AKİT MENÜ

Medya

Rezalet ki ne rezalet! Bunlara "Nurcu" diyenin yüzüne tükürmek lazım

17-25 Aralık yargı darbesinden bu yana FETÖ ile ittifak halinde olan Yeni Asyacılar, yine tıynetlerinin gereğini yerine getirdi. 28 Şubat'ın asıl meyvesinin, bugün kol kola girmekte bir sakınca görmediği FETÖ olduğunu unutan Yeni Asya yazarı M. Latif Salihoğlu, AK Parti'nin "28 Şubat'ın bir meyvesi" olduğu herzesini yumurtladı.

17-25 Aralık yargı darbesinden bu yana FETÖ ile ittifak halinde olan Yeni Asyacılar, yine tıynetlerinin gereğini yerine getirdi. 28 Şubat'ın asıl meyvesinin, bugün kol kola girmekte bir sakınca görmediği FETÖ olduğunu unutan Yeni Asya yazarı M. Latif Salihoğlu, AK Parti'nin "28 Şubat'ın bir meyvesi" olduğu herzesini yumurtladı. 

Salihoğlu, utanma duygusundan nasipsiz olduğunu gözler önüne serdiği yazısında özetle şunları kaydetti:

"Ağacı gösteren meyvesidir. Bir meyve, ait olduğu ağacın ne ağacı olduğunu bildirir, isimlendirir, tarif eder…

Siyasî ve sosyal hadiselerin doğurduğu neticeler de, bir nevi ağacın meyvesi gibidir.

Bu genel doğrulara göre “28 Şubat Süreci”ne (1997-2003) bakıldığında, o dönemde yaşanan şiddetli sancılanmaların bazı meyveleri netice verdiğini, başka bir tabirle bazı doğumlara sebebiyet verdiğini görmekteyiz.

Bakalım, görelim “28 Şubat Süreci”nde yaşanan şiddetli sancıların ardından nasıl bir doğum hadisesi gerçekleşmiş…

*

Aradan zaman geçtikçe, “28 Şubat”ı savunanların sayısı azalırken, eleştirenlerin sayısı çoğalmaya başlıyor. O talihsiz dönemin vitrinindeki aktörler ise, darmadağın ve paramparça olmuş bir haldeler.

Bununla beraber, “28 Şubat”ın hâlâ “bilinmeyen”, yahut henüz “görünmeyen” bazı noktalarının var olduğu anlaşılıyor. Meselâ, MGK’daki konuşmaların çoğu, bugün de bilinemiyor. Dolayısıyla, objektif değerlendirmelerden ziyade, tarafgir değerlendirmeler bugün de etkisini devam ettiriyor.

(...)

Şimdi, biz de burada o süreci analiz etmek yerine “sonuç–sebep” perspektifinden bakarak “28 Şubat”ın sonuçlarından bir tanesi, meselâ siyasî sonucu üzerinde kısaca bir değerlendirme yapmaya çalışalım.

*

Hemen herkesin kabul ettiği (en azından reddetmediği) bir realite var ki, o da şudur: Eğer 28 Şubat süreci yaşanmasaydı, muhtemelen AKP diye bir parti ortaya çıkmayacak, çıksa bile açık ara önde bir iktidar partisi olamayacak ve Tayyip Erdoğan da bu partinin başkanı olarak ilk seçimde (2002’nin sonu) yüzde 35 oy nisbetiyle başabakan olamayacaktı. Demek ki, bu süreç en fazla Erdoğan ve partisine yaramış oldu.

Evet, AKP iktidarının “28 Şubat”ın bir siyasî meyvesi veya sonucu olduğunu söylemek hiç de yanlış olmasa gerek. (...)"

 

 

 

Yorumlara Git

Rahmi Koç fıkra adı altında bir rezalete imza atarak, Kürt kadın kardeşlerimizi rencide etti

Buca belediye başkanı tutuklandı

CHP'den istifa etmişti! Bilecen için AK Parti iddiası

Türk teknelerini taciz etmeye kalkan Yunan botu, denizaltımızın yüzeye çıkmasıyla arkasına bakmadan kaçtı!

Uzayda korku dolu anlar! Rusya ve ABD'den sıcak açıklamalar