AKİT MENÜ

Gündem

Zindanda 60. bayram

37 kişinin ölümü ile sonuçlanan Madımak Oteli’ndeki yangının üzerinden 30 yıl geçerken, uydurma deliller, asılsız fişlemeler ve bürokrasi-yargı oyunları ile suçlu gösterilen 28 Şubat mazlumlarının aileleri bu Ramazan Bayramı’nı da boynu bükük geçiriyor. Kimisi eşinden, kimisi evladından, kimi de kardeşinden ayrı tam 60 bayram geçiren mağdur aileler, adaletin tecelli edeceği günü bekliyor.

Sebahattin Ayan  İstanbul

Darbeciliği tescillenmiş cuntacı paşalar, kendisini imtiyazlı sınıf olarak gören laikçi cenahın ve fonlu medyanın baskısı sonucu tutuldukları cezaevlerinden apar topar salıverilirken, uydurma deliller ve 28 Şubatçı yargının taraflı kararlarıyla zindana atılan Müslüman tutsaklar ve gözü yaşlı aileleri bir bayramı daha buruk geçiriyor.

37 kişinin ölümü ile sonuçlanan Madımak Otelindeki yangının üzerinden 30 yıl geçti. Asıl failler yakalanamazken uydurma deliller, asılsız fişlemeler ve bürokrasi-yargı oyunları ile suçlu gösterilen mazlumların aileleri hasretle çilelerinin biteceği günü bekliyor. Kimisi eşinden, kimisi evladından, kimi de kardeşinden ayrı tam 60 bayram geçiren mağdur aileler, çeyrek asrı aşkın süre içerisinde hep bir yanlarının eksik kaldığını söylüyor. Gözü yaşlı aileler, milli iradeyi hedef almış ve darbeciliği tescillenmiş cuntacı paşaların bile “hastalık” ve “yaşlılık” gibi gerekçelerle tutuldukları cezaevlerinden bir bir salıverildiğini hatırlatarak, 28 Şubatçı yargının taraflı kararlarıyla zindana atılan Müslüman tutsakların bir an önce tahliye edilmesini ve gelecek bayramların coşku içinde geçmesini istiyor.

“Bizim 30 yıldır bayramımız olmadı”

Sivas olayları sonrası ömür boyu hapse mahkûm edilen Bülent Düvenci’nin akit’e konuşan eşi Buket Düvenci, “Bizim bayramımız hiç olmadı. Her bayramımız zor geçiyor. Bir yanımız hep eksik kalıyor. Ortanca oğlumun bayramın ilk günü gözleri doldu. Abisi sordu; ‘Hayırdır Hüseyin gözlerin neden doldu?’ dedi. Hüseyin de ‘babamsız bir bayram daha yaşıyoruz’ deyince hepimiz çok kötü olduk. O yüzden bizim için bayramlar hep soğuk ve hüzünlü geçti. 60 bayram olmuş. Ben mesela pazartesi günü eşimin bayram görüşüne gideceğim. Bayram pazar günü bitiyor. Bizse ancak pazartesi görüşebiliyoruz. İnanın o bir saatlik görüşme bile bizim için çok büyük sevinç oluyor. Onu da bazı bayramlar izin vermiyorlar görüşmemize. Bizlerin yani Müslüman mahkûm ailelerinin böyle unutulmaları bile bir vebaldir. Çünkü bu insanların bir kurban olduklarını, suçsuz olduklarını devlet de cezayı verenler de Müslümanlar da otelde hayatını kaybedenlerin yakınları da biliyor. Artık yeter, dosyalar açılsın, mazlumlar yeniden yargılansın” ifadelerini kullandı.

“Darbecilere tanınan haklar bile bizlere çok görülüyor”

Uydurma delillerle zindana atılan 28 Şubat mağduru İsmail Şah Balta’nın kardeşi Serpil Pala, “Çok üzgünüz. Hâlâ akrabalarımız cezaevlerinde haksız yere yatıyorlar. Olmayan örgütlerin mensubu iddiasıyla ömürleri zindanda çürüyor. Bu zulme artık bir an önce son verilmesi gerekiyor. Darbeci paşalar tahliye edilirken, hiçbir somut suçu olmayan yakınlarımızın cezaevlerinde çürümesini istemiyoruz. Abim çeyrek asırdır cezaevinde. Bütün gençliği cezaevinde geçti. Bir sürü sağlık sorunu var. Psikolojisi bozulmuş durumda. Mübarek Ramazan Bayramını yine içerde geçirecek. Eşi, çocukları, ailesi çok mutsuz. Yakın zamanda görüştüm abimle, durumu hiç iyi değil. Nasıl olacak, neler olacak hiç bilmiyoruz. Seçimin arifesindeyiz. Seçimden sonra neler olacak bilmiyoruz. Cumhurbaşkanımızdan bu konuyla ilgili beklentimiz çok. Kimseyi öldürmeyen, teröre bulaşmayan, iftiralar sonucu zindanlara atılan siyasi tutuklular artık evine dönsün. Darbecilere verilen haklar, mazlumlara da verilsin. Tek abim için değil, haksız yere hapis yatan her mazlum için tahliye istiyoruz. Bunlar mazlum insanlar. Yazıktır vallahi. Yattığımızda kalktığımızda hiç aklımızdan çıkmıyor. O kadar büyük bir çaresizlik ki bu durumu anlatamam” dedi.

 

FETÖ’nün enkazı da mazlumların canını yakmaya devam ediyor

28 Şubatçıların ardından FETÖ’nün mütedeyyin kesime kurduğu kumpaslar da yıllardır can yakmayı sürdürüyor. FETÖ’nün Hizbut Tahrir kumpası mağduru İsmail Özcan’ın eşi Zekiye Özcan da 7 bayramdır suçsuz yere zindana atılan eşinin yolunu gözlüyor.

akit’e konuşan Özcan, şunları söyledi: “Eşim, Hizb-ut Tahrir üyeliğinden dolayı 3 yıldan fazladır Bursa H Tipi Kapalı Cezaevinde yatmakta. 2009 yılında FETÖ kumpası ile açılan davadan eşim ve arkadaşları 6 yıl 3 ay ceza aldılar ve eşim 2020 yılının Mart ayında tutuklanarak cezaevine konuldu. O günden beridir haksız ve hukuksuz yere cezaevinde yatıyor. Anayasa mahkemesinin Hizb-ut Tahrir hakkında ‘terör örgütü olmadığına’ dair hak ihlali kararlarına rağmen maalesef yeniden yargılama kararı verilmedi. Defalardır Bursa 2. Ceza Dairesine yapılan yeniden yargılama taleplerimiz hiçbir gerekçe gösterilmeden, sırf mahkeme heyetinin ideolojik bakışları sebebiyle reddedildi. 7 bayramdır hasretini çektiğimiz eşim sadece İslami bir hayat istediği için yıllardır yargı zulmüne maruz kalıyor. Biz de yargı mağdurlarının aileleri olarak bir bayrama daha hüzünlü ve buruk girmek zorunda bırakıldık.”

Yorumlara Git

Kişisel Verileri Paylaşıldı, Dava Açtı: Bu Kez 30 Bin Lira Vekâlet Ücretiyle Karşılaştı

A Milli Takımımızın ilk 11'i belli oldu!

Kanada'da Türkler sokağa indi! Bizim çocuklara büyük destek

Trump yine şeytanlık peşinde! Anlaşmanın altından bambaşka bir neden çıktı!

Maça dakikalar kaldı! Kanada'daki temizlik görevlisinden A Milli Takım'a Türk bayraklı destek