AKİT MENÜ

Ekonomi

Hizmet tespitinde beş yıllık hak düşürücü süre var

Sosyal güvenlik mevzuatımızda emeklilik yaşı çok sık değiştirilmiştir. Şimdiki adı SGK olan İşçi Sigortaları Kurumunun ilk kurulduğu dönemde emeklilik yaşı 60 olarak düzenlenmiştir. Daha sonra emeklilik yaşı daha aşağılara çekilmiş ve 1992 yılında emeklilik yaş şartı da kaldırılmıştır.

Emeklilik yaşının kademeli biçimde artırıldığı 8 Eylül 1999 tarihinden önce ilk defa sigortalı olan işçiler, kadın ise 20 yıl erkek ise 25 yıl sigortalılık süresinin tamamlamaları ve en az 5000 gün prim ödemeleri halinde emekli olabilmekteydi. Ayrıca 5000 gün primi bulunmayan ancak 50 yaşını tamamlayan kadınlarla 55 yaşını tamamlayan erkekler, 15 yıl sigortalılık süresini tamamlamaları ve en az 3600 gün prim ödemeleri halinde yine emekli olma imkanına sahipti.

8 Eylül 1999 tarihinde yürürlüğe giren emeklilik yaş değişikliği hükümlerine göre ilk defa 8 Eylül 1999 tarihinden önce sigortalı olanların emeklilik yaşı ilk defa sigortalı olunan tarihe göre belirleniyor. İlk defa sigortalı olunan tarih ne kadar erken ise emeklilik yaşı o denli erken oluyor.

İlk defa 8 Eylül 1999 tarihinden önce sigortalı olanlar Emeklilikte Yaşa Takılanlar, kısa adıyla EYT’li olarak anılıyor. EYT kapsamındakilerle ilgili bir yasal düzenleme çalışması devam ediyor. EYT yasasıyla ilgili çalışma önümüzdeki ay Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Vedat Bilgin tarafından kamuoyuna açıklanacak ve aynı zamanda kanun değişikliğine ilişkin tasarı TBMM’ye sunulacak.

EYT kapsamına girenler ilk defa 8 Eylül 1999 öncesi sigortalı olanlar. Esasında 8 Eylül 1999 tarihinden önce çalışan ancak sigortalılık bildirimi yapılmadığı için EYT kapsamına giremeyen okurlarımız, 8 Eylül 1999 tarihi öncesine ait sigortalılık hizmetlerinin tescilini idari yolla veya mahkeme yoluyla yapıp yapamayacaklarını soruyor.

Sosyal güvenlik mevzuatımıza göre sigortalı olmak zorunlu. Bu konuda kişinin iradesine bakılmıyor. Bir işyerinde çalıştığı halde sigortalılık bildirimi yapılmayan kişiler bu sürelerin tespiti üç yolla sağlayabiliyor. Buna hizmet tespiti deniliyor. Bu tespit türleri şunlar.

Fiilen Tespit: İşyerinde işçinin SGK Müfettişi veya SGK Denetmeni tarafından fiilen çalışırken görülmesi ve tutanağa kaydedilmesi yoluyla hizmet kazanılması mümkün. Ancak fiilen tespitlerde, tespitin yapıldığı tarihten önceki bir yıllık süreye kadar olan hizmet kazandırılabiliyor. Dolayısıyla ilk defa 8 Eylül 1999 tarihinden önce sigortalı olanların hizmetlerinin fiilen tespiti mümkün değil.

Kayden Tespit: İşçinin işyerinde çalıştığının SGK Müfettişi veya SGK Denetmeni tarafından yasal işyeri kayıtları üzerinden tespiti halinde hizmet kazandırılabilir. Burada bir süre sınırı yok. Yeter ki işyerinin yasal kayıtlarında çalışmaya rastlanılsın. Şayet çalışılan işyeri kamu kurumu değilse işveren çalışanın ücret ödemelerini yasal kayıtlara yansıtmadığı için hizmet kazanmak mümkün olmaz. Ancak ücret ödemesi bankadan yapılmış ise bu halde hizmet kayıt yoluyla da tescil edilebilir.

Mahkeme Yoluyla Tespit: İşçi, çalıştığı halde sigortalı bildirilmemiş ise İş Mahkemesi yoluyla hizmetlerinin tespiti yaptırabilir. Ancak böylesi bir dava açmak için, işten çıkılan tarihi takip eden yıl başından itibaren beş yıl içinde dava açmak şart. Beş yıllık süre geçmiş ise hak düşürücü sürenin dolması nedeniyle mahkeme yoluyla hizmet kazanmak mümkün olmaz. Kanunda yer alan beş yıllık hak düşürücü süre nedeniyle ilk defa 8 Eylül 1999 tarihinden önce çalışan ve sigortalılık hizmeti bildirilmeyen kişi 2017 yılından önce çalıştığı ve sigortalı bildirilmediği işyerinden ayrılmış ise mahkeme yoluyla hizmet kazanamaz.

Yorumlara Git

Seküler bağnazlar kudurmuştu! Bakan Çiftçi Abdülhamit Han tablosu hakkında konuştu

Kahire'de kritik zirve! Ortadoğu'nun geleceği bu görüşmede masaya yatırıldı!

Fas'ta tatbikata katılan 2 ABD’li asker kayboldu Ordusuna sahip çıkamıyor Bekçiliğe soyunuyor

Bakan Göktaş’tan resimli paylaşım Gurbet bir tercih değil gerçekliktir

Soykırımcı İsrail şimdi de hırsızlığa başladı: Filistin’in 5 milyar dolarına çöktüler