Tarih
2 Mart 1389: Mutasavvıf Muhammed B. Muhammed El-Buhârî/ Şahı Nakşibend
Onlar; yaşadıkları döneme çalışmalarıyla, eserleriyle damga vurup iz bırakarak gittiler. Bugün, Mutasavvıf Muhammed B. Muhammed El-Buhârî/ Şahı Nakşibend'i hayırla yâd ediyoruz.
Nakşibend Hazretleri 1318 yılı Muharrem ayında Buhâra’nın Kasr-ı Hinduvân köyünde doğdu. Nesebi, baba tarafından Resûlullah Efendimiz’e, anne tarafından ise Hz. Ebûbekir Sıddîk’a ulaşır. Küçüklüğünde babası ile birlikte nakışçılık yaptığı için Nakşibend lâkabı ile meşhur oldu. Bâzı eserlerde, Nakşibend Hazretleri’nin hafî/gizli zikre uzun süre devam ettiği için Nakşibend (nakşedici) lâkabıyla anıldığı zikredilir.
Şâh-ı Nakşibend gençliğinde sık sık Buhâra’daki büyüklerin kabirlerini ziyaret ederdi. Gucdüvânî Hazretleri’nin rûhâniyetinden feyz ve bilgi aldığı için Nakşibend Hazretleri’ne Üveysî denmekte ve onun gerçek mürşidi olarak kendisinden bir asır evvel yaşayan Abdülhâlık Gucdüvânî kabûl edilmektedir. Belli bir olgunluğa erdikten sonra, Emîr Külâl oğlu Emîr Burhân’ın terbiyesini Nakşibend Hazretleri’ne havâle etmiş ve onun irşâda ehil olduğunu bizzat görmek istemişti.
Nihâyetinde Nakşibend Hazretleri’nin mânen yüksek bir mertebeye ulaştığını ve onda daha fazla yükselme kâbiliyeti olduğunu gören Emîr Külâl (r.a.) bir gün:“–Oğlum Bahâüddîn! Muhterem üstâdımın sizin hakkınızdaki tavsiyesini tam olarak yerine getirdim” buyurdu. Sonra da sadrına işaret ederek sözlerine şöyle devam etti:“–Sadrımda ne varsa size ilkā ettim. Artık rûhâniyet kuşunuz beşeriyet yumurtasından çıktı. Himmet kuşunuz yükseklerde uçmaktadır. Size izin veriyorum; her kimden rûhânî bir koku alırsanız onunla alâkadar olunuz ve himmetiniz îcâbı ondan istifâde etmeyi ihmâl etmeyiniz!”
Şâh-ı Nakşibed Hazretleri, irşad vazifesine başladığında, doğduğu Kasr-ı Ârifân köyünde ikâmet ediyordu. Ancak, Buhâra’nın yanı sıra Mâverâünnehir’in Nesef, Hârezm ve Kermîne gibi bölgelerine de giderek sohbetler yapardı. Onun mânâ âlemindeki kemâlât ve fazîletlerini işitip sohbetini dinlemek ya da intisâb etmek için Semerkand gibi büyük şehirlerden gelenler bile vardı.
Buhârâ/Özbekistan
Buhâra’nın önde gelen âlimlerinden Hüsâmeddîn Hâce Yûsuf’un Nakşibend Hazretleri’ne intisâb etmesi ise mühim bir dönüm noktası oldu. Alâüddîn Attâr şöyle anlatıyor:“Hâce Hazretleri’nin son anlarında Yâsîn-i Şerîf okuyorduk. Yarısına geldiğimizde Hâce Hazretleri kelime-i tevhîdi söyleyerek son nefeslerini verdiler. Yaşları 73’ü doldurmuş, 74’e ayak basmıştı. Vefatları 2 Mart 1389 pazartesi gecesi vâkî oldu.” Şâh-ı Nakşibend Hazretleri, Kasr-ı Ârifân’daki bahçesine defnedildi.