Medya
Ali Sirmen öyle bir kıvırdı ki! Şu ihtiyara bak sen
Meral Akşener'in masayı terk etmesinin ardından ağzına geleni söyleyen Cumhuriyet gazetesi yazarı Ali Sirmen, aynı Akşener masaya dönünce bu defa övgülere doyamadı.
Meral Akşener'in masayı terk etmesinin ardından ağzına geleni söyleyen Cumhuriyet gazetesi yazarı Ali Sirmen, aynı Akşener masaya dönünce bu defa övgülere doyamadı.
Sirmen, "Son kriz, ittifakın güvencesinin sağlam kurulduğunun kanıtıydı. Zaten demokrasilerde en büyük güvence de halkın bu bilinciydi" herzelerini yumurtladığı yazısında özetle şunları kaydetti:
"Belki bir çözüm bulurlar Akşener dönüverir bakarsın?
-Nasıl çözüm bulunacak, baksana neler söylendi?
Bu veya benzeri konuşmalar üç gündür Türkiye’nin dört bir yanında oluyor, her konuşmada aynı umutsuzluk ifadesi: Bunlardan sonra dönemez.
Oysa siyasette binlerce yıllık bir söz vardır: Yalnız ölüler dönmez.
Meral Hanım’ın hafta sonunda altılı masayı devirmesiyle çıkan mini krizde yıldırım hızıyla gidiş dönüşü “Yalnız ölüler dönmez” sözünün ne kadar doğru olduğunu kanıtlıyordu.
Gazete sayfalarından, televizyon ekranlarından olayların nasıl geliştiğini ayrıntılarıyla izlediniz. Yinelemeye gerek yok.
“İyi biten her şey iyidir” derler. Bu defa da öyle oldu hafta sonunda birden patlak veren kriz, herkese ne olacak dedirtti. Kimse ne olacağını söyleyemiyordu. Zaman geçtikçe ne olacağı değil ama ne olmayacağı belli olmaya başlamıştı. İki günün içinde masanın devrilmeyeceği ittifakın dağılmayacağı belli olmuştu. Müttefikler birbirlerine mecburdular. Sonunda halkın baskısıyla çözüm bulunmuştu, artık seçim dönemi başlayabilirdi.
Kriz aslında halkın masanın dağılmasına izin vermeyeceğini cümle âleme göstermişti.
Demokrasi ittifakı halkın öncülüğünde kuruluyordu. En büyük güvencesi de buydu. Demokrasilerin en büyük güvencesi halkın bilinciydi.
Bu yol kazası bu bilincin keskin olduğunun kanıtıydı ve yarınların da güvencesi oluyordu.
(...)
6 Mart Pazartesi önemli bir dönüm noktasıydı, özgürlüğe, demokrasiye, adalete giden yolun tıkanmasına izin vermeyeceğini halk gösteriyordu. 6 Mart günü seçim kampanyasının startının halk tarafından verilişine tanık olunuyordu.
Demokrasi ittifakı daha yeni zorluklarla karşılaşacak ama onları da halkın elbirliğiyle aşacaktı.
Bugünlere varılmasında, birinci derecedeki rol, uzlaşmacı tavrıyla Kemal Kılıçdaroğlu’nun olmuştu. Ama Kemal Kılıçdaroğlu’nun en büyük payı halka bu bilinci kazandırmış olmasıydı.
Son kriz, ittifakın güvencesinin sağlam kurulduğunun kanıtıydı. Zaten demokrasilerde en büyük güvence de halkın bu bilinciydi. Onu keskinleştiren politik tavrı yüzünden Kemal Bey adaylar içinde en seçilebilir olanıydı.
Kemal Bey tarihle randevusuna sokaktaki adamla yürüyor. Zaten demokrasilerin en büyük güvencesi de halkın bilincidir. (...)"