AKİT MENÜ

İSLAM

Evlenecek çiftlerde uyum arayışı nasıl olmalıdır?

Evlilik konusu, ilk insandan beri insanoğlunun imtihan olduğu konuların, imandan sonraki ilklerinden biri olarak gelir. Evlenecek çiftlere yol gösterici olarak bir takım tavsiyeler şöyledir:

Güncelleme Tarihi:

1- Evliliğin başlangıcı ve devamı, tam anlamı ile bir kaderdir. Hayatımızdaki her işimizin, aldığımız her nefesin bir kader olduğu gibi.. Kader namına ne biliyorsanız, onu evliliğe uyarlayabilirsiniz. Hulasa olarak da kader şudur:
* İnsansın.
* Yapabileceğini yapacaksın.
* Sonra da senin için yazılmış olana razı olacaksın.
2- Evlilik, bütün beşeri yoğunluğuna rağmen neticede Rabbimizin, üzerinden bize sevap/günah yazdığı bir eylemimizdir. Evliliği sevap/günah kaynağı olarak görmemiz, mü’min olmamızın gereğidir. Düğün yapmamız, düğünde yemekler yenmesi, eşlerin hayat boyu keyifli ve zevkli anlar yaşamaları, bu ibadet olarak görülme gerçeğine engel değildir.
3- Evlilik, mü’min erkek ve kadın arasında olur. Bunu izah etmeye hacet yoktur. ‘Mü’min’ ile ‘mü’min gibi’ olanı da aynı tutamayız. Mevcut şartlarda ‘mü’min gibi’ olanlara, ‘mü’min’ muamelesi yapılarak oluşturulan evliliklerin faturasının dinimize mal edilmesi yanlıştır. Mü’minler, mü’mince yuvalar kurmalıdırlar ki imanın getireceği hayırları görsünler.
4- İman denkliğinden sonra ise en önemli şart, beğenme ve beğenilmedir. Beğenmeyi de FİZİKİ BEĞENME ile başlatmamız bir hayat gerçeğidir. Bunun aksi, suyu yukarı doğru akıtmak kadar çetin olur. Fiziki beğenmeye, cinsellik denebilecek boyutun girmesinde de bir sakınca yoktur; Hatta o, özellikle önemsenen nokta olarak tutulmalıdır. Evliliklerin başarısında/çöküşünde cinselliğin etki oranı, en yüksek oranlı etki noktalarındandır. Yaratılışımız böyledir, hayat böyledir. Babamız Âdem’den beri böyledir, böyle gidecektir. Hadiste zikredilen soy, mal ve dindarlık etkisi de elbette dikkate alınacaktır. Bunlar bir takva pratiği açısından dikkate alınır ama, bu zamanın nesli olarak bu tercihin içini doldurmada zorlanıldığını bilmeliyiz. Ne yazık ki, büyük büyük söz ve teşhirlerin peşinden cılız gerekçelerle perişan olmuş aileler oluşmaktadır.
5- Evlilikte iki şeyi unutmamak gerekir. Birincisi, erkek de kadın da Allah’ın kuludur. Asla biri diğerinin kulu değildir, öyle görülemez de. İkincisi ise şudur: Erkek ve kadının hakları/görevleri vardır. Bu haklar ve görevler, dinimizin belirlediği ölçülerle korunmuştur. Modern çağın baskısı ile bu görevler/haklar temelinden sarsıldığında, kaybeden hem erkek hem kadın olacaktır. Bu nedenle biz, dinimizin ölçülerini korumak ve en azından kendi pratiğimizde yaşatmak durumundayız. Aksi ise huzursuzluktur.
6- Evlilik kurumun bugün en çok muhtaç olduğu bilgi desteği şudur:
Evlilik bir ibadet olarak görülüyorsa ki öyle görülmelidir, her ibadet gibi evliliğin de karşılığı tam olarak ancak Allah’tan alınabilir. Eşler birbirlerinden, haklarına riayeti edilmeyi bekleyebilirler, beklemelidirler de. Tam bir tatmin ise ancak Allah’ın verdiği ile mümkündür. Kadın veya erkek eşinden beklenti içinde olduğunda o beklentisini, ‘tam elde etme’ mantığı ile güttüğünde, hiçbir zaman ‘tam karşılık’ bulmayabilir. Esasen neyin ‘tam karşılık’ olduğu da sabit bir ölçü ile belirlenemez. Bu nedenle, kula hizmet de olsa ortadaki iş, karşılığını Allah’tan bekleyenler daha huzurlu yaşamayı becerirler. Namazımızın tam karşılığını nasıl cennette göreceksek, biiznillah evliliklerimizin karşılığını da cennetlerde göreceğiz.
7- Nikâh, aslında bir sözleşmedir. Şahitler de o sözleşmenin tescil görevlileridirler. Nikâhta taraflar, duygusallığı bir kenara bırakıp enine boyuna beklentilerini ve taahhütlerini konuşmalı, sonraya ertelememeli ve zamana yaymamalıdırlar.
8- Kesinlikle ihmal edilmemesi gereken bir husus da şudur:
Hiçbir insan, bulunduğu yaşın ilerisindeki yaşların adamı değildir. Tecrübe kıtlığı her insanın kaderidir. Mesela yirmi yaşındaki bir kız, kırk yaşındaki hayatının yabancısıdır. Hiçbir zaman o yaşlarını tam ve net olarak takdir edip değerlendiremez. O aradaki eksik bilgi ve tecrübeyi, istişare yoluyla doldurmaya mecburdur. Yeni evleneceklerin, gelecek yaşların tecrübe ve hayat bilgisine sahip olmadan mevcut yaşları ile karar vermeleri, bile bile hata etmekten başka bir şey değildir. Karar sahibi olmaya, istişare ile kararı güçlendirmeyi de ilave etmek, hem dinimizin bir emridir hem de hayatın akışı içinde bir tabiiliktir. Bundan mahrum olmanın sonucu da gördüğümüz aile facialarıdır.
9- Duayı ihmal etmeyelim. Evlenmeden önce evlilik için, evlendikten sonra da evlilik saadeti için dua şarttır. Allah Teâlâ hepimizi muvaffak kılsın.

 

Nureddin YILDIZ

Yorumlara Git

Türkiye’nin yerli ve milli sağlık hamlesi sınırları aştı! Sağlık Bakanı Memişoğlu’ndan Güney Kore’de dev sağlık diplomasısı!

Cevdet Yılmaz başta emekliler olmak üzere tüm Türkiye’yi heyecanlandırdı: 2027 bütçesi refah bütçesi olacak! Toplumun satın alma gücü artacak!

CANLI ANLATIM: Lille - Galatasaray

J.P. Morgan’dan Türkiye’de dikkat çeken adım! SPK’ya başvurmaya hazırlanıyor

Ahlaksızlığa aracı olan sosyal medya rezaletine yargıdan tokat! "Manifest" grubunun kurucusu Tolga Akış için hapis talebi!