Medya
Sende hiç utanma yok mu sözde Nurcu? Asıl sen nasıl hesap vereceksin
Bediüzzaman'ı ve Risale-i Nur'ları kendilerine kalkan yapıp ağızlarına geleni söylemeyi alışkanlık haline getiren sözde Nurcular, artık hadlerini iyice aştı. Yeni Asya yazarı Ali Ferşadoğlu, aklı başında hiç kimsenin tasvip etmeyeceği hırsızlık ve yolsuzluk üzerinden AK Parti'yi eleştirip algı oluşturmaya çalıştı. Yazılarında dinî motifler kullanmayı da ihmal etmeyen Ferşadoğlu, attığı sayısız iftirayı unutup, utanmadan "Yarın Hakkın divanında ne cevap vereceksiniz, nasıl cevap vereceksiniz" diye sordu.
Bediüzzaman'ı ve Risale-i Nur'ları kendilerine kalkan yapıp ağızlarına geleni söylemeyi alışkanlık haline getiren sözde Nurcular, artık hadlerini iyice aştı. Yeni Asya yazarı Ali Ferşadoğlu, aklı başında hiç kimsenin tasvip etmeyeceği hırsızlık ve yolsuzluk üzerinden AK Parti'yi eleştirip algı oluşturmaya çalıştı. Yazılarında dinî motifler kullanmayı da ihmal etmeyen Ferşadoğlu, attığı sayısız iftirayı unutup, utanmadan "Yarın Hakkın divanında ne cevap vereceksiniz, nasıl cevap vereceksiniz" diye sordu.
İşte Ferşadoğlu'nun pişkinlikte zirve yaptığı o yazısının ilgili bölümü:
"Hırsızlık, yolsuzluk, rüşvet, hile, resmi veya gayr-i resmi dolandırıcılık gasp ve zulüm değil mi? İş, ihale ve makamları hak edene vermemek de gasp ve zulüm değil mi?
(...)
Ferdi ferde, karıyı kocaya, aileleri ailelere, cemaatleri cemaatlere kırdırmak zulüm değil mi? “Harp boğuşmalarını merakla takip eden, bir tarafa kalben taraftar olur. Onun zulümlerini hoş görür, (...)” (Şuâlar) Zulme rıza zulümdür. “Ekser nâsın o zâlim eşhâsın harekâtına fiilen veya iltizâmen veya iltihâken taraftar olmasıyla, mânen iştirak eder, musîbet-i âmmeye sebebiyet verir.” (Sözler, s. 158) Zalime, ”fiilen, iltihaken ve iltizamen” destek vermek, alkışlamak da zulüm değil mi?
Bu haksızlıklardan dolayı, insanlara “Din bu ise, dindarlık bu ise!..” dedirtmek dine, dindara zulüm değil mi?
Peygamberimiz (asm): “Bir toplulukta bir takım günahlar işlenir, işlemeyenler o günahları işlemeyenlerden daha güçlü ve daha çok oldukları halde, engel olmazlarsa, mutlaka Allah hepsine birden cezâ verir.” (Ebû Dâvûd, Melâhim, 17; İbn-i Mâce, Fiten, 20.)
İnsan “Yalnız kendine karşı cinayetini affedebilir. Kendi hakkından vazgeçse hakkı var; yoksa başkalarının hukukunu çiğneyen cânilere afüvkârâne bakmaya hakkı yoktur, zulme şerik (ortak)” (Sikke-i Tasdik-i Gaybi, s. 167.) olmaz mı? Ortak olan da zulmetmez mi? Peki, “Bir de sakın zulmedenlere meyletmeyin, sempati duymayın. Yoksa size ateş dokunur. Sizin Allah’tan başka dostunuz yoktur; sonra yardım da göremezsiniz.” denmiyor mu? (Hud Suresi, 11/113) Yarın Hakkın divanında ne cevap vereceksiniz, nasıl cevap vereceksiniz?"