AKİT MENÜ

Medya

Ne oldu Nagehan Alçı! Far görmüş tavşan gibi kalmışa benziyorsun

Nagehan Alçı, Taliban’ın elinde 3.5 yıl tutsak kalan ve sonra Taliban’a katılıp Afganistan’a yerleşen Avustralyalı öğretmenle yaptığı dikkat çekici röportajı köşesine taşıdı.

 

Nagehan Alçı, Taliban’ın elinde 3.5 yıl tutsak kalan ve sonra Taliban’a katılıp Afganistan’a yerleşen Avustralyalı öğretmenle yaptığı röportajı köşesine taşıdı. Öğretmenin kendisine “Büyük bir aydınlanma yaşadım” dediğini belirten Alçı, Habertürk'teki dikkat çekici yazısında özetle şunları kaydetti:

"(...) Timothy Weeks, yeni adıyla Cebrail Ömer.

56 yaşında. ‘Taliban’ın içindeki tek Batılı Mücahit’.

Weeks Avustralyalı bir eğitimciydi. 2016 yılında Kabil Üniversitesi’ne İngilizce ders vermeye gelmişti. Henüz çalışmaya başlayalı 10 gün olmuşken bir gün Amerikalı meslektaşı Kevin King ile birlikte okulun kapısının önüne çıktı ve kafasına bir torba geçirilerek arkadaşıyla bir arabaya bindirildi. Taliban güçleri tarafından alıkonulduğu 3.5 yılın hikayesi işte böyle başladı.

Okulun kapısının önüne çıktığı o an Weeks’in hayatının ebediyen ve 180 derece değiştiği andı…

Ben Timothy Weeks, yeni ismiyle Cebrail Ömer’i Kabil Havaalanı'na iner inmez gördüm. Baştan aşağı yerel kıyafetler içinde Batılı görünümüyle dikkatimi çekti. O da başka bir uçaktan inmiş, şehre giriş yapıyordu. Daha sonra hikayesini araştırdım, Taliban’ın kaçırdığı Avustralyalı olduğunu ve 6 hafta önce Afganistan’a taşınarak kendisini kaçıranların saflarına katıldığını öğrendim, röportaj talep ettim. Kabul etti.

Karşılıklı oturduk.

(...)

Ömer 2019’da bir takas sonucu serbest bırakılınca Avustralya’ya evine dönmüş. Annesi o tutsakken yaşamını yitirmiş, kardeşleri ise Ömer’in dönüşümünü kabul edememişler, Stockholm Sendromuna kapıldığını söylemişler. “Benim yaşadığım aydınlanmayı, dönüşümü anlamadılar” diyor. Peki ya arkadaşları? “Bazıları anlıyor, bazıları anlamıyor” yanıtını veriyor.

"DAVET ÜZERİNE TÜRKİYE’YE GELDİM"

Avustralya’da bir süre kaldıktan sonra Türkiye’ye gelmiş Ömer. Röportajın bu kısmını bire bir kendi ağzından aktarayım:

- Afganistan’a ne zaman geldiniz?

6 hafta önce.

- 6 hafta öncesine kadar Avustralya’da mıydınız?

Hayır, Türkiye’deydim. Diyanet’in daveti ile İstanbul’a gelmiştim. Şöyle oldu: Türkiye’nin Avustralya Büyükelçisi ile çok iyi bir hukukum vardı. Serbest bırakıldıktan sonra kendisiyle tanışmaya gittim ve son iki yıldır ne zaman Canberra’ya gitsem Büyükelçi'ye ziyarete uğruyordum, Türk kahvesi eşliğinde çok güzel sohbetler yaptık. Ve sonra Sidney’deki Türkiye konsolosluğu vasıtasıyla bana oradaki Diyanet ulaştı ve bir Türk camiinde hikayemi cemaatle paylaşmamı istedi.

Biliyorsunuz Avustralya’da çok büyük bir Türk toplumu var. Onlar beni daha sonra İstanbul’a davet ettiler. Geçen aralıkta böylece Türkiye’ye geldim, iki ay İstanbul’da kaldım, Türkiye’yi ve Balkanları dolaştım ve sonra da Afganistan’a geldim.

- Burada ne yapmak istiyorsunuz?

Kız çocukları için bir okul açmak istiyorum.

- Ama desteklediğiniz hükümet kız çocuklarının okula gitmesinin önüne engel çıkarıyor…

Hayır sadece geçici olarak alınmış bir önlem bu. Bu hükümet kız çocuklarını DAEŞ’in saldırılarından korumaya çalışıyor. Bakın daha geçen hafta birçok kız öğrenciyi hedef alan bir saldırı gerçekleştirdi DAEŞ.

Daha sonra Taliban mensuplarına ve çocuklarına yüzme ve voleybol dersleri verdiğini anlattı Ömer. "Burada sık sık sel oluyor, yüzme bilmedikleri için boğuluyorlar, onlara yardımcı olmaya çalışıyorum" diye ekledi... (...)"

 

 

 

Yorumlara Git

ChatGPT'de Reklam Dönemi Başlıyor: OpenAI Ücretsiz Kullanıcılar İçin Düğmeye Bastı!

Solak mahalle karıştı! Yılmaz Özdil'den Özgür Özel'e salvolar

Trump'tan Batı Yaka açıklaması! Dikkat çeken ilhak sözleri

İran'dan savaş açıklaması: Netanyahu başka bir şey düşünmüyor

AFAD duyurdu! Erzincan'da deprem