AKİT MENÜ

Gündem

Rusya, Balkanlar’da istikrar istemiyor

Dış Politika Analisti ve Balkan Uzmanı Dr. Erhan Türbedar, Rusya’nın Balkanlar’da bölgesel sorunları organize ettiğini belirterek, “Nerede düzen bozucu bir politikacı varsa onu destekliyor, Rus yanlısı Sırp milliyetçileri cesaretlendiriyor” diyerek bölgede yaşanan gerginliğin sebebini dile getirdi.

Osmanlı’nın çekilişinden sonra Balkanlar’da beklenen huzur bir türlü sağlanmadı. Osmanlı bölgede muhteşem bir barış ortamı tesis etmişti. Şimdi Balkan coğrafyası o huzurlu günleri arıyor. Yüz yıldır yaşanan kaos ve karmaşa Balkanlar’ı yordu. Özellikle son zamanlarda patlamaya hazır bomba gibi duran bölgeyi yakından takip etmek gerekiyor. Sırpların Bosna Hersek ve Kosova’daki faşizan tutumu barışın önündeki en büyük engel olarak duruyor. Geçtiğimiz haftalarda yaşanan Kosova-Sırbistan gerilimi dikkatleri yeniden Balkanlar’a yöneltti. Biz de Dış Politika Analisti ve Balkan Uzmanı Dr. Erhan Türbedar ile son yaşanan gerilim üzerinden Kosova-Sırbistan gerilimini konuştuk.

Kosova hangi zorluklarla mücadele ediyor?

Son yüz yıl içinde baskı, şiddet, isyan, sürgün ve göç hareketlerine sahne olan Kosova, 1999’daki ateşkesten beri göreceli bir istikrara kavuşmuş, 2008’de bağımsızlığını ilan etmesinin ardından da bir devlet olarak önemli kazanımlar elde etmiştir. Bununla beraber ülke hem içeride hem de dışarıda birçok zorlu meydan okuma ile karşı karşıyadır.

Kosova’nın kuzey bölümünde yaşayan Sırplar sorunun kaynağı gibi duruyor? Ne istiyorlar?

Sırpların kontrolündeki Kosova’nın kuzey bölgeleri ülkenin geri kalanından kopuk kalmaya çalışmaktadır. Kosovalı Sırplar halen Mitroviça kentinin kuzeyinin yanı sıra Zveçan, Zubin Potok, Leposaviç ve Ştrpce gibi yerlerde çoğunluğu oluşturmakta, bu topraklar Kosova’nın yaklaşık yüzde 10’una karşılık gelmektedir. Kosova bağımsızlığını ilan etmiş olmasına rağmen bu topraklarda Sırbistan anayasası ve yasaları geniş ölçüde uygulanmakta, eğitim, sağlık ve posta hizmetleri de Belgrad tarafından özel bir bütçeyle desteklenmektedir. Benzer şekilde Kosova’nın kuzeyindeki Sırplar araçlarında Sırbistan plaklarını kullanmakta ve Belgrad’ın desteğiyle Kosova’nın kuzeyine ilişkin bir çeşit özerklik elde etmeye çalışmaktadır.

Sırbistan günümüze kadar Kosova’nın bağımsızlığını tanımış değil. Bu nedenle Kosova kimlikleriyle Sırbistan’a giden Kosovalılara sınır geçişlerinde Sırbistan İçişleri Bakanlığı tarafından kısıtlı süreli özel geçiş belgeleri düzenleniyor.

Sırbistan’ın bu uygulamalarına karşı Kosova ne yapıyor?

Elbette Kosova, Sırbistan’ın bu tür uygulamalarına karşı kendi adımlarını atmaya çalışıyor. Bu kapsamda en son olarak Kosova hükümeti, 1 Ağustos 2022 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, Kosovalı Sırpların araçlarında kullandığı Sırbistan plakalarının yasaklanmasını kararlaştırdı, ayrıca Sırbistan kimlikleriyle Kosova’ya giriş-çıkış yapanların, misilleme olarak, özel geçiş belgelerine tabi tutulmasını gündeme getirdi.

Son yaşanan gerginlik bu sebeple mi yaşandı?

