Okur Postası
'Yusuf (AS) konusu, “Oy vermek şirktir! “ diyenlere!..'
Gazetemiz okurlarından Mesut Yücetürk / Kayseri 'Yusuf (AS) konusu, “Oy vermek şirktir! “ diyenlere!..' başlıklı yazısını bizimle paylaştı.
Kardeşlerim,
1. Yusuf (as) yönetimi ele geçirdi, başa geçti tezleri doğru değil. Çünki, kardeşi Bünyaminin hırsızlık olayında Melikin şeriatından, yani kanunlarından bahseder Rabbimiz.
2. Başa geçen biri hiçbir zaman bana şu görevi ver. Ben bu işi iyi bilirim. Demez.
Yani Melike tabiidir. Melikin yerine geçtiğine dair bir ayet yoktur. Onun tahtı vezirlik tahtıdır.
3. Zaten, Kur’an’da hiçbir zaman iktidarı, devleti ele geçirin vurgusu yoktur.
4. Bir peygamber bir şirk düzenine, tağuti düzene sadece orayı adalete, merhamete, tevhide ulaştırmak için girebilir. Bu tağuta, şirk düzenine hizmet değildir. Emri maruf, Nehyi münker yapmaktır.
5. Yusuf (as) zamanındaki kralın Firavun olmadığını iddia edenler vardır. Mısır’da krallık, hükümdarlık yapanların hepsi Firavun olarak geçer tarih kitablarında.
6. Ey Musa git Firavuna yumuşak söyle der. İktidarı, devleti ele geçir, demez. Firavunu mu devir diyor? Hayır. Çünkü peygamber sadece tebliğ eder.
Ey Peygamber sana düşen sadece tebliğdir.
Ey Davut, Adaletle hükmet. Der Rabbimiz.
7. Şirk düzeni, tağuti sistem. İyi de hocam Allah aşkına niçin bu sistemde, Müslüman etkin olmasın, niçin yönetimde rol almasın, niçin hep yönetilen pozisyonunda olsun Müslüman? Niçin yönetimi Kur’an’a uygun hale getirmesin?
Yıllarca sizin görüşleri dile getirenler icra makamında ne yaptılar Allah aşkına? Hiç.
Sadece konuştular. Oy kullanmak şirk diyenlere, yahu kardeşim çözüm önerin ne? Sadra şifa var mı bir önerin? Yok.
Tamam, kurulmuş bir sistem var. Melikin sistemi gibi. Yusuf (as) gibi bu sisteme girmeli. Diye düşünürüm. Bizden olan birilerinin. Sizden olan Emirel müminine itaat ediniz ayetine göre, kim o bizden biri?
Yoksa Müslüman siyasetten beri mi olmalı? Bizler böyle bir birimizle tartıştığımız ve bizden, ehil birini başa getirmediğimiz sürece başımıza Firavunların gelmesi kaçınılmazdır. Ve bu vebalden de, bu görüşte olup yönetime getirme konusunda yani siyasette etkin rol almayanlar mesuldür. Bu öyle tepeden inme, darbe ile falan da olmaz. Bu iş gönül işidir. Aşağıdan yukarı çıkılır. Çünkü, dinde zorlama yoktur. Der Rabbimiz. Baskı yoktur. Ey Peygamber, Allah’ın rahmeti ile yumuşak davrandın. Şayet sert ve kaba olsaydın etrafından çok çabuk dağılır giderlerdi. Der Rabbimiz.
8. Hocam,
Rahmetli Erbakan: Siyaseti önemseyen müslümanları; müslümanları önemsemeyen siyasetçiler yönetir. Der. Buna hep şahit olduk. Şimdiye kadar olduğu gibi. Müslümanlar, başörtülüler, benim gibi ordu mensubları inim inim inledi 2002 öncesi. Ben cumaya çıktım diye, hapis yattım. Çoğu meslektaşım ordudan atıldı. Atılanları kimse işe almadı korkudan. Bir lokma ekmeğe muhtaç oldular. Çoluk çocuk sürüm sürüm süründüler. Sağlık sigortaları bile yoktu.
Sakallı ve başörtülüler orduevine girezmedi hocam. Şimdi giriyoruz. Mescid yoktu. Önce mescid yapıldı. Şimdi de cami yapıldı. Biliyor musunuz? Belki inanmayacaksınız. Abdesthane bile yapıldı. Başta CHP zihniyetli bir parti olsa idi bunlar olur muydu? Katsayısı zulmü, okullarda başörtü zulmü halen devam ediyor olacaktı. Bunlar bir kazanım değil midir? İşte bu durum, mütedeyyin insanların verdiği oy sebebi ile değiştirildi. Çoğunluk sizin gibi oy vermemiş olsa idi. Bu zulümler hâlâ devam ediyor olacaktı. İyi mi olacaktı hocam? İyi mi?
