AKİT MENÜ

Medya

Deprem bile onları durduramadı! Bunların yüzlerine tükürülür

Muhalefetin, doğal âfetin boyutuna göre hareket ettiğini, âfet ne kadar büyükse, siyasetin de o kadar alçaldığını ifade eden Hikmet Genç, "Bu toprakların gördüğü en büyük doğal felaket bile bunları durduramadı. 'Yazıktır günahtır' demediler. 'Tam da siyaset yapmanın zamanı' dediler. Yine enkazın üstünde tepinmeye başladılar. Enkazın altındakileri umursamadılar" dedi.

Muhalefetin, doğal âfetin boyutuna göre hareket ettiğini, âfet ne kadar büyükse, siyasetin de o kadar alçaldığını ifade eden Hikmet Genç, "Bu toprakların gördüğü en büyük doğal felaket bile bunları durduramadı. 'Yazıktır günahtır' demediler. 'Tam da siyaset yapmanın zamanı' dediler. Yine enkazın üstünde tepinmeye başladılar. Enkazın altındakileri umursamadılar" dedi. 

Genç, Akşam gazetesindeki yazısında şunları kaydetti:

"Modern bilimin kabul ettiği; "Teknoloji ne kadar gelişse de 'afet', insanoğlunun baş edemeyeceği boyutlara eriştiğinde, insani, maddi ve çevresel kayıplar engellenemez" gerçeğini görmezden geldiler.

Tüm bilim adamları; "ardı ardına 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki kara depremi, yüzyılın felaketidir" demiş. Türk'ü de, Japon'u da, İsviçrelisi de demiş...

Yaklaşık 7 bin bina yıkılmış. 13 milyon insan etkilenmiş. Yollar tahrip olmuş. Bir havalimanı kullanılamaz hale gelmiş. Bazı bölgelerde kar kış bastırmış. Değil 100 bin, dünyanın her tarafından 1 milyon kişilik arama kurtarma ekibini havadan indirebilsen bile 24 saat içerisinde tüm depremzedelere ulaşamaz. Onca araç gerecin, ekipmanın, yardım malzemesinin bölgeye intikal etmesi bile günler alır.

İnsanoğlu bunun mümkün olamayacağını bilse bile "keşke böyle olabilse" diyor. (Hele ki o minik bebeklerin enkaz altından çıkarıldığı o görüntüler akla geldikçe...)

Aynısını yapacaklarını tahmin edebiliyorsun. Bir canlının ölmesini bekleyen leş kargaları gibi üşüşeceklerini biliyorsun. Ama bir türlü alışamıyorsun.

Doğal afetin boyutuna göre hareket ediyor muhalefet.

Ne kadar büyük afet, o kadar alçak siyaset!..

"Siyasi rant devşirmek" çok hafif bir tarif...

Resmen müptezellik!..

Acılar henüz yaşanırken enkazın üzerinde tepinmek onlar için gayet tabii bir siyaset tarzı. Alıştırmaya çalışıyor ama biz hala alışamadık... (Türkiye'yi yabancı ülkelere şikayet edene, 'Türkiye'de can ve mal güvenliği yok' diyene, ABD'den demokrasi dilenene alışamadığımız gibi.)

Deprem, yangın ve sel felaketlerinde de aynısını yaptılar.

Pandemiyi fırsat bildiler. "Toplumsal travma oluşursa Erdoğan'dan kurtuluruz" ümidiyle beklediler. Hüsrana uğradılar.

"Ekonomi batarsa biz çıkarız" diye beklediler, yine olmadı...

Bu toprakların gördüğü en büyük doğal felaket bile bunları durduramadı.

'Yazıktır günahtır' demediler.

'Tam da siyaset yapmanın zamanı' dediler.

Yine enkazın üstünde tepinmeye başladılar. Enkazın altındakileri umursamadılar.

İtiraf ediyor zaten. "Yaşananlara siyaset üstü bakmayı reddediyorum" diyor...

Bir diğeri de; 'Önce AKP'lileri kurtarıyorlar' diyerek dümdüz yalan söylüyor...

AK Parti Adıyaman Milletvekili Yakup Taş, eşi, kardeşi, yengesi, bir torunu ve 2 yeğeni ile birlikte enkaz altında can verdi. Keza, AK Parti Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman da 'ablası ve ağabeyi dahil 11 yakınını' depremde kaybetti. (Allah hepsine rahmet eylesin, mekanları cennet olsun. Hüseyin Yayman kardeşime sabr-ı cemil ihsan eylesin)

Ama utanma sıkılma yok. Biz yine de en hafif tabirini kullanalım; "Acıdan afetten siyasi rant elde etmeye çalışıyorlar."

Siyasi ahlak ve dahi karakter müsaitse demek ki!.."

 

 

 

Yorumlara Git

Suriye ordusu Haseke kapılarına dayandı: Şara’dan terör örgütüne "Ya teslim ol ya yok ol" resti!

Uzun vadeli Trump'ın gizli iklim politikaları, Grönland adımı sonrası ABD için en büyük risk: İlgili iddia

Dışişleri Bakanı Saar'a talimat veren Netanyahu'nun bakış açısı: Türk ve Katar ordularına izin vermeyecekmiş miş...

Terörün gerçek yüzü: SDG kaçarken Suriye'yi enkaza çevirdi, baraj altından cephanelik çıktı!

Katar'dan İsrail'i çıldırtan askeri karar