Siyaset
Sen susmadın, en azılı yasakçıydın!
Geçmişte başörtüsüne “Bir metrekarelik bez parçası” diyen, SSK genel müdürlüğü döneminde başörtülülerin atanması için başlarını açma şartı koşan, CHP Grup Başkan Vekili olduğu dönemde başörtüsüne serbestlik getiren düzenlemenin iptali için Anayasa Mahkemesi’ne koşan Kılıçdaroğlu’nun, son olarak, “Başı kapalı kızlarımıza haksızlık yapıldığı dönemde suskun kaldığımızdan dolayı onlarla da helalleşeceğiz” sözleri büyük tepki çekti.
Hâlâ “hayır” diyecekler
Başı kapalı kızlarımıza haksızlık yapıldığı için, biz o dönemde suskun kaldığımızdan dolayı onlarla da helalleşeceğiz” diyerek CHP’deki kadim başörtüsü düşmanlığında sanki kendisinin payı yokmuş algısı oluşturarak, başörtüsüyle mücadelede en ön safta yer aldığı gerçeğini gizlemeye çalıştı. AK Parti’nin başörtüsüne anayasal güvence teklifine ‘hayır’ oyu vereceklerini açıklayan Kılıçdaroğlu’nun, CHP’deki örtü düşmanlığından kendisinin sorumlu olmadığı şeklinde algı oluşturmaya yönelik şark kurnazlığı sergilediğini ifade eden başörtüsü mağdurları, “Kılıçdaroğlu zulme karşı susmadı, bilakis yasakçının azılısıydı” görüşünde birleşti.
Mahkemesi giden kimdi?
AK Parti İstanbul Milletvekili Hasan Turan, şunları ifade etti: “Sözleri yalandır. Onlar o dönemde sessiz kalmadılar. Bilakis başörtüsünün yasaklanması için ellerinden geleni yaptılar. Anayasa Mahkemesi kapılarında yatan kimdi? Grup Başkanvekili iken attığı imzaları ne çabuk unuttu? 2008 yılında tam 58 sayfalık dilekçe hazırlayarak, değişikliğin iptali veya yok hükmünde sayılması ve dava sonuçlanıncaya kadar yürürlüklerinin durdurulmasını kim istedi? Bugün seçimler yaklaşınca özgürlükçü kesilen jakobenleri bu millet unutmaz. Dün başörtüsü sorununu biz kaldıracağız diye konuşanların bugün AK Parti’nin Anayasa teklifimize ‘hayır’ demesi şaşırtmadı. Çünkü onlar demokrasi der, darbe çığırtkanlığı yaparlar, özgürlük derler yasakları getirirler, barış derler kavga ederler. Helalleşme de tamamen tiyatrodur. CHP genlerinde her zaman millete ve değerlerine alaycı bir bakış vardır. Kur’an’a, ezana, başörtüsüne alerjilerini kimi zaman gizleseler de çoğu zaman olsa dışa vuruyorlar. Bir yandan ‘helalleşme’ deyip öte taraftan ‘ortaçağ zihniyeti’ demekten kendilerini alıkoyamıyorlar.”
Bay Kemal samimi değil
Özgür Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya da, şunları söyledi: “Gerçeği saptırıyor. Bu anlayış geçmişiyle hesaplaşmış mı? Hayır. Sen insanları ağlattın. İnsanlara zulmettin. İnsanlara başörtüsünden dolayı zulümler yaşattın. İnsanların ülkeden kovdun. Gerçi yine de inanmazdım ama eğer çıkıp, ‘Biz çok yanlış yaptık. Başörtülülere zulmettik. Haksızlık yaptık. Bizim sahip olduğumuz zihniyet bizi o dönem bu yanlışlara sürükledi. Biz bu zihniyetten vazgeçiyoruz ve lanetliyoruz’ deseydi, belki inandırıcı olabilirdi. Fakat yaptığı ikiyüzlü bir aldatmadan başka bir şey değil. Ne CHP değişir ne de zihniyeti değişir. Şu anda Türkiye’de başörtüsü aleyhinde konuşacak bir ortam kalmadığı için onlar da iklimden dolayı bu ortama ayak uyduruyorlar. Ellerine fırsat geçerse de her zaman düşmanlıklarını devam ettireceklerdir.”
Samimi değil
HAKDER Genel Başkanı Av. Bülent Demir ise, şunları dile getirdi: “Helalleşme çıkışını samimi bulmuyoruz. Geçmişteki icraatları, bundan sonra yapacaklarının adeta izdüşümü gibi. Bir de AK Parti’nin hazırlamış olduğu anayasa değişikliği teklifine ‘hayır’ diyecek olmaları samimiyetsizliklerinin en belirgin emaresidir. CHP’nin genlerinde ve kodlarında milletimizin milli ve manevi değerlerine aşikar bir düşmanlık söz konusudur. Bunun da dışa vurumlarından birisi olan kızlarımızın, bacılarımızın, annelerimizin başörtülerine ilişkin bütün icraatları, milletin manevi değerleriyle barış olmadıklarının, bilakis muhalif olduklarının en büyük delilidir. Dolayısıyla CHP liderinin bu açıklaması samimi değildir. Ne zaman ‘evet’ derlerse, o zaman bu noktada samimiyete doğru evirildiklerine kanaat getirebilirim. Ancak şu anda samimi bulmuyorum.”