Gündem
TBMM Başkanı Şentop, Hocalı Katliamı kurbanlarını andı! Hocalı Soykırımı, hafızalarda tazeliğini koruyor
Meclis Başkanı Mustafa Şentop, Ermenilerin 26 Şubat 1992'de gerçekleştirdiği Hocalı Katliamı'nın kurbanlarını andı. Dağlık Karabağ'ın Hocalı kasabasında, Ermeni güçleri tarafından vahşice katledilen 106'sı kadın, 70'i yaşlı, 63'ü çocuk 613 Azerbaycan vatandaşının acısı, aradan 31 yıl geçmesine rağmen tazeliğini koruyor. Öte yandan Hollanda'da, Ermeni güçlerinin 26 Şubat 1992'de Hocalı'da yaptığı katliamın kurbanları ve 'asrın felaketi' olarak nitelenen Kahramanmaraş merkezli depremlerde hayatını kaybedenler anıldı.
Şentop, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "31 yıl önce Hocalı'da şehadete yükselen Azerbaycanlı kardeşlerimizi rahmetle yad ediyor, kederde ve sevinçte ebediyen birlikte olduğumuz Azerbaycan'a bir kez daha başsağlığı diliyorum. Uluslararası bir suç olarak resmi kabul görmüş bu soykırımı asla unutmayacağız." ifadelerine yer verdi.
Dinmeyen acı, Hocalı Katliamı...
Hocalı Katliamı'nın üzerinden 31 yıl geçti fakat acısı bugün de Azerbaycanlıların kalbinde tazeliğini koruyor.
Her yıl Hocalılıları mağlup halk olarak anan Azerbaycanlılar, ordularının 2020'de 44 gün süren 2. Karabağ Savaşı'nda kazandığı zafer dolayısıyla 3 yıldır şehitlerini galip bir halk olarak anıyor.
Hiçbir zaman unutulmayacak
İnsanlık tarihine kara bir leke olarak yazılan bu katliam, hiçbir zaman unutulmayacak olsa da işgal altındaki toprakların kurtarılması, Azerbaycanlıların kalbine su serpti. Azerbaycanlıların şimdi tek istediği, Hocalı Katliamı'nın faillerinin yargı önüne çıkartılması ve adaletin yerini bulması.
Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla Azerbaycan'a karşı toprak iddiasında bulunmaya başlayan ve saldırıya geçen Ermeniler, 1991'in son günlerinde ablukaya aldıkları, bölgenin tek havaalanına sahip ve stratejik önem taşıyan Hocalı'yı işgal için harekete geçti.
Ermeniler, 3 koldan birden saldırdı
Aylar süren saldırılarını 25 Şubat 1992'de yoğunlaştıran Ermeniler, gece Sovyet Rus ordusunun o zaman Hankendi'de bulunan 366. motorize alayının da yardımıyla üç koldan saldırdı.
Sadece işgalle yetinmeyen Ermeniler, sivilleri toplu şekilde katlederek, esirlere acımasızsa işkence yaparak 20. yüzyılın en kanlı katliamlarından birini gerçekleştirdi.
106'sı kadın 63'ü çocuk, 613 Azerbaycanlı katledildi
Daha önce 7 bin kişinin yaşadığı Hocalı'da savunmasız durumdaki 106'sı kadın, 70'i yaşlı, 63'ü çocuk 613 Azerbaycan vatandaşı hayatını kaybetti. Katliamdan 487 kişi ağır yaralı kurtuldu, Ermeni güçleri 1275 kişiyi esir aldı, bunların 150'sinden hala haber alınamadı.
Katliamda 8 aile tamamen yok edildi, 25 çocuk her iki ebeveynini, 130 çocuk ise ebeveynlerinden birini kaybetti.
Katledilenlerin adli tıp muayeneleri ve şahit ifadeleri, Hocalı sakinlerinin kafa derilerinin soyulması, kurak, burun, cinsel organlarının kesilmesi, gözlerinin çıkartılması gibi kadın, yaşlı ve çocuk ayrımı yapılmaksızın akıl almaz işkencelere maruz kaldığını açıkça kanıtlıyor.
Boynu vurulanlar, karnı süngülenen hamile kadınlar...
Katliamın kurbanları arasında boynu vurularak, yakılarak katledilenlerin yanı sıra karnı süngülenen hamile kadınlar da var. O dönemde çekilen görüntüler ve fotoğraflar, katliamın büyüklüğünü ortaya koyuyor.
Azerbaycan'a göre, Hocalı'da yaşananlar, 1949 Cenevre Sözleşmeleri'nin, Birleşmiş Milletlerin (BM) Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi, Sivil ve Siyasi Haklar Sözleşmesi, İşkence ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı veya Onur Kırıcı Muamele veya Cezaya Karşı Sözleşme, Çocuk Hakları Sözleşmesi gibi çok sayıda sözleşmenin ciddi ihlali anlamına geliyor.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 22 Nisan 2010 tarihli kararında Hocalı'da yaşananlar, savaş suçları veya insanlık aleyhine suçlarla eş değer eylemler olarak görüldü.
