AKİT MENÜ

Aktüel

Komünist Hikmet’e bile övgü var, bir tek ..

odatv’nin sahibi Soner Yalçın, Türkiye’nin birincisi, dünyanın beşincisi Yusufeli Barajı için kaleme aldığı yazısında, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın adını bile anmadan, kendi sitesinde beşli çete olarak tanıtılan işadamına tebriklerini ifade etti. Bu arada 1970'li yılların komünist ideologu Hikmet Kıvılcımlı'yı da anmadan duramadı. Yazıyı okuyanlar şaştı kaldı, risk alıp yaptıran Erdoğan, küfürleri yiyen Erdoğan.. Övgü ise komünist Kıvılcımlı'ya.

Güncelleme Tarihi:

Risk alıp yaptıran Erdoğan..
Küfürleri yiyen Erdoğan.. odatv'nin sahibi Soner Yalçın'ın Yusufeli Barajı için yazdığı yazıda Komünist Hikmet’e bile övgü var, ama bir tek Erdoğan’dan tek kelime yok!

odatv’nin sahibi Soner Yalçın, Türkiye’nin birincisi, dünyanın beşincisi Yusufeli Barajı için kaleme aldığı yazısında, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın adını bile anmadan, tebriklerini ifade etti.

Spie Batignoles, Cegelec, Gec Alsthom Neyrpic, Gec Alstom Electromecanique, Spie Enertrans ve Doğuş İnşaat'tan.. Türkiye Komünist Partisi’ne kadar, komünist Hikmet Kıvılcımlı’ya kadar ismini anmadığı kalmayan Soner Yalçın, komünizm ve emperyalizm kavramlarını da yazısında masaya yatırdı..
Komünist Parti övücülüğüne bile yer bulunan yazıda, Yusufeli Barajı için elini taşın altına koyan, büyük bir riske giren, o baraj için bütçeden yapılan harcamalarla Türkiye’nin önümüzdeki onlarca yıllık süreçteki kazanımlarını, kısa vadeli popülist harcamalara tercih eden, kendi iktidarındaki rahatlamayı bir kenara bırakıp, ilerki yıllara yatırım yapan Tayyip Erdoğan’ın adından ise hiç bahsedilmedi.

Hakareti Erdoğan’a, övgüsü komüniste!

Öyle ki, o Erdoğan, Yusufeli barajı ve benzeri yatırımlar için yaptığı harcamalar yüzünden, hemen hergün odatv ve benzeri siteler ile, CHP yandaşı medya organlarından da hakaretler işitiyor, küfürler yiyor..
Bu hakaret ve küfürlere rağmen, işbilmezlik suçlamalarına rağmen, Türkiye’nin en büyük barajını yaptırmakta tereddüt etmeyen Tayyip Erdoğan’ın adını bile anmadan, komünist partilerin, komünist isimlerin övgüsü eşliğinde kaleme alınan Soner Yalçın’ın yazısında, şu ifadelere yer verildi:
“Sonunda… Türk şirketleri öncülüğünde beş bin Türk emekçisi yedi yıl aralıksız çalışarak imkansızı başardı. 275 metre yüksekliğinde Türkiye'nin en büyük, dünyanın üçüncü en yüksek barajının inşaatını bitirdi.
Bu yapı, yılda 1 milyar 900 milyon kWh enerji üretecek. Üretilen enerjiyle ülke ekonomisinin çarkları dönecek, yıllık 4,1 milyar lira gelir sağlanacak.
Keza:
Baraj projesiyle yapılan 69,2 kilometrelik yeni karayolu ağını; 39 tünel, 19 köprü ve Şilenkar, Tekkale, Baraj, Yusufeli Merkez viyadükler oluşturdu.
Barajın olduğu yerdeki ilçe köyleri yeni yerleşim yerleri yapılarak 500 metre yüksekliğe taşındı.
Evet, 390 km uzunluğundaki dünyanın hızlı akan on nehrinden biri olan Çoruh Nehri üzerine inşa edilen, 2,2 milyar m3 su depolama kapasitesine sahip Yusufeli Barajı ve Hidroelektrik Santralinden bahsediyorum.”
Tam bu aşamada, “bir virgül” diyerek, içi boş, kendi boş, söylemi boş Komünist Parti’nin övgüsüne geçen Soner Yalçın, şu ifadelere imza attı:
“Türkiye Komünist Partisi'nin önde gelen devrimcilerinden Dr. Hikmet Kıvılcımlı, 1970 yılı Ocak ayında İstanbul'da Dev-Genç üyelerine üç hafta süren seminer verdi. Dedi ki:
-Türkiye'de ‘emperyalizm' diyor arkadaşlarımız. Bunu yeterince aydınlık olmayan bir deyim sayıyorum. Çünkü, ‘emperyalizm' denince hâlâ 1919 yılındaki çakaralmaz silahıyla düşünmeye başlıyoruz: Yani o zaman ki kafamıza göre dışarıdan gavur geliyor ona karşı emperyalizme karşı savaşıyoruz. Böyle midir bugünkü anti-emperyalist savaş? Hayır.
-Biliyorsunuz komprador burjuvazi, üretimle ilişkisi bulunmayan bir sosyal sınıf zümresidir. Avrupa'nın mallarını Türkiye'de satmakla meşgul olur. Bu zümrenin, Avrupa-yabancı sermayenin ajanlığını yapma görevi yalnız malları alıp satma biçiminde kalmadı. Bu ekonomi ilişkiler o zümrenin kafa yapısına da etki yaptı; malların acentesi olduğu gibi politikada da yabancı sermayenin acenteliğini yaptı…
-Bu kompradoru tasfiye etti, iktidardan attı Kuvayı Milliyeciler. Ama zamanla yerine yavaş yavaş finans kapital (yedek gücü tefeci bezirganlıkla) geldi. Ve bugün ikinci emperyalist savaşını bunlara karşı yapıyoruz. İkinci Kurtuluş Savaşı dememiz bundan. Milli Cephe kurmak istememiz bundan…
Dr. Kıvılcımlı, Milli Demokratik Devrim taraftarıydı. Kurtuluş savaşındaki Müdafaa-i Hukuk Cemiyetlerini Anadolu milli burjuvazisinin kurduğunu anımsattı hep. Emperyalizme karşı tüm milli güçlerle işbirliği önerdi.”
Ve en nihayetinde Soner Yalçın, neyse ki kendi adamlarının “beşli çete” olarak suçladığı Nihat Özdemir’e teşekkür ederek yazısını bitiriyor:
“Yusufeli Barajı ve Hidroelektrik Santralını yapan işadamı Nihat Özdemir'i pazar günü telefonla arayıp tebrik ettim, ülkemize kattığı değer için teşekkür ettim…
Emperyalizme karşı mücadele ve tam bağımsız Türkiye inşası, lafla olmaz arkadaşlar!”

Yorumlara Git

Namaza karşı barikat, şiddete karşı sahte feryat: İki yüzlü Eğitim Sen

İzmir'de kriz! CHP belediyelerinde bankamatikçi bitmiyor

Pentagon'dan bir ülkeye daha askeri müdahale sinyali! Trump kontrolden çıktı

Futbolcu hakemin kızını kaçırdı!

Petrol piyasasında tansiyon düşüyor: Fiyatlar gerilemeye başladı