Evet bu nedenlerden dolayı 31 Temmuz gecesi Kosova-Sırbistan sınırında geçici gerginlik yaşandı. Sırplar daha önceki taktiklerine başvurarak, durmadan çalan siren sesleriyle bir panik ortamı yaratmış ve yollarda barikatlar kurarak Kosova hükümetini 1 Ağustos 2022 tarihli uygulamalarından vazgeçmeye zorlamıştır. Washington’dan gelen tavsiye üzerine de Kosova hükümeti söz konusu kararlarının uygulanmasını bir aylığına erteledi. Böylece Belgrad’ın desteğiyle Kosova’nın kuzeyindeki Sırpların düzenlediği “tiyatro gösterisi” kısa süre içinde sona erdi.

Kosova uluslararası topluma tam olarak entegre olabildi mi?

Bağımsızlığın ilan edildiği 17 Şubat 2008 tarihinden sonra dünya ülkelerinin çoğunluğu tarafından tanınan Kosova uluslararası sistemin bir öznesi haline gelmiştir. Buna rağmen henüz uluslararası topluma tam anlamıyla entegre olduğu söylenemez. Kosova daha fazla ülke tarafından tanınmak ve uluslararası kuruluşlara üye olmak için mücadelesini sürdürürken Sırbistan da Kosova’nın bağımsızlığının tanınmaması için yoğun bir diplomatik çaba sarf etmektedir. Hatta daha önce Kosova’nın bağımsızlığını tanıyan bazı ülkeler Sırbistan’ın girişimlerinin neticesinde tanıma kararlarını geri çekmiştir.

Kosova’nın BM tarafından üye olarak kabul edilmesi için ne gerekiyor? Hangi ülkeler engelliyor?

Kosova’nın BM tarafından üye olarak kabul edilebilmesi için öncelikle BM Güvenlik Konseyi’nde bu yönde bir oy birliğinin oluşması gerekmektedir. Ancak konseyin beş daimî üyesinden ikisi (Rusya ve Çin) Kosova’yı tanımadıklarından bu ülkenin BM üyeliğini engellemektedir. Bu iki ülkenin Kosova’nın BM üyeliğiyle ilgili tavırlarını yakın bir gelecekte değiştirmeleri beklenmemektedir. BM üyeliğine kabul edilmeyen Kosova, Sırbistan’ın yoğun diplomatik faaliyetleri yüzünden Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) ve İnterpol gibi uluslararası kuruluşlara da üye olamamakta ve bazı uluslararası iş birliği platformlardan dışlanmaktadır. Ayrıca Kosova’nın bağımsızlığını tanımayan beş AB üyesi ülke (Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, İspanya, Romanya, Slovakya ve Yunanistan) bu tutumlarını değiştirmediği sürece Kosova’ya vaat edilen AB üyeliğinin gerçekleşmesini de belirsizlikte bırakıyor.

Kosova ile Sırbistan arasında imzalanan Brüksel Anlaşması hangi kazanımları sağladı?

AB’nin arabuluculuğunda Sırbistan ile Kosova arasında yürütülen müzakerelerde önemli bir adım, 19 Nisan 2013’te Brüksel Anlaşması’nın imzalanması olmuştur. Bu anlaşmada öngörülenler arasında Sırbistan’ın Kosova’daki güvenlik yapıları ve yargı kurumlarının feshedilmesi, Kosova’nın kuzeyinde Sırp belediyeler topluluğunun oluşturulması ve Sırpların Kosova siyasetine dahil edilmesi ve iki ülkenin telekomünikasyon ve enerji gibi alanlarda iş birliği yapması bulunmaktaydı. Anlaşmanın imzalanmasının ardından Avrupa Komisyonu Sırbistan ile üyelik müzakerelerinin başlatılması, Kosova ile de İstikrar ve Ortaklık Anlaşması’nın imzalanması için yeşil ışık yakmıştır.

Brüksel Anlaşması’na karşı çıkanlar oldu mu?

Hem Sırbistan’daki hem de Kosova’daki milliyetçi aktörler Brüksel Anlaşması’na karşı çıkmıştır. Sırbistan’daki milliyetçiler uluslararası toplum tarafından Kosova’nın bağımsızlığının dayatılması olarak görürken Kosova’daki milliyetçi kesimler kuzeyde bir Sırp belediyeler topluluğunun oluşturulacak olmasını bölgenin Sırplara bırakılması olarak değerlendirmiştir. Bu itirazlara rağmen hem Sırbistan hem de Kosova hükümetleri Brüksel Anlaşması’nın uygulanması yönünde adımlar atmış, Sırbistan’ın Kosova’daki yargı sisteminin feshedilmesi ve Kosova’da yaşayan Sırpların Kosova siyasetinde yer alması gibi konularda somut gelişmeler kaydedilmiştir. Ne var ki AB arabuluculuğundaki bu diyalog süreci ilerleyen yıllarda aynı hızla devam etmemiş ve özellikle Kosova’da siyasi krizlere yol açmıştır.

