İSLAM
05.12.2022 Günün Âyet ve Hadisi
Sizler için hazırladığımız günün âyet ve hadisi ile günün sözünü istifadelerinize sunuyoruz...
VAHYİN DİLİNDEN
يَوْمَ يُنْفَخُ فِي الصُّورِ وَنَحْشُرُ الْمُجْرِمٖينَ يَوْمَئِذٍ زُرْقاًۚ
يَتَخَافَتُونَ بَيْنَهُمْ اِنْ لَبِثْتُمْ اِلَّا عَشْراً
نَحْنُ اَعْلَمُ بِمَا يَقُولُونَ اِذْ يَقُولُ اَمْثَلُهُمْ طَرٖيقَةً اِنْ لَبِثْتُمْ اِلَّا يَوْماًࣖ
Esirgeyen bağışlayan Allah'ın adıyla
"O gün sûra üfürülür ve günahkârları o gün gözleri göğermiş olarak toplarız."
“On günden fazla kalmadınız” diyerek aralarında fısıldaşırlar."
"İçlerinden en aklı başında olanı, “Hayır, ancak bir gün kaldınız” der. Halbuki söyledikleri şeyi en iyi biz biliriz.
(Tâhâ Suresi, 102-104) (Meâl Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı)
102. âyetin “gözleri göğermiş olarak” şeklinde tercüme ettiğimiz kısmı, günahkârların o günün dehşeti karşısındaki durumunu tasvir etmektedir. Bunu, onların gözlerinin korku ve şaşkınlıktan donuklaşmış bir halde olacağı şeklinde anlamak mümkündür. Bazı müfessirler burada, böyle kimselerin gözlerinin haşir günü şiddetli susuzluk sebebiyle mavimtrak bir renk alacağına işaret bulunduğunu, diğer bazı müfessirler de –İsrâ sûresinin 97. âyetinden hareketle– bunların kıyamet günü kör olarak haşredileceklerinin kastedildiğini belirtmişlerdir (Taberî, XVI, 210; “sûr” ve sûra üfürülmenin anlamı hakkında bk. En‘âm 6/73).
103 ve 104. âyetlerde, öldükten sonra dirilmeyi inkâr edenlerin mahşerde kendi aralarındaki konuşmalarına dair bir anlatım yer almaktadır. Kur’an’da başka pek çok yerde rastlandığı gibi burada da, insanın “zaman” algısının aldatıcı karakterine ve buna bağlı olarak böyle bir “zaman” kavramının izâfîliğine işaret edilmektedir (Esed, II, 640). İbn Âşûr, müfessirlerin “Hayır, ancak bir gün kaldınız” sözünü söyleyen kişinin âyette en aklı başında olan şeklinde nitelenmesine dair doyurucu bir açıklama yapamadıklarını ifade ettikten sonra, bunun gerek hakikat gerekse mecaz anlamına göre anlaşılabileceğini belirtir ve kendi görüşünü şöyle açıklar: Hakikat mânası esas alınırsa, bahse konu olan inkârcıların yaptıkları hata için mazeret üretme çabası içinde oldukları, anılan sözün sahibinin de isabetli bir tahmin yaptığına değil mazeret üretmede başarılı olduğuna işaret edildiği söylenebilir. Zira onlar kendi hallerini gözden geçirirlerken paradoksal bir durumla karşı karşıya bulunmaktadırlar:
Bir taraftan yeniden dirilişin yeryüzünde cesetlerin çürüyüp yok olacağı bir süre kaldıktan sonra gerçekleşeceği anlayışı, diğer taraftan da bedenlerinin aynen dünyada olduğu gibi durduğunu görmeleri. Böyle bir durumda “On günden fazla kalmadınız” tarzında bir izahla kendilerini avuturlarken, –bu kadar bir sürede de vücutta değişikliklerin olabileceği dikkate alınınca– “Hayır, ancak bir gün kaldınız” sözünü söyleyen kişi daha iyi bir mazeret üretmiş olmaktadır. Bunun mecazi bir anlatım olduğu kabul edilirse, her iki tahminin gerçeklerden ne kadar uzak olduğuna dikkat çekilmek istendiği, “Hayır, ancak bir gün kaldınız” sözünü söyleyenin ise özel biçimde hicvedildiği yorumu yapılabilir (XVI, 305-306). Bir başka açıdan bakılarak, bu sözün diğerleriyle alay etme amacı taşıdığı da düşünülebilir.
Kaynak : Kur'an Yolu Tefsiri
ALLAH RASULÜ'NDEN (Sallellahu Aleyhi ve Sellem)
مَا مِنْ يَوْمٍ يُصبِحُ العِبادُ فِيهِ إِلاَّ مَلَكَانِ يَنْزِلانِ ، فَيَقُولُ أَحَدَهُمَا : اللَّهُمَّ أَعطِ مُنْفِقاً خَلَفاً، وَيَقُولُ الآخَرُ : اللَّهُمَّ أَعطِ مُمسكاً تَلَفاً
“Her sabah iki melek iner. Biri:
-Ya Rabb! İyilik edene malının karşılığını (halef) ver, der. Diğeri de:
-Ya Rabb!. Cimrilik edenin malını telef et, diye dua eder.”
Kaynak: Buhârî, Zekât 27; Müslim, Zekât 57
GÜNÜN SÖZÜ: