Gündem
Dün anaları ağlatanlar bugün kendileri ağlıyor
Geçmişte Ergenekon, Balyoz gibi davalarda hak mahrumiyetlerinin sanık yakınlarının menfaatine bir düzenleme olduğunu savunan FETÖ medyası, son günlerde hak mahrumiyetleriyle ilgili kendilerine verilen cezalarda başlatılan linç kampanyasında adeta başı çekiyor.
MUSTAFA DURMAZ / İSTANBUL - AK Parti Hükümeti’ne gerçekleştirilen 17-25 Aralık kirli komploları sonrası ihanetleri deşifre olan Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) ikiyüzlülüğü bir defa daha ortaya çıktı. Türkiye’de bir dönem gündem oluşturan Ergenekon sürecinde milleti annelik-babalık haklarından mahrum ederken keyif naraları atan FETÖ militanlarının, örgütün azılı tetikçilerinden eski Taraf gazetesi muhabirlerinden Arzu Yıldız’ın velayet hakkıyla ilgili aldığı cezaya tepki göstermesi; yaşanan çelişkiyi gözler önüne serdi. Ergenekon sürecinde ‘cezaevlerinde çocuklarını dahi göremesinler’ diye annelik-babalık haklarından mahrum eden FETÖ, geçmişte imza attıkları haber ve yorumların bugün tam tersini savunarak, “ahlaksızlık ve ilkesizlik” örneği sergiliyor.
SÖZ KONUSU KENDİLERİ OLUNCA İŞ DEĞİŞİYOR
Geçmişte Ergenekon, Balyoz gibi davalarda hak mahrumiyetlerinin sanık yakınlarının menfaatine bir düzenleme olduğunu savunan FETÖ medyası, son günlerde hak mahrumiyetleriyle ilgili kendilerine verilen cezalarda başlatılan linç kampanyasında adeta başı çekiyor. Paralel örgütün tetikçi internet sitelerinden Aktif Haber isimli sitede yayımlanan “Hak Mahrumiyeti Kimin Menfaatine?” başlıklı haber, paralel devlet yapılanmasının yayın organlarının toplum gözündeki itibarının her geçen gün düştüğünü bir defa daha tescilledi.
SANIK YAKINLARININ MENFAATİNE BİR DÜZENLEMEYMİŞ!
24 Eylül 2012 yılında yayımlanan “Hak Mahrumiyeti Kimin Menfaatine?” başlıklı haberde, ‘babalık ile kocalık hak mahrumiyeti’nin ceza kanunlarında uygulaması olan ve sanık yakınlarının menfaatine bir düzenleme olduğu savunuluyor. Söz konusu mahrumiyetlerin gayet yerinde bir karar olduğu ifade edilen haberde, şöyle deniliyor: “Babalık ile kocalık hak mahrumiyeti kararı, özellikle sanık yakınları tarafından eleştirildi, ‘haksız bir karar’ olarak kamuoyuna yansıtıldı. Halbuki bu, ceza kanunlarında uygulaması olan ve sanık yakınlarının menfaatine bir düzenleme.”