AKİT MENÜ

Dünya

İslâm dünyası Çin'e tepki koymalı

BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, “Doğu Türkistan Raporu”nda Çin’in zulmüne “soykırım” demezken, keyfi tutuklama, çalıştırma, kürtaj, kısırlaştırma, tecavüz ve işkenceleri Akit’e değerlendiren Toplama Kamp Mağdurları Platformu Sözcüsü İlyasoğlu, “Artık tüm Türk ve Müslüman liderler seslerini yükselterek Çin’den hesap sormalı” dedi.

GÖKSEL ÇAĞLAV  ANKARA

Komünist Çin’in, Müslüman oldukları için Uygur Türklerine yönelik akıl almaz boyutlarda zulmü devam ederken, BM’nin, “Doğu Türkistan Raporu” Çin’in bütün rezilliklerini ortaya koyuyor. 2017 yılından itibaren Doğu Türkistan’ın geneline yayılan, ‘Çin toplama kampları’ dünyada gündemini korurken, 2018 yılında toplama kamplarının uydu görüntülerinin ortaya çıkması ve uluslararası bağımsız araştırma kuruluşlarınca raporlar yayınlanması geç de olsa BM’yi harekete geçirdi. BM de bir milyondan fazla insanın söz konusu kamplarda tutulduklarını beyan etmişti. ABD hükümeti başta olmak üzere 8 ülke parlamentosu tarafından Çin’in Uygurlara yönelik işlediği insan hakları ihlalleri, insanlığa karşı suç ve soykırım olarak kabul edilmişti. Uzun zamandır BM’nin bağımsız gözlemci heyet göndermesini kabul etmeyen Çin, geçtiğimiz mayıs ayında BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet ve beraberindeki heyetinin Doğu Türkistan’ı ziyaret etmesini kabul etti. Gerçekleşen bu ziyaret beklendiği gibi bağımsız bir şekilde değil, İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet de ifade ettiği gibi basına kapalı olarak gerçekleşti. Çin’in yönlendirmesi doğrultusundaki bir incelemeyle hazırlanan rapor geçtiğimiz gün yayınlandı. Özellikle batılı devletler tarafından eleştirilen Michelle Bachelet söz konusu raporu görevinden ayrılmaya dakikalar kala açıklaması dikkat çekti.

Raporu Akit’e değerlendiren Doğu Türkistan Toplama Kamp Mağdurları Platformu Sözcüsü Mirza Ahmet İlyasoğlu, “BM raporunda beklediğimiz, ‘soykırım’ ifadesini görmemişsek de, Çin’in işlediği bütün suçlar tekrar gözlerimizin önüne serilmiştir. Raporda özetle, ‘Keyfi tutuklama, özgürlüklerinden mahrum bırakma, Çin hükümeti radikalizm önlemek ve terörle mücadele etme kapsamında Uygur ve diğer Müslüman topluluklara karşı insan hakları ihlalleri yapıyor. Zorla tıbbi müdahalelerle doğum kontrolü uygulaması, yani zorla kürtaj ve kısırlaştırma. Zorla çalıştırma, yani köle işçilik. Cezaevlerinde sistemli işkence, ayrıca bu işkenceler kadın ve çocukları yönelik cinsel ve toplumsal cinsiyete dayalı işkenceleri de kapsıyor, yani tecavüz’ suçlamaları bulunuyor” dedi.

“Müslümanların bedduasından sakının”

Açıklamalarda belirtilen ifadelerin bile tahammül sınırlarını aştığını aktaran İlyasoğlu şöyle devam etti; “Aile yakınları Çin’in o işkence dolu Nazi toplama kamplarında olan bizlerin tekrar derinden acıya sevk etmiştir. Biz diyoruz ki; ey Müslüman ve Türk liderleri, Çin’in Doğu Türkistan’da, Türk ve Müslümanlara yaptıkları hiçbir zaman bazı kişilerin söylediği gibi Amerika projesi değildir. Bu bizzat Çin’in alçak emelleridir, artık ses çıkarmamanız için bir sebep kalmadı. Suskunluğunuzun bir tek Çin’in parasından kaynaklandığı artık kimseye sır değildir. Eğer savunduğunuz değerler konusunda samimi iseniz artık harekete geçin, mazlumun duası ile Allah arasında perde yoktur. Mazlumun bedduasından sakının.”

Yorumlara Git

Ankara böyle zulüm görmedi! %60 İle Gelen %100 Pişmanlık: "Hizmet gelecek diye bekledik, susuzluktan kırıldık!"

Yatırımlar Anadolu'yu sardı! Türk Savunma Sanayii devi dalga dalga yaylıyor

Ses kayıtları sızdı! Esed kalıntılardan Siyonistlerle dirsek teması

Türk ‘Aynştayn’ı Oktay Sinanoğlu yıllar öncesinden Özgür Özel’i deşifre etmiş: "Ya satılmıştır Ya Vatansızdır Ya vatan hainidir ya da?

İstifa kararı İran halkına yetmedi: İran'da protestolar sonrası Pezeşkiyan'ın çıkışı gündeme oturdu