Medya
Onurunuz varsa utanırsınız! Ali Babacan ile Ahmet Davutoğlu'nu çılgına çevirecek yazı
AK Parti'den ayrılıp Tayyip Erdoğan'a düşmen kesilen, Erdoğan'ın iktidardan gitmesi için de din karşıtı CHP ile ittifak yapmakta bir beis görmeyen Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu'nun, ağızlarıyla kuş da tutsalar malum zevata yaranamayacağı bir defa daha gözler önüne serildi. Cumhuriyet gazetesi yazarı Zülal Kalkandelen, Ekrem İmamoğlu hakkında verilen cezanın ardından İBB binasının bulunduğu Saraçhane’de konuşan Babacan ile Davutoğlu'nun konuşmalarının belli bölümlerini yerden yere vurup, bu isimler üzerinden Necip Fazıl'a olan kinini de kustu.
AK Parti'den ayrılıp Tayyip Erdoğan'a düşmen kesilen, Erdoğan'ın iktidardan gitmesi için de din karşıtı CHP ile ittifak yapmakta bir beis görmeyen Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu'nun, ağızlarıyla kuş da tutsalar malum zevata yaranamayacağı bir defa daha gözler önüne serildi.
Cumhuriyet gazetesi yazarı Zülal Kalkandelen, Ekrem İmamoğlu hakkında verilen cezanın ardından İBB binasının bulunduğu Saraçhane’de konuşan Babacan ile Davutoğlu'nun konuşmalarının belli bölümlerini yerden yere vurup, bu isimler üzerinden Necip Fazıl'a olan kinini de kustu.
İşte o skandal yazının ilgili bölümü:
"Saraçhane’de ortaya çıkan ama bu kriz ortamında pek kimsenin üzerinde durmadığı gerçekler de var.
Ali Babacan, konuşmasında “Necip Fazıl’a, Halide Edip’e zulmedenlerle mücadele edeceğiz” diyerek bu isimleri alkışlattı, bu yolla Atatürk’ü ve CHP’yi hedef aldı, Erdoğan’ı “dünün ezileni” olarak gösterdi; Davutoğlu ile birlikte 2002-2015 AKP dönemini akladı. İkisi de 28 Şubat’ı darbeler arasında saydı. Davutoğlu, 27 Nisan 2007 bildirisi ile 15 Temmuz 2016’daki kanlı FETÖ darbesini aynı kefeye koydu.
Kılıçdaroğlu, kendi şahsına bir saldırı olduğunda karşılık vermiyorsa kendisi bilir ama gericiler ve mandacılar savunulduğunda CHP genel Başkanı olarak buna sessiz kalması es geçilemez.
Kılıçdaroğlu’nun kendisinin de İmamoğlu’na destek için Berlin’de kaydedip paylaştığı videoda, “28 Şubatçılar artık Saray’ın içindedir. Saray artık 28 Şubat zihniyetinin ta kendisidir” diyerek talihsiz bir açıklamada bulunduğunu belirtmek gerekir.
Öncelikle, 28 Şubat’ta darbe yok; hukuk sistemi içinde alınan Milli Güvenlik Kurulu kararları var. Ayrıca Saray, bırakın 28 Şubatçı olmayı; tam tersine gericilerle, tarikatlar ve cemaatlerle kol kola girmiş; laiklikle, Atatürk’le, Cumhuriyetle hesaplaşıyor. CHP genel başkanının siyasal İslamcıların söylemini benimsemesi hazindir.
Gelelim Necip Fazıl’a...
Uğur Mumcu’nun yazdığı gibi...
“Necip Fazıl, iyi bir şair... Hiç şüphe yok... Necip Fazıl, bir Atatürk düşmanı... Buna da hiç şüphe yok...
Necip Fazıl, örtülü ödenek kasasına bağlanmış bir İslamcı şair!.. Bundan da hiç şüphe yok.
Yap dini yayın... Al paranı.
Dünden bugüne değişen ne ki?
Yalnızca ‘kaldırımlar’!”
Siyasete bakınca değişen ne ki?
Öv gericiyi, al alkışı!"