Medya
Bunlar Nurcu falan olamaz! Yazıklar olsun size
17-25 Aralık'tan bu yana FETÖ'nün ekmeğine yağ süren yayınlar yapan sözde Nurcu Yeni Asya gazetesinin yazarlarından Ömer Faruk Özaydın, AK Parti düşmanlığının gözlerini nasıl döndürdüğünü bir defa daha ortaya koydu.
17-25 Aralık'tan bu yana FETÖ'nün ekmeğine yağ süren yayınlar yapan sözde Nurcu Yeni Asya gazetesinin yazarlarından Ömer Faruk Özaydın, AK Parti düşmanlığının gözlerini nasıl döndürdüğünü bir defa daha ortaya koydu. "Bu memlekete gelmiş en büyük deprem AKP’dir" herzelerini yumurtlayan Özaydın, "Yazıklar olsun" dedirten yazısında özetle şunları kaydetti:
"Bin yıldır dikilen, muhabbet kolonlarıyla örülen uhuvvet binasını, sadmelerle enkaza çevirdi, yıkmaya da devam ediyor.
Ancak, büyük felaketler geçirmiş bu necip millet, en zor zamanlarda husumetleri, farklı kimlikleri bir yana bırakıp, malıyla canıyla yardıma koştu.
Güneydoğuyu vuran büyük yıkımda ilk üç gün devletin baba eli, siyasetin karanlık sokaklarında kalırken; solcusu, işinden edilmiş KHK’lısı, ..öcü damgası yemişi, dışlanmış muhalefetiyle deprem alanındaydı. Memleketin her yanından ve her kesiminden (sanatçı, sporcu) kurtarma gönüllüleri canhıraşâne, bir canlı kurtarabilir miyiz derdinde; evsizlere ev, açlara ekmek, susamışlara su, hastalara ilaç oldu.
Sadece Türkiye mi? Dünyanın her yerinden yardım yağdı. Daha ilk günden Avrupa’nın en büyük gross market çalışanları; Alman, Yunan, Balkanlı, Asyalılar kıyafet topladı. Şehir merkezlerinde yardım eşyası konteynerleri kuruldu.
Yunan gazeteleri Türkçe manşetler atıp, TV’lerde Türkçe haber ve müzik yayınladı.
İktidar ise; milletten kopuk, gelen yardımları kendi hanesine yazdırmak peşinde.
İktidar ve trolleri hemen “goebbels propaganda” tekniklerini sahaya sürdüler.
(...) İktidar, enkazın altında on binlerce insan kurtarılmayı beklerken, 50 saat ortalarda görünmediği halde takım elbiseleri ve kahkahalarla arz-ı endam ederek, “devlet biziz ve buradayız” diye piar ve oy devşirmek için yardıma koşan elleri kesmeye kalktılar. (...) İktidarın gözü döndü.
Burada da partizanlık ve iktidar hırsı depreşip propagandaya başladılar. Enkaz altındaki vatandaşın haber alıp/ verme hakkını ketmedip başka elden gelen yardımları karartmaya çalıştılar. Yetmedi afet bölgesi ilân etmek yerine 11 ilde OHAL ilânıyla seçime (ertelemezlerse) devlet eliyle girmek isterler.
(...) Her ne ise; geçmiş olsun Türkiye ve Suriye’m. Elbet yaralar sarılır. Bu da geçer yâ Hû, ancak bu memlekete gelmiş en büyük deprem AKP’dir. (...) Ancak bu millet AKP’ye inad, siyasî depremlere dayanıklı kardeşlik kuleleri dikecektir. Kimsenin şüphesi olmasın. (…)"