Benim hakkımda irtica dosyam/sakıncalı personel dosyam vardı. İki ayda bir raporum giderdi. Çok hapis yattım. Atılacağım diye de hiç yamulmadım, zikzak çizmedim. Hiçbir cemaatle, tarikatla organik bağım olmadı. Fetöcüler, bazı tarikatlar hanımlarının başını açtılar. İçki içip baş köşelerine Atatürk posteri asanlar bile oldu. Operaya gidip bununla övünenler oldu. Bana selam vermeye korkarlardı. Çünki tehlikeli adamdım, mimli idim. Hapiste iken hiç kimse ziyaretime bile gelemezdi korkudan. Tek başıma idim koca Üs’te.
Allah aşkına siz bu zulme nasıl engel oldunuz,ne yaptınız, ne mücadele verdiniz? Benim yaşım 61 emekli olduktan sonra 10 yıla yakın ordu ve generaller hakkında, aleyhinde, yanlışlarını Yeni akit’te yazdım. Benim ve Yeni akit hakkında dava açtı zamanın Genelkurmay başkanı. “Başörtülüler cüzzamlı mı paşa!” başlıklı yazım sebebi ile.
Hocam Allah aşkına var mı bir yazınız. Umuma açık yazdığınız? Var mı umuma açık bir konuşmanız? O generallerin zulmünü kınayan, yerden yere vuran bir konuşmanız? Var mı soruşturmanız, kovuşturmanız, mahkemeniz? Cezaevine girmişliğiniz var mı? Hafakanlar yaşadınız mı benim gibi? Bunlar, davasını dert edinmiş olanların başına gelen vakayı adliyeden şeylerdi hocam. Kur’an’ın suç aleti görüldüğü zamanlarda.
9. Hocam, kusura kalmayın bu sistem şirk düzeni, küfür düzeni deyip kenara çekilmek çözüm değil. Ne yaptınız, ne yapıyorsunuz? Önemli olan bu.
10. Şayet bu sistemde oy vermek şirktir deyip oy vermiyorsanız, Allah adına yemin ederim ki, başa gelen CHP zihniyetli bir partinin müslümanlara yaptığı her zulümden mesulsünüz.
11. Müslüman muttakidir. Sorumluluk sahibidir. Zaten Kur’an da muttakiler için hidayet rehberidir. Yanlışa yanlış deyince görevinizi yerine getirmiş mi oluyorsunuz? Hayır. O yanlışı izale etmediğiniz sürece görevinizi yerine getirmiş olmazsınız. Bunu da ancak Firavunu başa getirmeyerek, bize yakın birini başa getirerek yerine getirebiliriz. Yoksa, Rabbimizin,
‘Niçin yapmadığınız şeyleri söylüyorsunuz? Şüphesiz bu Allah katında nefretle karşılanır’ ayetine muhatab oluruz. Onların işleri aralarında İSTİŞARE ile dediğine göre müslümanlar başına kendinden birini İSTİŞARE ile getirmek mecburiyetindedir.
Yok getirmiyor, banane, nemelazım, oy vermek şirk diyorsa o zaman bu düzen, sistem hakkında şikayet etmesi çok komik olacaktır. Yoksa, dinini yaşayacağın, mutlu olacağın Türkiye’den daha iyi bir ülke varsa oraya hicret etmelisiniz.
12. Bir toplum kendinde olanı düzeltmediği müddetçe Allah da onların durumunu değiştirmez. Der. Demek ki toplumu ilgilendiren bir durum vardır. Bu durumun içinde yönetim vardır. Siyaset vardır Hocam. Siyaset, yönetme bilimidir. Halife de yönetmeye muktedir kişidir.
Biz yeryüzüne halife olarak gelmedik mi hocam? O halde adı Başbakan olmuş bilmem ne olmuş içimizden ehil birini seçmek zorundayız başımıza. Çünkü toplumu yönetme işi, toplumun yöneticiye vereceği bir emanetidir. Ne diyeyim hocam, Allah bizlerin feraset ve basiretini artırsın ki gerçekleri görelim, Kur’an’ı anlayıp idrak edelim. Yoksa Firavunlar kıyamete kadar hep zulüm edecek.
13. Peki, Ümmetin durumu nasıl hocam? Her yerde kan, acı, zulüm, gözyaşı. Fırka fırka olmuş, mezhep mezhep, cemaat cemaat, tarikat tarikat bölünmüş bir ümmet. Her fırka kendi içinde mutlu diyor Rabbimiz. Dinlerini parça parça edenlerle senin işin yok. Onların işi Allah’a kalmıştır. Der Rabbimiz.
Şu an farklı mıyız? Değiliz. Çünkü,
Bölünmeyin, parçalanmayın. Allah’ın ipine topluca, sımsıkı sarılın. Ayetinin gereği yerine getirilmiyor. Tüm müslümanlar, cemaatler, alimler bu ayetten öncelikli olarak sorumludur.
Son sözüm, İslam hiçbir alandan uzak kalamaz. Buna yönetme, siyaset yapma dahildir. Başımıza seçeceğimiz peygamber gibi biri olmadığına göre, kimseden de peygamber davranışı beklememeliyiz. Rabbimizin, “nefisler kötülüğe meyal yaratılmıştır” dediğine göre her insanda hata, kusur olacaktır. Bu durumda, bize en yakın, bizden birini seçmek mecburiyetindeyiz. Bunun başka yolu yok hocam.
Saygı ve selamlarımı sunarım.