Aktüel
Hasan Karakaya’yı vefatının 7. yılında rahmetle anıyoruz! Ölüm Allah’ın emri ama özlüyoruz be abi...
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile katıldığı Suudi Arabistan gezisi sırasında kalp krizi geçirerek ruhunu Rahman’a teslim eden merhum Genel Yayın Yönetmenimiz Hasan Karakaya’yı Hakk’a irtihalinin 7. yıl dönümünde dualarla yâd ediyoruz. Vefatının sene-i devriyesinde ailesi, çalışma arkadaşları ve meslektaşları ömrünü İslam’a, millet iradesinin tecellisine adamış yalın kılıç bir kalem erbabı olan Karakaya’yı anlattı.
Korkmuyor hak neyse onu yazıyordu
Akit TV Yönetim Kurulu Başkanı Osman Nuri Karahasanoğlu: “Hasan Karakaya 28 Şubat’ın en karanlık günlerinde mazlumların sesi soluğu olmuştu. Hiç korkmuyor, Hak neyse onu yazıyordu. Kaleme aldığı yazılarda bunları görüyorduk. Yazılarıyla, duruşuyla gazetecilik nedir ne değildir eşsiz örneklerini veriyordu. Yeri doldurulur mu? Çok zor görüyorum. Böyle güçlü bir kalemin yetişmesi de zor, Akit gibi bir gazeteyi bulması da zor. Kendisine Allah’tan rahmet diliyorum.”
Mazlumların yüreğine su serpiyordu
Sorumlu Müdürümüz Ali Karahasanoğlu: “Hasan abi ile tanışmam, 12 Eylül 1993’de Beklenen Vakit gazetesi ile oldu. Vefatına kadar da yol arkadaşlığı yaptık. Hasan Ağabey eşsiz bir kalemdi. Hiç yılmadan Hakk’ı savundu. Yazılarıyla; inanan insanların, mazlumların yüreklerine su serpiyordu. Cesareti, korkusuzluğu en önemli özelliği idi. Eleştireceği kişinin konumuna, makamına, şöhretine bakmaz, orgeneral imiş, yüksek düzeyde bürokrat imiş, yüksek hakim imiş, mafya mensubu imiş, onun için hiç fark etmezdi. Haklı olduğuna inandığı an, hele hele bir de kafiyeyi oturtmuş ise başlığını atar, yazısını yazardı. Sessiz dönemlerde sesi en cesur çıkan gazeteci idi” dedi. Karakaya’nın yaşadığı gibi son nefesini verdiğini hatırlatan Karahasanoğlu, “Vefatından kısa süre önce verdiği bir röportajda, ‘Hz. Peygamberin dizinin önüne çöküp onu dinleme’ hayali, Hasan abinin Medine’de vefatı ile gerçekleşti. Hz. Peygamber ile aynı yaşta vefat etmesi de, ayrı bir tevafuk.”
Kendisini çok özlüyoruz
Akit Gazetesi Yayın Kurulu Üyesi Hasan Hüseyin Maden: “Hasan abiyi ölüm yıl dönümünde anıyoruz demek hatırasına saygısızlık olur. Biz onu her gün anıyoruz, her daim hatırlıyoruz. Davasını davamız biliyoruz. Onun kutsalları bizim de kutsalımızdır. Onun bıraktığı aynı çizgi de yayın yapmaya devam ediyoruz. Sanki Hasan abi sağmış gibi hep onun hatırasıyla yaşıyoruz. Ne var ki kendisini çok özlüyoruz.”
Hasan ağabey milyonların sesi olmuştu
Akit Gazetesi Yayın Kurulu Üyesi ve Yazı İşleri Müdürü Mehmet Duvarbaşı: “Kalbiyle, kalemiyle, diliyle ve kişiliğiyle mümtaz bir şahsiyet olan Hasan Karakaya ağabeyi ebediyete uğurlayışımızın üzerinden tam 7 yıl geçti. Yeri geldiğinde kaleminden gül akan yeri geldiğinde o kalemiyle şer odakların suratına Osmanlı tokadı indiren Hasan abinin yeri hâlâ dolmadı ve dolamayacak. Medine’de vefat eden Hasan Ağabey her zaman mazlumlarında yanında almıştır. Yazılarıyla yüzbinlerce mağdurun sesi, mazlumun hamisi, garibanın abisi olan Hasan ağabeyi içimizde yaşamaya ve yaşatmaya devam edeceğiz. Gerek olaylara bakış açısı gerekse gazetecilik anlayışıyla etrafındakilere ilham kaynağı olan, mazlumu sonuna kadar kollayıp zalimin karşısında korkusuzca dikilen, imanlı, ihlaslı, koca yürekli adamı rahmet ve minnetle anıyoruz.”
Eksikliğini her zaman hissediyoruz
Akit Gazetesi Yayın Kurulu Üyesi ve Haber Müdürü Murat Alan: “Hasan Karakaya ağabey, Yalçın Turgut Balaban ağabey ve Mustafa Karahasanoğlu ağabey. Düşünün çalıştığınız isimler bunlar. Her biri mesleğinin piri, her biri ayı ayrı hazine. Bu üç isimle de çalıştık, onlara talebelik yaptık. Hasan ağabeye çıraklık yaptık. Onlardan ders aldık. Hem dünya görüşlerinden hem de manevi duruşlarından beslendik. Böylesine namuslu, dürüst, vatansever kalemlerle çalışmak belki de çocuklarıma anlatacağım en güzel miras. Eksiklik hissediyor insan, namlusuzluğu gördüğünüzde, zulmü işittiğinizde acaba Hasan ağabey hayatta olsaydı ne derdi bu olaya. Nasıl bir yazı döşenirdi şu millet düşmanı için. Mustafa bey nasıl bir bakış açısı önerirdi. Yalçın ağabey nasıl bakardı. Dost, ağabey, mesai arkadaşından ziyade davanın keskin kılıçları nasıl tepki gösterirdi diye düşünüyorsunuz. Yayın kurulu toplantısında hâlâ manşeti ya da sürmanşeti konuşurken bu isimler bizlere kılavuzluk ediyor. Mustafa Bey olsa şöyle derdi diyoruz çoğu zaman. Rabbim rahmet eylesin, bizleri de onlar gibi davaya keskin kalem eylesin.”
