Gündem
Küfürbazdan kahraman olmaz
Koltuğa oturduğu günden bu yana İstanbul’a hizmet üretmek yerine reklamlarla, konserlerle, tatillerle gündeme gelen ve kadim kentin bütçesini sıfırlayarak belediyeyi borç batağına saplayan CHP’li Ekrem İmamoğlu’nu parlatmak isteyen zillet paydaşları ve fonlu medyası yine ucuz bir şov sahneliyor. İmamoğlu’nun, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı’na “lan”, devletin valisine “it”, YSK üyelerine ‘ahmak’ dediğini, İBB Meclis üyelerine ise galiz küfürler yağdırdığını hatırlatan uzmanlar ise, “Küfürbazdan kahraman olmaz” görüşünde birleşti.
Basit bir cezadan ekmek çıkmaz
TİMAG Başkanı Av. Ertuğrul Akar, şunları ifade etti: “Bağımsız yargının verdiği bu karar, siyasi bir karar olamaz. Çünkü alenen basın yayın organları vasıtasıyla kamu görevlilerine hakaret edilmiştir. Aldığı ceza normal adli bir vakadır. Buradan siyaset çıkmaz. Yargı üzerinden siyaset devşirme, bağımsız olmadığı iddialarda bulunma doğru kaçmaz. Yalova Belediye Başkanının duruşmasında heyeti tehdit eden ve parmak sallayan bir CHP heyeti vardı. Keza devlete hakaret etmek, memura mukavemette bulunmak, görevini yapmasına engel olmak gibi suçlardan hüküm giymiş bir kadını, siyasi yasaklı olmasına rağmen hâlâ İl Başkanlığında oturtuyorlar. Genel başkanları devlet dairelerini basıyor. CHP bu tür davaları siyaset devşirme aracı olarak görüyor. Çünkü proje ve hedef yok. Ancak Erdoğan’ın hikâyesini örnekleme gibi bir kolaycılığa düşmüşler. Erdoğan bir zulme uğradı. O dönem susanların kahraman üretmeye çalışmaları ikiyüzlülük.
Oyunu iyi plânlamışlar
“Bu olayın çarpıtılması yalnızca yargıya zarar verir, başka hiçbir sonuç çıkmaz. Öyle bir ciddiyetsiz durum ki kendi genel başkanı arabanın üzerine çıkmadı ama Meral Akşener konuştu. Bu, oyunun nasıl planlandığını ortaya koyuyor. Değer yandan, mahkemenin verdiği hüküm kesin değil. İstinaf ve Yargıtay aşaması var. Ortalama 2 yılı sürecek bir süreçten bahsediyoruz. Kesinleşme olmadan 53. madde, yani bazı haklardan yasaklı olma hali, daha açık ifadeyle siyasi yasak uygulanmayacaktır. Koltuğunda oturup görevini yapmaya devam edecek. O yüzden koltuğu bırakacak algısı yanlış bir algıdır. İBB’den çalışanlara mesaj gitmiş, ‘Hemen Saraçhane önüne toplanın’ diye. Yani orada toplanan halk falan değil, kendi çalışanlarını zorunlu olarak topladılar. Özetle mahkeme kararı dahi ellerine yüzlerine bulaştı.”
6’lı masanın adayı yapılmak isteniyor
Araştırmacı Yazar İsmail Nacar da, şunları dile getirdi: “Ekrem İmamoğlu davası, ortalama 6 aylık bir sürede veya bir yılda makul bir ceza ile bitirilebilecekken, derin bir FETÖ strateji ile bugünlere taşındı. Burada amaç Erdoğan’ı hem seçim arifesinde yıpratmak hem de artık siyasi mevtaya dönüşen İmamoğlu’na bir mazlumiyet gömleği giydirerek onu yeniden sahneye sürmektir. İmamoğlu başta FETÖ gibi karanlık yapılar olmak üzere belli dış çevreler tarafından 6’lı masanın ortak adayı yapılmak isteniyor. Masa etrafında olup da görünmeyen eller, Türkiye’nin sosyolojisini çok iyi okuyorlar. Bu mahkûmiyet ile mağdur gömleği giydirerek Erdoğan’ın karşısına çıkarmaya çalışıyorlar. Bir de Kılıçdaroğlu’nun, Tuncelili olması ve Erdoğan karşısında seçilme imkânının olmaması onları böyle bir arayışa gitmiş durumda. Dava öncesi ve sonrası yaşanan olaylar, matematiksel hesaplamaların yapıldığını gösteriyor. AK Parti sayesinde başbakanlık, bakanlık yapmış sonra da parti kurmuş liderciklerin Saraçhane’ye koşması yapılan kurguyu gözler önüne seriyor. Hakaret davası üzerinden kahraman çıkarmak, böyle bir siyasi mühendisliğe soyunmak vahim ve acınası bir durum.”