Siyaset
Erdoğan’ın AB restine gurbetçiden destek
Cumhurbaşkanı’nın “Siz yolunuza biz yolumuza” sözleriyle vize şartları dayatan Avrupa Birliği’ne çektiği restin yankıları sürüyor. Başta Almanya olmak üzere AB ülkelerini yeniden mülteci korkusu sararken, Avrupa’da yaşayan Türkler ise, Erdoğan’ın AB’ye ayar veren açıklamalarını gururla karşıladı.
“HADSİZLERE HADLERİNİ BİLDİRDİ”
Türkiye’nin restinin doğru bir çıkış olduğunu ifade eden Avrupa Parlamentosu Eski Milletvekili Ozan Ceyhun, “Türkiye, her gün şehit cenazelerini kaldırırken vize muafiyeti olsa ne olur olmasa ne olur. AB, bunu kavramaktan aciz. Avrupa’da ve AB Parlamentosu’ndaki bazı densizler, bazı hadsizler gerçekten ne dediklerinin farkında değiller. Onlara hadleri bildirilmesi gerekiyordu ve Cumhurbaşkanımız da onlara hadlerini bildirdi. Cumhurbaşkanımızın verdiği mesajda AB’ye gitmesi gerektiği şekilde gitti. Türkiye, AB’nin kıytırık vize muafiyeti konusundaki şantajvari tavırlarına papuç bırakmaz” dedi.
“TÜRKLER ARASINDA OLUMLU KARŞILANDI”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Siz yolunuza biz yolumuza” şeklindeki restin Almanlar tarafından kabullenilemediğini belirten Eski IGMG Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilatlanma Başkanı Sami Ganioğlu da, “Almanlar Türkiye’nin dik duruşundan ciddi manada rahatsızlar. Almanların rahatsızlığının tam aksine ise Türk toplumunda büyük bir memnuniyetle karşılandı. Almanya’da yaşayan Türk toplumu Erdoğan’ın restini, ‘Türkiye ayağa kalktı ve dik duruş sergiliyor. Bu dik duruşu nedeniyle memnuniyet duyuyoruz. Artık AB, tokatlayamıyor. Erdoğan’la gurur duyuyoruz’ şeklinde değerlendiriyor” ifadelerini kullandı.
“AB ÇAREYİ YUNANİSTAN’DA ARAYABİLİR”
Tayyip Erdoğan’ın AB’ye resti sonrasında Almanya’da mülteci korkusunun başladığına dikkat çeken Ganioğlu, “Alman medyası, Türkiye’ye yapılan yardımların kesilerek Yunanistan’a verilmesi ve Yunan adalarında daha karaya ayak basmadan mültecilerin önünün kesilmesi konuşuluyor” açıklamasında bulundu.
“AVRUPA BİRLİĞİ BİR HIRİSTİYAN BİRLİĞİDİR”
Erdoğan’ın dik duruş ortaya koyan üslubunun Avrupa’nın yakından bilindiğini hatırlatan Avrupa Türk İslam Birliği (ATİB) Genel Başkanı İhsan Öner ise, “Avrupa’nın Türkiye’deki muhatabı Sayın Erdoğan olduğu ve kendisiyle uzlaşının sağlanmasının mümkün olmadığı yönünde genel bir algı var Almanya’da. Avrupa, Türkiye’nin tek muhatabının Erdoğan olduğunu net olarak anlamış oldu. Avrupa’nın durup dururken, ‘vizeyi kaldırıyoruz’ demesi şaşırtıcıydı ve kaldırmayacağı da baştan belliydi. Avrupa, yıllardır Türkiye’ye karşı verdiği sözlerini yerine getirmedi. Türkler arasında ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözleri olumlu karşılandı. Avrupa Birliği, bir Hıristiyan birliğidir, Türkiye’yi de AB’ye almayacaklarını yıllardır ben dile getiriyorum” değerlendirmesinde bulundu.
AVRUPA’YA BİR AYAR DAHA...
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Türkiye olarak AB’nin terörle mücadele konusunda daha kararlı bir tutum sergilemesi gerektiğini düşünüyoruz” değerlendirmesinde bulundu. Erdoğan, “9 Mayıs Avrupa Günü” dolayısıyla yayımladığı mesajında, “21. yüzyılın şartları, bölgemiz ve ötesinde yaşanan sorunlar, bu kritik dönemde AB’nin daha geniş ve kapsayıcı bir vizyon çerçevesinde tutarlı ve güçlü bir dış politika çizgisi izlemesini her zamankinden daha elzem kılıyor. Suriye, Irak ve diğer çatışma bölgelerinden kaynaklanan büyük göç krizi karşısında kararlı ve ilkeli bir duruş sergilemek büyük önem arz ediyor” ifadesine yer verdi.
50 YILLIK BIKKINLIK BİTSİN
Türkiye’nin, ilk günden itibaren bu sınamalar karşısında uluslararası toplum adına sorumluluk üstlendiğini, insani yükümlülüklerini fazlasıyla yerine getirdiğine işaret eden Erdoğan, şu görüşlerini paylaştı: “Temennimiz, Avrupa’nın, katı göç politikalarının, göçmenlere karşı ayrımcılığın, hoşgörüsüzlüğün ve İslamofobinin tırmanışa geçtiği bir bölge olmamasıdır. Türkiye’nin stratejik bir hedefi olan AB üyeliğinin, söz konusu sınamalara karşı başarılı mücadelenin yanı sıra bölge için de istikrar ve ilham kaynağı olacağına inanıyoruz. Yürürlüğe girmesi hususunda anlaşılmış olan vize muafiyetinin, Türkiye’nin 50 yılı aşkın bir süredir AB kapısında bekletilmesiyle oluşan bıkkınlığı bir nebze olsun gidermesini, verilen sözlerin tutulması yönünde olumlu bir adım olmasını, katılım sürecini hızlandırmasını ümit ediyorum.”