Karakaya sürekli Fatiha'larımızda
Gazetemiz İmtiyaz Sahibi ve Yayın Kurulu Üyesi Ramazan Fatih Uğurlu: “Hasan Karakaya ile dostluğumuz Bab-ı Ali’ye, Ankara’ya Rüzgarlı Sokak’tan giriş yaptığı 1976 yılında başlar. Milli Gazete’de başlayan bu birliktelik zaman zaman ayrı gazetelerde olsa da aynı fikir ikliminde ve aynı yolun yolcusu olarak 40 yılı aşan bir süre devam etti. Sürekli Fatiha’larımızda olan Karakaya’yı onbinlerce seveni ile birlikte rahmet ve özlemle anıyoruz. Kabri cennet bahçelerinden bir bahçe olsun duası ile…Son yolculuğunda O’nu cesaretin ve samimiyetin bir örneği olarak sahibine uğurlamıştık.”
Babam hiçbir zaman savaşını bırakmadı
Hasan Karakaya’nın oğlu Fatih Karakaya: “Gazetecilikle babalığı eş zamanlı gerçekleşti. Her ne kadar yazılarında sert bir mizaca sahip gözükse de aile içinde müşfik, babacan, hoşgörülü, eşitlikçi, özgürlükçü, okumayı çok seven bir babaydı. Kalbi yüreği çok geniş bir insandı. Linç girişimleri, tazminat davaları, generallerin açtığı davalar maddi ve manevi yıkımlara neden oldu. Evimize hacze gelmeleri, babama iftiralar atmaları, tavuk kesemeyecek adamı, adam öldürmeye azmettirmekle suçlamaları. Bu süreç hepimiz için yıpratıcı oldu. Babam hiçbir zaman savaşını bırakmadı. Fikrinin, inandığı değerlerin peşinden gitmeyi tercih etti. Neticede evladı olarak büyük bir gurur bıraktı.”
Hâlâ 'Hasan olsa ne derdi?' diye soruyoruz
Medya Derneği Başkanı Ekrem Kızıltaş: “Hasan Karakaya’yı 7 yıl önce Cenab-ı Hakk’ın rahmetine uğurladıklarını ifade ederek “Türkiye’nin zor zamanlarında verilen mücadelenin hep ön saflarında bulunan Hasan Karakaya, uğrunda çabaladığı birçok şeyin gerçekleştiği ve daha da iyi gelişmelerin umulduğu bir vasatta ayrıldı aramızdan. Herhangi bir gelişme olduğunda, hâlâ ‘acaba Hasan Karakaya olsaydı ne derdi?’ sorusunun zihnimizde oluşu ise, ona olan hasretimizin ve sevgimizin belirtisi. Son nefesini Peygamber Efendimiz’in (sav) misafiri olarak veren Hasan Karakaya kardeşime tekrar rahmetler niyaz ediyorum.”
Son nefesini kollarımda verdi
Gazeteci Ersoy Dede: “Hasan Karakaya abimi kaybedeli 7 sene oldu. Ama daha dün gibi. Kollarımda verdi son nefesini. En sevgilinin mekânında, yüzünde tebessümle teslim etti emaneti. Her yıl milyarlarca insan yeni yıla gireceğiz diye eğlenirken ben Hasan Abimi anıyorum vefatının sene-i devriyesinde. Gençler bilmez. Bu dünyadan bir Hasan Karakaya geçti. Kralına eyvallahı olmayan bir dev. Doğru bildiği sözün karşısında kim varmış umursamayan ilkeli bir kalem. ‘Şunu incittim bunu kırdım’ gibi dünyevi kaygılar taşımayan. Hakkı hakikati söyleyen. Dedim ya gençler bilmez diye. Bilseler keşke. Bir ‘Hasan Karakaya Basında Cesaret ödülleri’ olsa. ‘Gelene Hocam’, ‘Gidene Paşam’ demeyecek yazarları ödüllendirsek. ‘Hasan Abi yaşasaydı o da seni çok severdi’ diyeceğimiz cesur kalemleri teşvik etsek. Bence meslek örgütleri buna çalışmalı. İvedilikle. Hasan Abi hepimize, ‘Yandaş’la ‘Candaş’ arasında bir yerlerde; dürüst, namuslu, cesur olunabileceğini göstermişti. Biz de mesleğe yeni başlayan gençlere aktarmalıyız bu birikimleri. Bir ekol olarak Hasan Karakaya’nın çizgisini yaşatmak boynumuzun borcudur…”
Hasan Ağabey, Mehmet Akif Ersoy’a komşu oldu
Hasan Karakaya’nın Fatih Camii’nde kılınan cenaze namazına başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere dönemin başbakanı, bakanlar, milletvekilleri, bürokratlar, gazeteciler ve binlerce seveni katılmıştı. Kılınan namazın ardından tekbirler eşliğinde Edirnekapı Şehitliği Mezarlığı’na getirilen Hasan Abi’nin cenazesi, İstiklal Şairi Mehmet Akif Ersoy’un kabrinin hemen yakınına defnedildi. Defne katılan Erdoğan, Hasan Abi’nin kabri başında Bakara Suresi’nin ilk 5 ayetini okuduktan sonra mezarına toprak atmıştı.