Gündem
Kentsel dönüşüm bir milli güvenlik sorunu
Başını CHP’nin çektiği zillet ittifakı kentsel dönüşümü engelleyerek binlerce vatandaşın çürük binaların altında kalarak hayatını kaybetmesine sebep olması, meselenin bir milli güvenlik meselesi olduğu gerçeğini ortaya koydu.
Bu işin şakası yok
Konuya ilişkin Akit’e değerlendirmede bulunan Avukat Tamer Mahmutoğlu, şunları söyledi: “Son yaşanan depremlerle de acı bir şekilde hatırlandığı üzere ülkemiz bir deprem ülkesidir ve can kayıplarının önlenmesi için acil ve yasal düzenlemeler vakit kaybedilmeksizin işler hale getirilmelidir. Bu şekilde deprem sonucu meydana gelen can kayıpları toplumun can güvenliği ile ilgili olduğu için bu durum bir milli güvenlik meselesidir. Kaldı ki Anayasamızda milletimizin can güvenliğinin korunması hususunda gerekli düzenlemeler öngörülmüştür. 6306 sayılı ‘Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’ yürürlüğe konulmuştur. Ancak söz konusu düzenlemelerin uygulanması noktasında bazı muhalefet grupları tarafından yargı yoluna başvurulmak suretiyle insan hayatının korunmasında hayati öneme sahip bulunan kentsel dönüşüm projelerinin yıllarca askıya alınmasına neden olunmaktadır. Kentsel dönüşümü kötüye kullanılmaları hususunda da gerekli tedbirler alınarak projelere milli güvenlik meselesi sıfatı kazandırılmalıdır.”
Durduran hakimlere inceleme
Avukat Mikail Yılmaz da, şu görüşleri dile getirdi: “Kentsel dönüşüme karşı bayrak açanların kimisi de idari yargıda açtığı iptal davaları ve yürütmenin durdurulması kararları ile süreci durduruyor. Nasıl ki kolonların kesildiği iddiası ile başlatılan soruşturmada takipsizlik veren savcı hakkında HSK inceleme başlattıysa, kentsel dönüşüm hakkında yürütmeyi durdurma ve iptal kararları veren hakimler hakkında da HSK inceleme başlatmalıdır. Yaşadığımız bu büyük felaket sonrasında can kayıplarına kim sebep olduysa titizlikle incelenerek yargı önünde hesap vermeleri gerekmektedir.”