Medya
Kılıçdaroğlu çok fena çuvalladı! Bunu yapmayacaktın Bay Kemal
Kılıçdaroğlu-İmamoğlu çekişmesinde Bay Kemal’in iletişimin tüm kurallarını reddeden bir strateji izlediğini belirten Ali Saydam, CHP Genel Başkanı’na “iletişim” dersinden sıfır verdi.
Kılıçdaroğlu-İmamoğlu çekişmesinde Bay Kemal’in iletişimin tüm kurallarını reddeden bir strateji izlediğini belirten Ali Saydam, CHP Genel Başkanı’na “iletişim” dersinden sıfır verdi.
Kılıçdaroğlu’nun, siyasi iletişimde ‘hiç yapılmaması gereken’ dokuz kusurlu hareketten birini yaptığına dikkat çeken Saydam, Yeni Şafak’taki yazısında şunları kaydetti:
“İlgilisine duyuru: Siyasi iletişim konusunda master ve doktora tezi çıkarılabilecek bol miktarda malzeme şu günlerde mevcut…
Başlangıçta “Kılıçdaroğlu’na darbe” izlenimi uyandıran Saraçhane harekâtı ön plandaydı… Hani çak bi’ beşlikler… Sarılmalar, sarmaş dolaş olmalar falan…
Arkasından karşı darbe geldi… Barbaros Hayrettin’in 1996 model “Ben sizin babanızım, ben ne dersem o olur” şarkısını anımsatan yaklaşımıyla Kılıçdaroğlu, İmamoğlu’nu grup toplantısına çağırıp, karşısındaki sıraya çaktı ve dedi ki: “Otur oturduğun yerde…”
Önder Sav, Deniz Baykal, Muharrem İnce gibi kurt siyasetçileri üç köftede yiyip kenara atan Kılıçdaroğlu’nun böylece İmamoğlu’nu da ‘siyasi mevtalar’ dünyasına postaladığına inanıldı…
Fakat, o da ne?! İmamoğlu pes etmedi… Rotayı kendine rakip olarak seçtiği Erdoğan’a çevirip başladı veryansına!.. Yerinde oturup belediye işlerine bakması gereken İBB Başkanı’nın neler dediğine bir bakalım…
20 Aralık Salı: “Erdoğan’ın karşısındaki rakip takımın sahaya çıkarabileceği bir oyuncuyum.”
21 Aralık Çarşamba: “Sayın Cumhurbaşkanı’nı mertçe mücadeleye davet ediyorum.”
22 Aralık Perşembe: “Her akşam beni rüyasında gördüğünü düşünüyordum ama bu saatten sonra onun için kâbusa döndü.”
“Oyuna girme ihtimali en yüksek oyunculardan birisiyim... Çünkü İstanbul Belediye Başkanıyım.”
“Cumhurbaşkanlığı’na adayım” bundan başka nasıl söylenebilirdi acaba?.. Bir de tabii Meral ablasının açık desteği var… Destek sadece o mu? Hayır… Ödenekli ‘proje’ medya grupları İmamoğlu’nun sırtını sıvazlamaya devam ediyorlar…
Kılıçdaroğlu’nun karşı hamlesi ise hiç gecikmedi. İletişimin tüm kurallarını reddeden afişlerle ortalığa dökülüverdi… Neresinden tutsanız elinizde kalacak o afişlerin üst başlığı: “EY DÜNYA…” Size kimi çağrıştırıyor? Herhâlde rakibi olmaya çalıştığı Sayın Cumhurbaşkanı’nı… Oysa bu, siyasi iletişimde ‘hiç yapılmaması gereken’ dokuz kusurlu hareketten biridir…
Sonra ne diyor?.. “Sana rakip olmaya geliyorum” Hani ‘6’lı Masa’ karar verecekti?.. Hani hiç kimseyi karşına almayacaktın?..
Ardından çeşitli sloganlarla üç farklı afiş… Türkiye senin şuyun olmayacak, buyun olmayacak…
Dünyaya posta koy, Türkiye’nin ‘neolacağını’ değil, ‘ne olmayacağını’ anlat…
Otur, sıfır!”