Kosova ile Sırbistan arasındaki arabuluculukta AB’nin otorite eksikliğini gören ABD, diyalog sürecine Ekim 2019 yılında aktif katkılar yapmaya başlamıştır. Ne var ki Brüksel’de devam edem sembolik toplantılar dışında, Belgrad ile Priştine arasında ilişkilerin normalleşmesi süreci tıkanmış bir noktada kalmaya devam ediyor.

Kosova’nın Balkan coğrafyası açısından stratejik önemi nedir?

Kosova Balkanlar’ın küçük bir ülkesidir. Ancak Kosova’ya ilişkin olumsuz gelişmelerin bölgede daha geniş yankıları olabilmekte. Bu nedenle Kosova’nın ilerlemesi ve Belgrad ile Priştine arasında diyalogun sürdürülmesi Balkanlar’daki barış ve istikrar ortamının sürdürülmesi açısından önem arz ediyor.

Kosova için Türkiye’nin önemi nedir Türkiye ile ilişkilerini yorumlar mısınız?

Balkanlar, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan bu yana dış politikasında önemli bir yere sahip olmuştur. Ankara tarihsel olarak tüm Balkan ülkeleriyle siyasi, ekonomik ve toplumsal ilişkilerini geliştirmeyi, ayrıca dostça geçinerek iş birliğini artırmayı hedeflemiştir. Son yıllarda ise Yunanistan ile yaşanan ikili sorunlar bir kenara bırakılırsa, Türkiye’nin Balkan ülkeleriyle ilişkileri oldukça iyi durumdadır. Ankara Kosova’daki gelişmeleri daima yakın bir ilgiyle takip etmiştir. Kosova’nın 2008 yılında bağımsızlığını ilan etmesiyle ise Türkiye Kosova’yı ilk tanıyan devletlerden biri olmuştur.

Rusya’nın Balkanlar politikası gerginliğin artma sebeplerinden biri sayılabilir mi?

Batılı ülkelerle Balkanlarda jeopolitik rekabet içine giren Rusya Balkanlar’da yapıcı davranmaktan uzaklaştı. Rusya, Balkanlarda özellikle Sırbistan, Bosnalı Sırplar ve Karadağ’daki Sırpların muhafazakâr kesimleri üzerine önemli yatırımlar yapıyor. Nerede düzen bozucu bir politikacı varsa onu destekleyen Rusya, Kosova gibi bölgesel sorunları da kendi çıkarları doğrultusunda istismar ediyor. Bugün Moskova’nın Balkanlar’daki temel hedefinin, Batılı ülkelerin bu bölgedeki etkinliğini zayıflatmak olduğu söylenebilir. Ne var ki Rusya, daha önce şiddetle karşı çıkmasına rağmen son yıllarda Karadağ (2017) ve Kuzey Makedonya’nın (2020) NATO’ya üyeliğini engellemeyi başaramadı. Bundan sonra Rusya’nın Balkanlar’daki önceliğinin Sırbistan ve Bosna-Hersek’in NATO dışında kalmasını sağlamak olduğu söylenebilir.

Rus yanlısı Sırp milliyetçiler Kosova’ya karşı kışkırtılıyor

Rusya, Bosna Hersek politikasında da fanatik bir tutum izleyerek Sırpları kışkırtmıyor mu?

18 Mart 2021 tarihinde Bosna-Hersek’te NATO ile İşbirliği Komisyonu’nun açılış oturumu nedeniyle bir basın bildirisi yayınlayan Rusya’nın Saraybosna Büyükelçiliği, “Bosna-Hersek’teki dostlarımızı dikkatli düşünmeye davet ediyoruz. Bosna-Hersek ile NATO arasında pratik bir yakınlaşmanın olması durumunda, ülkemizin bu düşmanca adıma tepki vermesi gerekecektir,” sözleriyle Bosna-Hersek’i tehdit etti. Moskova’nın bu şekilde Bosna-Hersek’e meydan okuması ve bu ülke üzerinden Batı’ya kafa tutmasının Bosnalı Sırpların ayrılıkçılığını ve genel olarak Balkanlar’da Rus yanlısı Sırp milliyetçiliğinin yükselişe geçmesini cesaretlendirmiştir.

