AKİT MENÜ

Siyaset

Ak Partili Efkan Ala: Bizi endişelendiren en önemli nokta entelektüel fakirliktir

AK Parti, iktidara gelişinin 20. yılında “İnsanlığın İyiliği için Öneriler” oluşturma hedefiyle 4-5 Kasım tarihlerinde İstanbul’da “21. Yüzyılda Siyaset ve Yeni Açılımlar Forumu” düzenledi. Etkinliğin son gününde “Yeni bir Soğuk Savaş mı? Küresel Jeopolitik ve Riskler” panelinin moderatörlüğünü üstlenen Ak Parti Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Efkan Âlâ, dünyada yaşanan çeşitli belirsizliklere karşı entellektüellerin siyasilere yol göstermesi gerektiğini belirterek, “Bize yol gösterecek, büyük başlıklar altında unutulmaz etkiler bırakacak entelektüel birikimleri maalesef göremiyoruz. Bizi endişelendiren en önemli nokta entelektüel fakirliktir” dedi.

Yeni Akit  Ankara

21. yüzyılın hızla değişen paradigmaları içerisinde ülkemiz ve tüm insanlığın geleceği için yeni ve alternatif fikirler üretmek amacıyla ulusal ve uluslararası çok sayıda uzman ismi bir araya getiren “21. Yüzyılda Siyaset ve Yeni Açılımlar Forumu” Hilton İstanbul Bosphorus’ta devam etti. Forumun ikinci gününde Ak Parti Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Efkan Âlâ moderatörlüğünde “Yeni Bir Soğuk Savaş Mı? Küresel Jeopolitik ve Riskler” konulu panel düzenlendi. “Yeni bir büyük oyun mu var?”, “Soğuk Savaş gerçekten bitti mi?”, “Ukrayna - Rusya Savaşı’nın çelişkileri”, “Bölgesel, küresel etkileri?”, “Pasifikteki güç dengesi” ve “Küresel hakimiyet mücadelesi” gibi konuların tartışıldığı panele; Kapadokya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Ali Karasar, Lahor Üniversitesi, Atlantic Council Güney Asya Merkezi’nden Dr. Rabia Akhtar, Gürcistan Stratejik Analiz Merkezi Kurucusu, Eski Savunma ve İçişleri Bakan Yardımcısı Nodar Kharshiladze, Ankara Rusya Araştırmaları Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Salih Yılmaz, İstanbul Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın ve Rusya Dışişleri Bakanlığı Diplomasi Akademisi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oleg Karpovich konuşmacı olarak katıldı.

Efkan Âlâ: “Daha adil bir dünya için çalışmaya devam edeceğiz”

Ak Parti Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Efkan Âlâ, 1990’lı yılların ardından dünyanın hiç de iç açıcı bir durumla karşılaşmadığını belirterek, “Arap Baharı’ndan Kafkasya’ya, Ortadoğu’dan Balkanlar’daki gelişmelere kadar tüm süreçleri hep beraber yaşadık. Bunlara karşı dünyanın yaklaşımlarını da gördük. Uluslararası kuruluşların etkisiz müdahalelerine tanıklık ettik. Bu durum bize iyimserlik sunmadı’’ dedi. İnsanlık açısından arayışların her zaman devam etmesi gerektiğinin altını çizen Âlâ, “Dünyada yaşanan belirsizlikleri giderebilecek, bu düşünceleri oluşturabilecek düşünceleri entellektüellerin geliştirmesi gerekmektedir. Bunun gerçekleşmesi siyasilere de yol gösterecektir. Ama bu etkileri bizlere bırakabilecek entelektüel birikimi maalesef göremiyoruz. Bu anlamda bizleri endişelendiren en önemli nokta entelektüel fakirliktir” diye konuştu. Dünyadaki pek çok şeyin zamanla değiştiğine dikkat çeken Âlâ, “Ama adalet, refah arzusu ve ilkesi hiç değişmiyor. Bizim varmak istediğimiz, vardığımız zaman da mutlu olacağımız ilkeler bunlardır. Bu anlayışla biz daha adil bir dünya için çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

Karasar: “Kitleler, algoritmalarla yönetilir hale geldi”

