Gündem
Zillet kendi eliyle kayyıma teslim oldu
Hazine ve Maliye Bakanlığı 2018’de Orta Vadeli Program’ın hedef ve sonuçlarının izlenmesi amacıyla Amerikalı danışmanlık şirketi McKinsey ile görüşme yapmış, Başkan Erdoğan, “Bunlara gerek yok. Biz bize yeteriz” diyerek olaya nokta koymuştu. O zaman AK Parti’nin bu girişimini, “Yeni bir Düyun-u Umumiye” diye yaftalayan, “ülkenin kayyıma teslim edildiğini” savunan hatta daha da ileri gidip, iktidarı ‘yargı’ ile tehdit eden zillet bileşenleri, bugün sözde vizyon projelerini Yahudi asıllı ABD’li Jeremy Rifkin’e teslim ederek, büyük bir ikiyüzlülük örneği sergiliyor. İşte CHP ve avanesinin o açıklamaları...
Batı'nın kucağına atacak
1993 tarihinde kurulan CHP-DYP koalisyonunun da olduğu çok sayıda hükümetin hizmet aldığı uluslararası danışmanlık şirketi McKinsey üzerinden “ABD şirketine güvenenin ülkede yeri yok” şeklindeki sözlerle iktidara yüklenen zillet bileşenlerinin gerçek yüzünü deşifre eden açıklamalardan bazıları şöyle:
Kılıçdaroğlu, 2018’deki Abant kampında şunları söylemişti: “Bundan daha büyük bir felaket yoktur. Bu yeni bir Düyunu Umumiye’dir. IMF’den bile daha ağır ve kötü bir şeydir. Bu kamudaki ekonomi yönetiminin ortadan kaldırılmasıdır. Bütün ekonomi yönetimimiz bir yabancı şirketin kucağına bırakıldı.”
2 Ekim 2018’de partisinin grup toplantısında Erdoğan’a 10 soru yönelten aynı Kılıçdaroğlu, “Ezanımıza bayrağımıza saldırıyorlar’ dediklerinden para istemeyi bu millete nasıl anlatacaksınız?” ifadesini kullanmıştı.
Eleştirileri bununla sınırlı kalmayan Kılıçdaroğlu, aynı tarihlerde, “ABD şirketine güvenenin ülkede yeri yok. Devletin mali bilgilerini bayrağımıza saldıranlara teslim edeceksiniz ve içinize sindireceksiniz” demişti.
Kendini gerçek milliyetçi addeden Kılıçdaroğlu, yine McKinsey üzerinden, şu nutukları atmıştı: “Sen bir ABD danışmanlık şirketi tut, o gelsin üç ayda bir denetlesin. Kendi milletine, kendi devletine güvenmeyip bir Amerikan şirketine güvenen bir hükümetin Türkiye toprakları üzerinde yeri yoktur.”
CHP Parti Sözcüsü Faik Öztrak da, “McKinsey Türkiye Cumhuriyeti Hazinesi’ne kayyım olarak atanmıştır. İkinci kozmik oda vakası oluşturacaktır” ifadesini kullanmıştı.
Kılıçdaroğlu’nun Rifkin için tek kelime etmeyen Akşener, 2 Ekim 2018’deki konuşmasında, McKinsey’i “ikinci kozmik oda vakası” olarak niteleyerek, “Bu anlaşmayı imzalayanları affetmeyeceğiz. Günü geldiğinde kesinlikle yargılayacağız” tehdidinde bulundu.
Temel 'Kayyım' demişti
Temel Karamollaoğlu da, 3 Ekim 2018’de şu sözleri sarfetmişti: “Bir milletin geleceğini bir kişiye bağlamak ne kadar yanlışsa, bir ekonominin geleceğini de bir şirkete bağlamak o kadar yanlıştır. Bunun en son ve en dramatik örneği ekonomi yönetiminin ABD’li şirketlere teslim edilmesidir. McKinsey, Türkiye’ye atanmış bir kayyımdır.”
Karamollaoğlu, başka bir eleştirisinde, “Bu basit bir şirket değil. 90 yıllık geçmişi var. Dünyanın neresinde büyük problemlemler yaşanmışsa bir yerinden konuya bağlanıyor” demişti.
IMF yetkilileriyle kapalı kapılar ardında gizli görüşmeler yapan İP’li Durmuş Yılmaz, IMF yerine McKinsey’in tercih edilmesinin ekonomide zaten olmayan şeffaflığın üzerini iyice örteceğini söyledi.