Bu arada, 31 Temmuz 2022’de Kosova-Sırbistan sınırında yaşanan en son gerginlik karşısında, sosyal medya üzerinden Ukrayna’daki savaş karşısında Moskova’nın propagandasını yapan trollerin, aniden Kosova üzerine paylaşımlar yapmaya ve adeta Sırbistan’ı Kosova’ya saldırmak için kışkırtmaya çalışmış olmakla dikkat çekti.

Sırplar halk olarak AB’ye sıcak bakıyor mu? Rusya’yı mı müttefik olarak görmek isteyenlerin oranı nedir?

Ağustos 2021’de yapılan bir kamuoyu yoklaması; Sırbistan halkının AB’den soğumakta olduğunu ve ankete tabi tutulanların %95’inin Rusya’yı, %91’nin ise Çin’i bir müttefik veya gerekli bir ortak olarak gördüğünü ortaya koydu. Böyle bir toplumsal değişim içinde ise Sırp politikacıların “Sırp Dünyası” söylemleri dikkat çekiyor ve bölge ülkelerinde rahatsızlık yaratıyor.

Kosova-Sırbistan arasında savaş çıkma ihtimali var mı?

Kosova ile Sırbistan arasında yeni bir savaşın yaşanmasına ciddi ihtimal vermiyorum. Yeni bir savaşı ne Priştine ne de Belgrad istiyor. Bazı marjinal kesimler savaş yoluyla hesaplaşmayı tercih edebilir, ancak bunlar başarısızlığa mahkûm olacaktır.

Türkiye, iki ülke arasındaki gerginliğin azalması noktasında neler yaptı?

Türkiye de Balkanlar’da barış ve istikrarın korunması için önemli emekler sarf ediyor. 31 Temmuz 2022 gecesinde yaşanan gerginlik karşısında Türkiye Dışişleri Bakanlığı hem Kosova hem de Sırbistan’la önemli görüşmeler yaptı.

Dr. Erhan Türbedar kimdir?

Erhan Türbedar 1975’te Kosova’da doğdu. Lisans eğitimini Gazi Üniversitesi’nde tamamladı. Aynı üniversitede Balkanlar’ın iktisadi dönüşüm sürecine ilişkin master tezi yazan Türbedar, Balkan ülkelerinin ulaştırma politikalarına ilişkin tezle doktora eğitimini tamamladı. 1999-2013 yılları arasında Ankara’da Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi (ASAM) ve Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı’nda (TEPAV) uzman ve kıdemli dış politika analisti görevlerinde bulundu, ayrıca Hacettepe Üniversitesi, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi ve Milli Savunma Üniversitesi’nde Balkanlar üzerine dersler verdi.

2013 yılından itibaren Türbedar, Bölgesel İşbirliği Konseyi (RCC), SESRIC-İslam İşbirliği Teşkilatı, Türk Devletleri Teşkilatı, İslam Ticaret Geliştirme Merkezi (ICDT) gibi uluslararası kuruluşlarda kıdemli araştırmacı, kıdemli danışman ve direktör pozisyonlarında çalıştı. Türbedar çok sayıda kitap ve makalenin yazarıdır. Ayrıca uluslararası kuruluşların yönetimi, sosyoekonomik gelişmelerin incelenmesi, proje yönetimi, istatistiksel verilerin işlenmesi ve farklı ülkeler ve topluluklar arasında işbirliğinin geliştirilmesi konularında önemli bir tecrübeye sahiptir. Yabancı dillerden İngilizce, Sırpça-Hırvatça-Boşnakça ve Arnavutça konuşabilen Türbedar evli ve iki çocuk babasıdır.

Yorumlara Git

12. Yargı Paketi komisyondan geçti! IBAN düzenlemesi geliyor

Japonya’da 6.9 büyüklüğünde deprem!

Venezuela'da şiddetli deprem! Tsunami alarmı

Tasarruf için gelmişti! Ek bütçe talep etti

UCM yargıçları harekete geçti! ABD'ye dava açtılar