Kapadokya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Ali Karasar, Soğuk Savaş döneminde kabul edilen pek çok doğrunun gerçeği yansıtmadığını ifade ederek, “1991 sonrası yaşanılan durum belirsizlikti. Bu durum 30 yıldır devam etmektedir. 1991-2001 yılları arasında Körfez ve Balkan savaşları gibi geçiş savaşları yaşandı. Düzen hiçbir zaman yerine oturmadı. 2001-2011 yılları arası ise kırılma noktasıydı. Yeni düşman olarak terör ortaya kondu. Teröre karşı savaş döneminde ise çeşitli düzensizlikler yaşandı. Dünyanın hiçbir yerinde taşlar yerine oturmadı. 2011’den sonra da Arap Baharı ile başlayan asimetrik savaşların sayısı arttı. Ama dengeler bir türlü sağlanamadı. Şu ana baktığımızda ise internete bağımlı hale geldik. Dijitalleşme; eğitim, sağlık ve finansta vazgeçilemez bir konuma ulaştı. Kitleler, algoritmalarla yönetilir hale geldi. Yaşadığımız belirsizliklerin bizleri korkutmaması gerekmektedir. Mutlaka bir düzen vardır. Ama biz onu göremiyoruz. Bunu görmemiz için dinamikleri iyi anlamamız ve entelektüel birikimi sağlamamız gerekmektedir” diye konuştu.

Karpovich: “Dünyadaki kötü durumlara karşı diplomasinin gücüne inanıyoruz”

Rusya Dışişleri Bakanlığı Diplomasi Akademisi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oleg Karpovich, Birleşmiş Milletler’in kuruluşunun üzerinden uzun bir zamanın geçtiğini ifade ederek, “BM’nin gelişimi için reformlardan bahsetmemiz gerekmektedir. Başta da BM Güvenlik Konseyi’nin çeşitli reforma ihtiyacı bulunmaktadır. BM’nin içerisine gelişmekte olan ülkelerin dahil edilmesi gerekmektedir. Dünya eskisinden daha karmaşık bir hal almaktadır ve çeşitli çatışmalara sahne olmaktadır. Bu kötü duruma karşı biz hala diplomasinin gücüne inanmaktayız. Bir masanın etrafında toplanarak birbirimizi daha iyi şekilde anlayabileceğimize inanmaktayız’’ dedi.

Akhtar: “Şu anda ilk Soğuk Savaş döneminden farklı bir dönem yaşıyoruz”

Lahor Üniversitesi, Atlantic Council Güney Asya Merkezi’nden Dr. Rabia Akhtar, ABD’nin Çin ve Rusya’ya karşı yeni bir Soğuk Savaş dönemini yaşadığını belirterek, “ABD, karşısında Çin ve Rusya’yı güçlü görmek istemiyor. Yeni bir dünya düzeni kurmak istiyor. Bu düzenin neye benzeyeceğini bilmiyoruz. ABD, Çin’in karşısında ‘blok politikası’ işletiyor. Grup odakları yaratıyor. İkili askeri ittifakları artırıyor. Şu anda ilk Soğuk Savaş döneminden farklı bir dönem yaşıyoruz. Bizim de bu sürece alışmamız gerekiyor. İçinde bulunduğumuz alanları sahiplenmemiz gerekiyor” ifadesini kullandı.

Yılmaz: “Türkiye’nin Rusya ile ikili ilişkisi olmasa Rusya bugün daha da yıkıcı ve saldırgan bir ülke haline gelirdi”

Ankara Rusya Araştırmaları Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Salih Yılmaz ise Türkiye’nin Doğu ile Batı arasında bir köprü görevi oluşturduğunun altını çizerek, “Tüm yaşanan gelişmelere baktığımıza 3. Dünya Savaşı’nın başladığını görmekteyiz. Rusya’ya karşı savaşan NATO ülkelerinin Ukrayna’ya yardım için karar alması, Avrupa ülkelerinin gelirlerinin belirli kısımlarını Ukrayna’ya göndermesi ve paralı askerlerin bölgede savaşması… Bu kısmi olarak 3. Dünya Savaşı’nın başladığını bize göstermektedir. Bölgemizde ise Rusya ve Türkiye’nin öne çıktığını görmekteyiz. Türkiye’nin Rusya ile ikili ilişkisi olmasa; Rusya bugün daha da yıkıcı ve saldırgan bir ülke haline gelirdi. Bir anlamda savaşın daha da kötüye gitmesini Türkiye engellemektedir’’ dedi.

Yorumlara Git

5 ABD yakıt ikmal uçağı vurularak hasar gördü

Baykar’dan sürpriz gövde gösterisi: Dev Kamikaze İHA K2 sahnede!

Hürmüz Boğazı'nda kritik bekleyiş: Bakan Uraloğlu 15 Türk gemisinin son durumunu açıkladı!

Trump ilan etti: "Hark Adası'nı vurduk, askeri hedefleri yok ettik!"

Petrolün ateşini alacak sözler! Trump'tan Hürmüz Boğazı açıklaması