Medya
Bediüzzaman'ın kemiklerini sızlattı! Yazıklar olsun sana
Bediüzzaman Hazretleri'nin yıllar boyu mücadele ettiği CHP zihniyetinin peşine takılan sözde Nurcu İbrahim Ersoylu, Üstad'ı istismar etmeyi son yazısında da sürdürdü. Yeni Asya gazetesi yazarı Ersoylu, "Önümüzde 2023 seçim fırsatı vardır. Ülkemizdeki muhafazakâr kitle, yaşanan yakıcı tecrübeden ders alarak, AKP iktidarının parlak propagandasına kanmayarak ülkemizde demokrasi, adalet ve hürriyetleri yeniden tesis etmeyi hedefleyen Millet İttifakı’na destek vermesi vatan ve millet menfaati için zarurîdir" diyerek, takip ettiğini söylediği Bediüzzaman'ın kemiklerini sızlattı.
Bediüzzaman Hazretleri'nin yıllar boyu mücadele ettiği CHP zihniyetinin peşine takılan sözde Nurcu İbrahim Ersoylu, Üstad'ı istismar etmeyi son yazısında da sürdürdü. Yeni Asya gazetesi yazarı Ersoylu, "Önümüzde 2023 seçim fırsatı vardır. Ülkemizdeki muhafazakâr kitle, yaşanan yakıcı tecrübeden ders alarak, AKP iktidarının parlak propagandasına kanmayarak ülkemizde demokrasi, adalet ve hürriyetleri yeniden tesis etmeyi hedefleyen Millet İttifakı’na destek vermesi vatan ve millet menfaati için zarurîdir" diyerek, takip ettiğini söylediği Bediüzzaman'ın kemiklerini sızlattı.
İşte o yazının ilgili bölümü:
"Üstad Bediüzzaman, siyaset yoluyla dine hizmet edilemeyeceğini imanî ferasetiyle idrak ederek, Asr-ı Saadetin/Peygamber Efendimizin iman ve Kur’an hizmet metodunu takip etmiştir.
O, bütün mesaisini bu işe teksif ederek ülkemizde milyonlarca Nur Talebesi yetiştirmiş, imanî ve ahlâkî uyanışa vesile olmuştur.
O, ülkede toplum bütün katmanlarının % 60, 70’i tam mütedeyyin olmadan, dindar kimlikle parti kurup iktidara talip olunmaması gerektiğini, aksi halde siyasîlerin dini siyasete alet etmek zorunda kalacaklarını, bu durumdan dinin çok zarar göreceğini beyan etmiştir. (Emirdağ L.2, s.492)
O, Ahrar/ demokrat siyasî cereyana nokta-ı istinat olmuş, onun temsilcisi olan partilere destek vermiş ve Nur Talebelerine onlara destek vermelerini tavsiye etmiştir. (Age, s.350)
Mısır’da 1928 yılında kurulan, İhvan-ı Müslimin/ Müslüman Kardeşler Cemiyeti sivil, hasbi iman ve Kur’an hizmetini yeterli görmeyerek, parti kurarak siyasî boğuşmalara dâhil olmuştur. Cemiyet, iktidara gelmek için yaptığı siyasî mücadeleler gerekçe gösterilerek Mısır ve Suriye’de tek adam rejimlerinin katliamlarına maruz kalmış, on binlerce mensubunu şehit vermiştir. Cemiyet birkaç ay evvel bundan böyle artık siyasete karışmayacağını, yalnız dinî hizmetlere yoğunlaşacağını sözcüsü vasıtasıyla beyan etti.
Ne yazık ki Türkiye, İhvan Cemiyetin Mısır’da yaşadığı acı ve talihsiz tecrübenin benzerine sahne oldu. Nur Talebelerinin aksi yöndeki ısrarlı uyarılarına rağmen, 1970’lerde dindar kimlikle meydana çıkan ve devlet yönetimine talip olan Milli Nizam Partisi, AYM tarafından kapatılınca Milli Selamet Partisi kurulmuştur. Her ne kadar bu parti, dindar kesimde bir parça taban bulmuş olsa da, Nur Talebelerinin 1980’e kadar ittifak ve ittihat içinde Risale-i Nur’un siyasî ölçülerine sadakat gösterip demokrat güçlere destek vermeleri sebebiyle, tek başlarına iktidara gelecek bir güce ulaşamamıştır.
Aynı cereyan mensupları, Refah Partisi ile, dindar camianın desteğini alarak 1995 seçimini kazanmıştır. Parti, ancak Koalisyonla iktidara gelmiş, yanlış politikalarla ülkeyi 28 Şubat duvarına çarpmıştır. 28 Şubat darbecileri, onu bahane ederek dindar camiaya ve İHL ve Kur’an Kurslarının yolun kapatarak dinî hizmetlere ağır bir darbe vurmuşlardır.
Refah Partisinden ayrılan bir grup, İhvan Cemiyetinden ve yaşadıkları acı tecrübelerden ders almayarak, 2000’lerin başında AKP’yi kurarak meydana çıkmış, 28 Şubat sürecinin mağdurları pozisyonunda 2002 seçimini kazanarak tek başına iktidara gelmişlerdir. 20 yıl sonra tek adam rejimiyle AKP iktidarının ülkeyi getirdiği nokta hüsran olmuştur. Yanlış politikalarla demokrasi askıya alınmış, adalet, hak ve hürriyetlere ağır bir darbe vurulmuş, ülke ekonomi yönünden iflasın eşiğine getirilmiş, dinî cemaat ve kurumlar siyasallaştırılarak toplum nezdine etkisizleştirilmiş, önemli bir kitle dinden soğutulmuş, toplumda dindarlık endeksi aşağıya düşmüştür.
Elhasıl: Mısır ve Türkiye’de yaşanan acı tecrübeler, din adına siyasetin, çıkmaz sokak olduğunu, bulunduğu ülkeye, oradaki dinî hizmetlere ve bu hizmetleri yapan dinî gruplara ağır bedeller ödettiğini göstermiştir.
Önümüzde 2023 seçim fırsatı vardır. Ülkemizdeki muhafazakâr kitle, yaşanan yakıcı tecrübeden ders alarak, AKP iktidarının parlak propagandasına kanmayarak ülkemizde demokrasi, adalet ve hürriyetleri yeniden tesis etmeyi hedefleyen Millet İttifakı’na destek vermesi vatan ve millet menfaati için zarurîdir."