AKİT MENÜ

Siyaset

'Helalleşme turnesi'

Akşam Gazetesi Yazarı Turgay Güler 'Helalleşme turnesi' başlıklı bir yazı kaleme aldı. Güler yazısında ' Diyelim ki Millet İttifakı Kılıçdaroğlu'nu aday gösterdi. Ama Erdoğan'ın yarışacağı isim Kılıçdaroğlu olmayacak.' diyerek iddialı ve düşündürücü bir çıkış yaptı.

Akşam Gazetesi Yazarı Turgay Güler 'Helalleşme turnesi' başlıklı bir yazı kaleme aldı. Güler yazısında ' Diyelim ki Millet İttifakı Kılıçdaroğlu'nu aday gösterdi. Ama Erdoğan'ın yarışacağı isim Kılıçdaroğlu olmayacak.' diyerek iddialı ve düşündürücü bir çıkış yaptı. İşte o yazı:

Şunun şurasında seçime kaldı on ay.

Göz açıp kapayıncaya kadar geçer. Bir de bakmışsınız ki sandık önünüzde.

Akşam olur, sandıklar açılır, sonuçlar belli olur. Kimi sevinir, kimi üzülür.

Böyledir, sayılı gün çabuk geçer.

Görünen o ki Erdoğan'ın rakibi Kemal Kılıçdaroğlu!

Eyvallah, siyasette son yirmi dört saatin bile önemi büyük; yarın ne olur bilinmez? Lakin an itibarıyla hava böyle.

'Dümen' pozları dümenden verilmiyordur kanımca.

Dahası, CHP yandaşı anket şirketlerinin yaptığı araştırmalara bakarsanız yine görürsünüz.

Erdoğan kaybetmiş, Kemal Bey kazanmış!

Demem o ki anketlerde artık Kemal Bey'in ismi çıkarılıyor Erdoğan'ın karşısına.

Neyse, konumuz anketler değil.

Konumuz; önümüzdeki bu on ayın nasıl geçeceği.

Çok çetin geçecek ona şüphe yok.

Aslına bakarsanız Erdoğan hâlâ önde.

Ama Erdoğan, karşısına çıkarılacak isimle yarışmayacak. Bilmiyorum Ak Parti bunun farkında mı? Hadi daha açık söyleyelim. Diyelim ki Millet İttifakı Kılıçdaroğlu'nu aday gösterdi. Ama Erdoğan'ın yarışacağı isim Kılıçdaroğlu olmayacak.

İşte burası mühim!

Kaldı ki Erdoğan için hep böyle oldu.

367 krizi, E-muhtıra, Ak Parti kapatma davası, Gezi, 17/25, 15 Temmuz, PKK, FETÖ, ekonomik saldırılar...

Erdoğan'ın karşısına rakip diye hep bunlar çıktı.

Bugün de farklı olmayacak.

Ama bu kez tehdit çok derinden ve sinsice.

Tehlikenin adı bürokratik çelme.

Nüfus müdürlüğünde bile, tapu dairesinde bile insanlar bile isteye mağdur ediliyorsa sıkıntı var demektir!

Deprem olmuş vatandaşın evi yıkılmış, Erdoğan talimat vermiş hızla yenileri yapılmış lakin aradan iki buçuk yıl geçmiş ama o evler hâlâ teslim edilmiyorsa ortada bir sıkıntı var demektir.

Gerekçesi ne olursa olsun!

Sağlık alanında bir büyük devrim gerçekleştirmiş Ak Parti bugün bu alanda vatandaşın tepkisini alıyorsa burada bir sıkıntı var demektir.

Hem de dünyanın en modern, en gelişmiş şehir hastanelerini inşa etmiş olmasına rağmen.

Bürokratik çelme bu alanda da kendisini gösteriyor maalesef.

Karısını 25 yerinden bıçaklayan cani koca serbest bırakılıyorsa oturup düşünmek gerekiyor doğrusu.

