AKİT MENÜ

Aktüel

Kriz anlarında toplumsal öfkenin hedefi: ‘öteki’ler

Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından sosyal medyada paylaşılan linç görüntülerinin bazı kesimler tarafından onaylanması tartışmalara neden oldu.

Akademisyen Muhittin Imıl, “Toplumlar, maruz kaldıkları olumsuzluklar için sorumlu arayışına girer. İnsanların biriktirdikleri öfke, en zayıf halkadan kırılır ya da en kolay hedefe yönelerek patlar” dedi.

Milli Savunma Üniversitesi Beşeri ve Sosyal Bilimler Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Muhittin Imıl, linç kültürünü ve bunun toplumda şiddetin meşrulaştırılmasına nasıl katkı sağladığına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Krizde ‘öteki’ olan gruplar günah keçisi ilan ediliyor

Imıl, toplumların kriz anlarında öfkelerini, o güne kadar öteki olarak kodladıkları gruplara yönlendirdiğini dile getirerek, şöyle devam etti:

“Kolektif krizleri birlikte yaşayan toplumlar, alttan alta kaynayan, sayıları her geçen gün artan ve mıknatıslanmak için hazır bekleyen kişiler barındırırlar. Bu yüzden, toplumun geneli tarafından hissedilmeye başlanan sıkıntılar, zaten öteki kimliği yapıştırılmış grupların günah keçisi ilan edilmesinin vesilesi olur. Son deprem felaketinde kentlerin yerle bir oluşu, toplumsal olarak yaşanan ve sorumlularının muhakkak bulunması gerektiği düşünülen yoksunluklar ve krizler oluşturdu. Böyle bir ortamda, önceden öteki olarak etiketlenmiş kimliklerin tamamı için yaşanan sosyal krizin sorumlusu ilan edilme ya da çeşitli bahanelerle yükselen öfkenin hedefi olma tehlikesi var.”

Onaylanan şiddet yenilerine vesile oluyor

Imıl, yağma haberlerinin ardından bazı kişilerin şiddete maruz kaldığı görüntülerin sosyal medyaya yansıdığını anımsatarak, “Deprem bölgesinden yağma haberleri geldikçe, bunu cezalandıran grupların uyguladığı şiddet, toplumun büyük çoğunluğu tarafından onaylandı. Onaylanarak meşrulaştırılan her şiddet patlaması yenilerine vesile oluyor” diye konuştu.

Kriz anında dezenformasyonun arttığına işaret eden Imıl, “Sıkıntılı zamanların aportta bekleyen eşik bekçileri eliyle dolaşıma sokulan sahte video ve görüntülerle tetiklenen sosyal histeri, masum depremzedelerin yağmacı yaftasıyla şiddet görmesine, devlet tarafından yetkilendirilmiş olsun ya da olmasın suç teşkil eden uygulamalara, yaygın sosyal tedirginlik ve devlete karşı güvensizliğe, meşru olmayan şiddet kullanımına çanak tutuyor” görüşünü paylaştı.

Imıl, şiddetin meşrulaştırılmasının, olası başka çatışmalara da kapı araladığını vurgulayarak, “O kadar kolay kandırılıyor ki güncel olarak yaşadıklarımızla bağlantısı olmayan, kabuk bağlamış birçok sosyal yara, kısa sürede küçük kaşımalarla kolayca toplumsal çatışmaya dönüşüyor” dedi.

Yorumlara Git

İBB’deki yolsuzluk ağının sonu: İmamoğlu ve avaneleri köşeye sıkıştı! Duruşma devam ediyor

Trump’ın hakaretlerine uğramıştı! Papa’dan cevap geldi

İran ablukaya ilişkin geri adım atmıyor ‘Daha yeni başladık’

ABD, İran’dan neler istedi? İşte müzakerelerde masayı dağıtan maddeler

Ünlü galericiden milyonluk vurgun: 233 araca el konuldu