Gündem
‘Biz kadın değil miyiz?’
AK Parti’nin Yeniden Refah’ı ittifaka çekmek için “Kadınların haklarını pazarlık konusu yaptığı” şeklindeki iftiralar evlat nöbetindeki anneleri öfkelendirdi. Küçük yaştaki kız çocuklarının dağa HDP aracılığıyla kaçırıldığını belirten acılı anneler, “Çocuklarımızı dağa götürüp istismar edenlerle bir olanlar, 4 yıl boyunca bizim nöbetimize bir defa olsun destek vermeyenler, kalkmış kadın hakkından dem vuruyor. Biz kadın değil miyiz” diye haykırdı.
Annelerin yanında olmadınız
Evlat nöbetinin sembol isimlerinden Ayşegül Biçer, şu değerlendirmede bulundu: “Altılı masanın ortakları, Kandil’le, terörle ve PKK’yla birlikte hareket ettiklerini apaçık ortaya serdiler. Onların zaten kadına karşı saygıları ve değeri olsaydı, 4 yılı aşkın süredir Diyarbakır HDP İl binası önünde feryat figan eden kadınlarımız var. Dağda tecavüze, şiddete maruz kalan kızlarımız var. Onların feryatlarını duyarlardı. Peki bunlar kadın değil mi? Devletimiz, Sayın Cumhurbaşkanımız, Sayın İçişleri Bakanımız ve AK Parti hükümeti ilk günden itibaren bize destek verip yanımızda dururdu, anneleri yalnız bırakmadı, acılı ailelere sımsıkı sarıldı. Ama CHP ve ittifak ortakları hep üç maymunu oynadı. Bunlar emin olun, 14 Mayıs’ta kendi ayıplarıyla kalacaklar. Kadınlarımız gereken cevabı bunlara çok güzel bir şekilde verecek. Biz CHP, İyi Parti ve yanındakilerin kadınlara ve nöbetteki annelere yönelik bu güne kadar hiçbir desteğini görmedik. Hani hep ‘kadın özgürdür, kadın haklıdır, kadın liderdir’ diyorlar ya. Madem öyle, ben de kadınım, ben de anneyim, hakkımı istediğimde siz neden yanımızda olmadınız?” ifadelerini kullandı. Malum zihniyetin ikiyüzlü tavrına dikkat çeken anne Biçer, şöyle devam etti: “Madem kadına saygıları var, hakkımı istediğimde beni tehdit eden, küfürler savuran, hakaretler eden, evimi kundaklayan HDP’ye neden tepki göstermiyorlar. Daha ne olmasını bekliyorlar. Buradan bir kere daha kadınlar üzerinden algı yürüten 6’lı masayı ve medyasını kınıyorum. Devletim ne kadar vermişse, en doğrusunu yapacaktır diye düşünüyorum.”
Saygı olsa feryadımızı duyarlardı
Kızı Aysun’a kavuşmak için eylem yapan anne Aydan Arslan de, şunları dile getirdi: “Dört yıldır evladımıza kavuşmak için HDP’nin önünde nöbet tutuyoruz. Sözde kadın haklarına saygılı olduklarını söyleyen muhalefet partileri maalesef bizi ziyaret etmediler. Bize hiç destek vermediler. Ne bizi gördüler ne de feryadımız duydular. Biz sanki Türkiye vatandaşı değilmişiz gibi davrandılar. Evlatlarımızı dağa kaçıran HDP’ye ve PKK’ya hiç tepki göstermediler. Evlatlarına kavuşmayı bekleyen anneler kadın değil mi? Diğer taraftan, ‘kadın düşmanı’ gibi gösterilmeye çalışılan ve kadın haklarını pazarlık konusu yaptığı iftirası atılan AK Parti hükümeti sağ olsun bizi hiç yalnız bırakmadı. Fakat ne CHP ne de HDP feryadımızı duymadı. Biz zaten sürekli ‘Ha HDP ha CHP’ diyoruz. Maalesef HDP ile işbirliği yaptıkları için böyle davranıyorlar. Benim kızım dağa kaçırılmış, oralı olmuyorlar. Buna rağmen kalkıp “Jin, jiyan, azadî” (Kadın, yaşam, özgürlük) diyerek, kadın haklarına saygılıymış gibi davranıyorlar. Bu anneler, babalar kaybettikleri evlatlarını PKK’nın pençesinden kurtarmak için o kadar mücadele ediyorlar. Eğer kadın haklarına gerçekten saygıları olsaydı önce bizim ziyaretimize gelerek, destek olurlardı. Fakat kadınlara saygıları yok. Vallahi de yok, billahi de yok. Olsaydı, bizim yanımızda dururlardı. Olsaydı, ‘niçin HDP’nin kapısında bekliyorsunuz’ diye bize sorarlardı. Sırf HDP’nin oyunu almak için bizi görmezden geliyorlar.”