Kılıçdaroğlu'nun bürokratlara yönelik tehdit ve hakaretleri konusunda vaktiyle çok uyarmıştım. Burada amaç başkaydı. Kemal Bey iktidara bürokrasi üzerinden çelme takmak istiyordu. Eş zamanlı olarak da kamuoyunda 'geliyoruz' algısı oluşturuyordu. Böylece 'paralel' bir bürokrasi oluşturdu. Çok tanıdık değil mi?

Dahası, maalesef bürokrasi içerisinde kendisini gizlemeyi başarmış FETÖ ve PKK gibi terör örgütlerinin unsurları da boş durmuyor.

Emniyette böyle yargıda böyle...

Hasılı devlet kapısında vatandaş bile isteye mağdur ediliyor ama faturası da Erdoğan'a kesiliyor.

Son KPSS sınavında yaşanan da böyle bir şeydi. Neyse ki Erdoğan hızla müdahale etti.

Bir türlü ameliyat tarihi alamayan insanlar var bu ülkede!

Allah aşkına biri izah etsin bu nasıl mümkün?

Geçenlerde bir tanıdık basit bir ev satışı için haftalardır uğraştığını anlatıyordu.

Oysa Ak Parti yirmi yıl önce böylesi bir ortamda iktidar olmuştu. Şimdi bir el yirmi yıl öncesinin simülasyonunu oluşturuyor.

Bitirilmiş ama bir türlü teslim edilmeyen deprem konutlarından Sayın Cumhurbaşkanı'nın haberi yoktur elbet. Ama evine geçemeyen faturayı ona kesiyor.

Şu tatil sürecinde yaklaşık on il gezdim. Gördüklerimi, duyduklarımı paylaşıyorum aslında.

Sussam gönül razı olmuyor.

Hal böyle iken hiçbir projesi olmayan Kemal Bey 'helalleşelim' turnesiyle seçim almayı amaçlıyor.

Tabii ki helalleşme konusunda samimi değil.

Tabii ki siyasi bir proje.

Tabii ki ajans işi.

Başörtüsüne hakaret eden, yasaklanması için Anayasa Mahkemesi'ne koşan, darbeden medet uman, PKK'nın siyasi uzantısıyla, FETÖ'yle iş tutan, 15 Temmuz'a 'tiyatro' diyen, aklı başında bir tek projesi olmayan Kemal Bey 'helalleşelim' diyerek milleti efsunlayacağına inanıyor.

Geçmiş sicilini 'helalleşelim' diyerek tartışmaya kapatacak.

Ama ne için helalleşmek istediğini açıklamayacak.

Kemal Bey kendisine oluşturduğu bu çok konforlu alanda seçime girecek.

Ve stratejisini de yalan üzerine kuracak.

Dünyanın sırtımıza yüklediği tüm sorunlar da Erdoğan'ın üzerine yıkılacak. Sanki pandemiyi Erdoğan çıkardı. Sanki küresel enflasyonun sorumlusu Erdoğan. Sanki Ukrayna ile Rusya savaşını o başlattı. Sanki petrol fiyatlarını Erdoğan belirliyor.

Bir yandan bunlarla öte yandan PKK'yla, FETÖ'yle mücadele edecek. Yunanistan'la, Suriye'yle, ABD'yle, Fransa'yla mücadele edecek. Ama Kemal Bey PKK mücadelesi için gerekli tezkereye hayır oyu verecek.

Büyükelçilerle düşüp kalkacak.

Yabancı sermayeye 'Türkiye'ye yatırım yapmayın' diyecek.

Karabağ'da Ermenistan'ın safında yer alacak.

Oh ne ala.

Yorumlara Git

İsrail’de mühimmat paniği: "Füze savunma stokları tükenmek üzere!"

İran’dan ABD’ye son ihtar: "Bölgedeki tüm tesisleri boşaltın!"

Melih Gökçek, CHP'yi terletmeye devam ediyor: Hadi cevap verin!

İran’dan Kuveyt Havalimanı’na İHA baskını: Radarlar hedef alındı!

Tuvalet terliğinden b.ka düştüler! İşte CHP zihniyetinin içler acısı hali