AKİT MENÜ

İSLAM

9 Mayıs 2023: Günün Âyet ve Hadisi

Sizler için hazırladığımız günün âyet ve hadisi ile günün sözünü istifadelerinize sunuyoruz...

Güncelleme Tarihi:

VAHYİN DİLİNDEN



وَاعْتَصِمُوا بِحَبْلِ اللّٰهِ جَمٖيعاً وَلَا تَفَرَّقُواࣕ وَاذْكُرُوا نِعْمَتَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ اِذْ كُنْتُمْ اَعْدَٓاءً فَاَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِكُمْ فَاَصْبَحْتُمْ بِنِعْمَتِهٖٓ اِخْوَاناًۚ وَكُنْتُمْ عَلٰى شَفَا حُفْرَةٍ مِنَ النَّارِ فَاَنْقَذَكُمْ مِنْهَاؕ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمْ اٰيَاتِهٖ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ

Esirgeyen bağışlayan Allah'ın adıyla

"Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı yapışın; bölünüp parçalanmayın.

Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani siz birbirinize düşman idiniz de Allah gönüllerinizi birleştirdi ve O’nun nimeti sayesinde kardeş oldunuz.

Siz bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi Allah kurtarmıştı.

İşte Allah size âyetlerini böyle açıklıyor ki doğru yolu bulasınız."

(Âl-i İmrân Suresi - 103)                (Meâl Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı) 

TEFSİRİ:

Müfessirlere göre “Allah’ın ipi”nden maksat, Kur’an ve İslâm’dır. “Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı yapışmak”, hep birlikte İslâm dinine inanmayı, onu kabul etmeyi ve gereklerini yerine getirmeyi ifade eder. Hz. Peygamber Kur’an’ı, “Allah’ın gökyüzünden yeryüzüne sarkıtılmış ipidir” diye tarif etmiştir (Müsned, III, 14, 17; İbn Kesîr, II, 73). Allah’a karşı gereği gibi saygılı olmak ve müslüman olarak ölebilmek için Allah’ın ipine toptan yapışarak tevhid inancında birleşmek, ayrılıktan uzak durmak ve hayatın sonuna kadar imanı korumak gerekir. İslâm dini inançta ve amelde birliğe büyük önem verir. Bunun içindir ki inanç alanında Allah’ın birliği ilkesini getirdiği gibi, ibadet alanında da hac ve namaz gibi insanları bir araya toplayarak müslümanların birliğini sağlayacak prensipler koymuş, amelî tedbirler almıştır. Fert olarak veya bölünmüş gruplar halinde yaşayanların dinlerini ve milliyetlerini korumaları kolay değildir. Bunların sosyal, maddî ve mânevî baskılar karşısında dayanma güçleri az olduğundan daima din ve milliyetlerini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya bulunurlar. Bu tür baskılar peygamberleri bile zor durumlarda bırakmış, bu sebeple Allah’tan ve insanlardan yardım istemeye mecbur kalmışlardır (bk. Bakara 2/214; Âl-i İmrân 3/52).

Kur’an insanlar arasında düşünce ayrılıklarının bulunmasını, insanın yaratılış hikmetine ve özelliklerine bağlar (Hûd 11/118). İyi niyete dayalı olması ve mâkul çizgide kalması halinde bu ayrılıkların insanlar arasında rekabete, dolayısıyla toplumların ilerlemesine ve kalkınmasına yardımcı olacağı da açıktır. Ancak İslâm, düşünce ayrılığının düşmanlığa dönüşmesini, insanları çekişen ve vuruşan kamplara ayırmasını müsamaha ile karşılamaz. Nitekim bu âyet-i kerîmede müslümanların birliği Allah’ın bir nimeti olarak değerlendirilirken, toplumsal barışı tehdit eden –ve İslâm’dan önce örnekleri çokça görülen– çekişme hallerini her an içerisine düşüp yanabilecekleri ateşten bir çukurun kenarında bulunmaya benzetmiştir. Yüce Allah, insanların böyle bir tehlike ile karşı karşıya kalmamaları için toptan Allah’ın ipine (Kur’an) sarılmalarını, onun genel prensiplerinin dışına çıkmamalarını emretmektedir.

“O’nun (Allah’ın) nimeti sayesinde kardeş oldunuz” ifadesi, İslâm’ın insanlar arasında birlik ve beraberliği sağlama konusunda ne derece kaynaştırıcı önemli bir unsur olduğunu, hatta din kardeşliğinin, dolayısıyla inanç ve dava birliğinin soy kardeşliğinden daha kuvvetli olduğunu gösterir. Zira soy, dil ve vatan birliğinin, aynı ırktan olan Araplar arasında meydana getiremediği barış, kardeşlik ve dayanışmayı İslâm, bu millet arasında başardığı gibi farklı ırklar ve soylar arasında da başarmıştır. İslâm tarihi bunun örnekleriyle doludur.

Kaynak : Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 1 Sayfa: 643-644

 

ALLAH RASULÜ'NDEN (Sallellahu Aleyhi ve Sellem)

سيأتي على الناس سنوات خداعات، يُصَّدق فيها الكاذب ويُكذ ويُؤت َمن فيها الخائن َّب فيها الصادق،
َخ َّون فيها األمين، وينطق فيها الرويبضة. قيل: وما الرويبضة؟ قال الرجل التافه يتكلم في أمر
ويُالعامة. (رواه اإلمام أحمد وابن ماجه وغيرهما)

Ebû Hureyre (r.a.)’den gelen rivayete göre Rasulullah (S.A.S.) şöyle buyurmuştur:

“İnsanlar üzerine (yağmurun bolluğu, fakat veriminin azlığıyla) aldatıcı öylesi yıllar gelecek ki, (o zamanda) yalancı adam doğrulanacak, doğru adam yalanlanacak, hain adama güvenilecek, güvenilir adam da hainlikle itham edilecek.

Yine (o devirde) kamu işlerinde “RUVEYBİDA ADAM” söz sahibi olacaktır.

“RUVEYBİDA ADAM nedir?” diye sorulunca, Peygamber (S.A.S.);

“Önemsiz, basit, bilgisi kıt, aciz, fâsık ve sefih adamdır” diye cevap verdi.”

Kaynak: İbn Mâce, Fiten, 24; Ahmed, II/291, 338; III/220

Hadisi şerifte geçen “RUVEYBİDA” kavramı, her ne kadar tekil olarak gelmişse de asıl olarak bir karakteri ifade ettiğinden çoğul anlamı da içermektedir.

GÜNÜN SÖZÜ:


Yorumlara Git

2 Temmuz 2026: Günün Ayet ve Hadisi

ABD Başkanı Trump taş attı! "İyi bir NATO ülkesi değil"

MİT Başkanı Kalın'dan kritik görüşme! "Terörsüz Türkiye" süreci ele alındı

7 kişi hayatını kaybetti! Turistleri taşıyan tekne alabora oldu

Ankara-Tahran hattında tarihi diplomasi trafiği! Doha zirvesinden Amerikan zulmüne karşı net hamleler geldi!