18 ülkenin parlamentosu soykırım olarak kabul etti
Bugüne kadar 18 ülkenin parlamentosu ve ABD'nin 24 eyaletinin meclisi, Hocalı'da yaşananları kınayan ve soykırım olarak gören kararları kabul etti.
Hocalı'da yaşananları dünyaya duyurmaya devam eden Azerbaycan, uluslararası toplumdan suçluların cezalandırılmasını istiyor.
İşte Hocalı Katliamı'ndan çarpıcı kare...
İlişkili haber:
Hocalı Katliamı Hollanda'da anıldı
Hollanda Azerbaycan Türk Kültür Derneğince Lahey kentindeki Hocalı Soykırım Anıtı önünde düzenlenen anma programına, Türkiye'nin Lahey Büyükelçisi Selçuk Ünal, Azerbaycan'ın Lahey Büyükelçisi Rahman Mustafayev, Türkiye'nin Rotterdam Başkonsolosluğu Muavin Konsolosu Feyza Coşkunçay, Güney Hollanda Bölgesi Eyalet Meclis Üyesi Michel Rogier ve Hollanda Azerbaycan Türk Kültür Derneği Başkanı İlhan Aşkın'ın yanı sıra Türk ve Azerbaycanlılardan oluşan grup katıldı.
Katılımcılara güllerin dağıtıldığı program, saygı duruşu ve Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı.
Ardından anıta çelenk ve karanfiller bırakıldı.
Anma programında yapılan konuşmalarda, Hocalı'da hayatını kaybedenler rahmetle anılırken, katliamı yapanlar lanetlendi.
"Asrın felaketi" olarak nitelenen 6 Şubat'taki Kahramanmaraş merkezli depremlerde hayatını kaybedenlerin de anıldığı programda konuşan Ünal, Türkiye ve Azerbaycan'ın bir millet iki devlet olduğunu belirterek, iki devletin ortak tarihinin yüzyıllara dayandığını ve bu süreçte hep birbirlerine yardım ettiklerini söyledi.
Ünal, "31 yıl önce Hocalı'da katledilen Azerbaycanlı kardeşlerimizin acısını bugün de yüreğimizde hissediyoruz. Tarihe kara leke olarak geçen bu insanlık suçunu lanetliyoruz." dedi.
Hocalı Katliamı'nda kaybolanların bir bölümünün akıbetinin halen aydınlatılmadığına işaret eden Ünal, "Bu kara lekenin sorumlularının ortaya çıkarılamaması ve kayıpların akıbetinin bilinememesi, insancıl hukuk açısından da kabul edilemez." ifadesini kullandı.
Ünal, şunları kaydetti:
"Bu yüzyılın başında Ermeni güçlerinin tıpkı Hocalı'da yaptığı gibi Türk ve Müslüman ahaliye yönelik kıyımını engellemek için Nuri Paşa komutasındaki Kafkas-İslam Ordusu, kardeşlerimizin yardımına koşmuş, Bakü'yü kurtarmıştır. Azerbaycan'a topraklarının korunması ve kurtarılması amaçlı desteğimiz bugün de aynı şekilde devam etmektedir. Azerbaycan da yaşadığımız depremlerde dostluğunu göstermiş, ülkemizin yardımına süratle koşmuştur. Can Azerbaycan'a ve tüm kardeşlerimize şükranlarımızı sunuyoruz."
Aşkın ise her yıl Hocalı Katliamı kurbanlarını anarak, bu ve buna benzer katliamların bir daha yaşanmaması için dua ettiklerini söyledi.
Hocalı'ya adalet istediklerini ifade eden Aşkın, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Biz Hocalıyı unutmadık ve unutturmayacağız. Hocalı'da aradığımız adaleti ömrümüzün yettiği kadar bekleyeceğiz. Maalesef bu adaletten halen faydalanamadık. Çünkü Avrupalı, Hocalı katliamını görmek ve duymak istemiyor. Nerede ezilen ve mağdur olan birileri varsa onların yanında olunması lazım. Ukrayna'da hemen müdahale edildi. Biz isterdik ki 1992'de Hocalı katliamına da duyarlı olunsaydı. Hollanda parlamentosu bir sürü mesele ile ilgileniyor. Bir gün de Hocalı'da ne oldu bununla ilgilenseler, orada ne olduğunu bizlerden dinleseler, kıyamet mi kopardı?"
Hocalı'da yaşanan katliamın unutulmaması ve daha fazla araştırılması gerektiğine vurgu yapan Rogier de Hocalı Soykırım Anıtı'nın Lahey'de bulunan Uluslararası Adalet Divanı'nın yakınında olması gerektiğini ve bunun için eyalet meclisine teklif sunacağını dile getirdi.
İlginizi çekebilir → Yunanistan Türkiye dostluk zincirinde hareketlilik! Yardım yarışında o bölgeye deprem dayanışması → HABERİ İÇİN TIKLAYINIZ