Medya
Mehmet Metiner çok sert çıktı! Bu, düpedüz ilkesizlik
Yeni Şafak gazetesi yazarı Mehmet Metiner, Kemal Kılıçdaroğlu’nun bayramın ilk günü Adıyaman’a yaptığı ziyaret dolayısıyla ortaya çıkan bazı görüntülerin, konuyu bilen bilmeyen herkes tarafından “saldırı, provokasyon” vb. suçlamalar eşliğinde kara propagandaya dönüştürülmesine sert tepki gösterdi.
Yeni Şafak gazetesi yazarı Mehmet Metiner, Kemal Kılıçdaroğlu’nun bayramın ilk günü Adıyaman’a yaptığı ziyaret dolayısıyla ortaya çıkan bazı görüntülerin, konuyu bilen bilmeyen herkes tarafından “saldırı, provokasyon” vb. suçlamalar eşliğinde kara propagandaya dönüştürülmesine sert tepki gösterdi.
“Ortada şiddetle buluşmamış bir tepki var. Nahoş da olsa ortada demokratik bir tepki var. Başkalarına yönelik demokratik tepkiler, hatta şiddetle kısmen buluşan tepkiler olduğunda dahi bu tepkilerin olgunlukla karşılanması gerektiğini söyleyenlerin, 'provokasyon' söylemi üzerinden akıl almaz ithamlarda bulunmaları, en hafifinden ilkesizliktir” diyen Metiner, özetle şunları kaydetti:
“Adıyaman, bir dönem onurla TBMM’de temsil ettiğim aziz memleketim.
Kahta, doğup büyüdüğüm, gençlik yıllarımı dolu dolu yaşadığım en sevgili şehrim.
Bilesiniz dostlar deprem felaketiyle yerle bir olup Acıyaman’a dönen memleketime yönelik bir takım ithamlar acımızı daha da çoğaltıyor.
Bayramın ilk günü Sn. Kılıçdaroğlu’nun memleketime yaptığı ziyaret dolayısıyla ortaya çıkan bazı nahoş olayların, konuyu bilen bilmeyen herkes tarafından “saldırı, provokasyon” vb. suçlamalar eşliğinde Adıyamanlıların imajını lekeleyici bir kara propagandaya dönüştürülmesi, elbette politikanın o çirkin yüzüyle alakalı bir durumdur.
Kemal Bey’in olgunlukla karşıladığı bir durumun yandaşları tarafından çarpıtılarak takdim edilmesi, belli ki kraldan çok kralcılığın ötesinde bir durumla karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor.
Maksadı bağcı dövmek olan malum odakların olayı “AK Parti/Cumhur İttifakı saldırganlığı” eksenine oturtması da, niyetin gerçekte ne olduğunu aşikar ediyor.
Şimdi serinkanlılıkla Adıyaman’da ve Kahta’da ne yaşandığına bir bakalım.
KABRİSTANDA NE OLDU?
Bayramın ilk günü.
Adıyamanlı hemşehrilerim yakınlarının kabri başında hüzünle dua okuyorlar.
Kemal Bey kabristana geliyor.
Kemal Bey’in geldiğini gören ailelerden bazıları tepki gösteriyor.
Anlamadan bilmeden konuşmamak lazım.
O kabristanda PKK teröründen hayatını kaybetmiş çok sayıda şehit askerimiz var.
Henüz hayatlarının baharında toprağa düşmüş civanmertlerimiz…
Kemal Bey’e mi niçin tepki?
Çünkü Kemal Bey PKK’nın açıkça desteklediğini ilan ettiği CB adayı.
PKK’nın partisi HDP ile nasıl bir işbirliği içinde olduğunu da herkes görüyor.
O yüzden Kemal Bey’e şehit aileleri tepkili.
İlkin yaşlı bir baba tepkisini asaletine yakışır biçimde koyuyor.
Ne hakaret var söylediklerinde ne de sövgü.
Dua okuma faslına geçildiğinde de şehit yakınlarından bir başkası “Fatiha okumasını ne bilir ki o” biçiminde bir sözlü sataşmada bulunuyor.
Sonra Kemal Bey’in yanındakilerle o kişi arasında süren laf atışmaları ve anlık bir gerginlik.
Hepsi bu.
Şimdi objektif olarak değerlendirelim.
Ortada şiddetle buluşmamış bir tepki var. Nahoş da olsa ortada demokratik bir tepki var. Başkalarına yönelik demokratik tepkiler, hatta şiddetle kısmen buluşan tepkiler olduğunda dahi bu tepkilerin olgunlukla karşılanması gerektiğini söyleyenlerin, “provokasyon” söylemi üzerinden akıl almaz ithamlarda bulunmaları, en hafifinden ilkesizliktir.
Ortada kendiliğinden gelişen bir olay var. Tertipli bir provokasyon iddiası, en basitinden yalandır.
O tepkiyi koyan kişinin partili aidiyeti veya hangi partiden kişilerle çektirdiği fotoğraflar üzerinden o partilerin bu eylemin faili olduğu iddiasında bulunmak ise, yalana dayalı çirkin bir politikanın ürünüdür.
Bütün bunların hepsi kelimenin tam anlamıyla nahoştur ve art niyetlilik örneğidir. (…)”