ilişkilerini kaleme alıp, ardından İnan Kıraç'ın ağabeyi Can Kıraç'ın, Süleyman Demirel tarafından Cumhurbaşkanı yapılmak istendiğini anlatan Fehmi Koru, bugün de "The Gray Man" adlı film üzerinden üstü kapalı göndermede bulundu.

 Yeniakit.com.tr 

Önceki gün Kıraça Holding Yönetim Kurulu Başkanı İnan Kıraç ile Hablemitoğlu cinayetinin zanlısı olarak aranan firari Levent Göktaş ve Sezgin Baran Korkmaz'ın ilişkiler ağını yazıp, ardından İnan Kıraç'ın ağabeyi Can Kıraç'ın Süleyman Demirel tarafından Cumhurbaşkanı yapılmak istendiğini anlatan Fehmi Koru, bugünkü köşesinde de Netflix'te yayınlanan "The Gray Man" filmi üzerinden göndermede bulundu.

'Eh bu kadar da benzerlik olur'

"İzlediğim filmin sonuna doğru, devletin istihbarat örgütünden sorumlu biri rolünü oynayan artist, kendisinin gözetimi altındaki bir operasyonun, kurum tarihinin en berbat operasyonu olduğunu söyledikten sonra, 'Biz bunu ihtiyara nasıl anlatacağız'’ deyince irkildim." ifadesini kullanan Koru, "Eh bu kadar benzerlik olur diye söylendim. Hani bizde devlet içerisinde yuvalanmış bir grubun işlediği suikastlar günümüzde yeniden tartışılır hale geldi ya, filmi izlemeye başladıktan bir süre sonra içime bir şüphe düşüverdi. Yoksa filmin senaryosuna bizden birilerinin eli mi değdi şüphesi..." dedi.

Fehmi Koru, yazısının ilgili bölümünde şunları kaleme aldı:

Şüphemin temelinde, yalnızca şimdilerde tartışılan konu değil, neredeyse son 40 yıla gölgeler düşürmüş pek çok olayı hatırlatan sahnelerle filmde karşılaşmam yatıyor. 1990 yılında başlayıp günümüze kadar çok sayıda önemli aydının hayatını kaybetmesine yol açmış siyasi suikastlarla sarsılmış bir ülke Türkiye.

Eminim, filmi izleyen 84 ülkenin vatandaşları arasında da, kendi ülkelerinde benzer siyasi cinayetler ve suikastlarla karşılaşılmış ise, aynı irtibatı kuranlar mutlaka olmuştur.

Hikayesi anlatılan "Gri Adam" CIA örgütünün tetikçisi...

Yüzüne havlu konulmuş insanların üzerine su dökülerek boğulma hissi uyandırıldığı en vahşi modern işkence biçimi olarak biliniyor.

Filmde, çatlak biri, konuşturmak için farklı bir işkence türüne başvuruyor: Tırnak söküyor…

Nereden hatırlıyorum bu işkence türünü?

Bildim: 1944 yılında kendisi gibi milliyetçi arkadaşlarıyla birlikte gözaltına alınan Teğmen Alparslan Türkeş’e hapiste yapılmıştı bu işkence türü...

Tekrarlayayım: "The Gray Man" filminin yazarı da senaristleri de Türk değil.

Herhalde tetikçiye verilen "Gray" (Gri) ismi de bizden esinlenilmemiştir.

Gray’in gözünü açmasına sebep olan, son operasyonunda kendisine verilen hedefin aynı gruptan başka bir tetikçi olmasının, bizde bir benzeri olduğu söylenebilir mi?

Eminim bazılarının "Ejder" diye andıkları bizdeki ‘ihtiyar’ da bu filmi beğenmemiştir.

Yorumlara Git

CHP’li belediyelerin soyup soğana çevirdiği ülkemizden acı manzara! Bırakın Mustafa Kemal masalarını havuzu suyla doldurun

CHP'nin telefonlarına cevap vermeyen Burcu Köksal Ak Parti Genel Merkezi'nde çıktı: Yüzde 99 tamam!

DMM'den ''Suriye'' iddiasına yalanlama

Bakan Şimşek taşı gediğine SAHA’da koydu: En büyük 5. ithalatçıdan en büyük 11. ihracatçıya!

CHP’nin arka bahçesi DHKP-C’li militanların Türk Bayrağına saldırısına anlamlı cevap: Öğrenciler ODTÜ’ye Türk Bayrağı astı