Gündem
Kadınlara ayrımcılık AK Parti ile sona erdi
Sapkınların hamisi CHP ile arka bahçesi konumundaki feminist oluşumların “Gerici ittifak kadınların geleceklerini ve yaşam haklarını tehdit ediyor” şeklindeki karalama kampanyasını ve fondaş medyanın “Kadınlar için tarihi seçim” manşetlerini değerlendiren mütedeyyin hanım STK temsilcileri ve hukukçular, “kadınlar gerçek manada AK Parti döneminde özgürleşti” görüşünde birleşti.
Toplumun her kademesinde
Temel insan hakları, kadınların bireysel ve toplumsal olarak güçlenmeleri, karar alma mekanizmalarındaki etkinliklerinin artırılması, eğitim kalitelerinin yükseltilmesi, pozitif ayrımcılıklarının sağlanması, istihdamlarının artırılması konusunda önemli mesafeler kat eden Erdoğan ve arkadaşları kadınlara her alanda eşit temsil imkânı sağladı. Getirdiği reformlarla baskı ve vesayet düzenini tarihin çöplüğüne atan Başkan Erdoğan, yıllarca ikinci sınıf insan muamelesi gören başörtülü kadınları, milletvekilliğinden bakanlığa, belediye başkanlığından valiliğe, rektörlükten YÖK üyeliğine, TSK’dan Emniyete kadar birçok alanda istihdam ederek, sayısız ilklere imza attı. Erdoğan’ın dirayetiyle kaldırılan İstanbul Sözleşmesi’nin ardından kadın cinayetlerinde gözle görülür bir düşüş yaşanırken, İçişleri Bakanlığınca hayata geçirilen Kadın Acil Destek Uygulaması (KADES) ile kadınlara yönelik şiddetin önüne önemli oranda geçildi. Sapkınların hamisi CHP ile arka bahçesi konumundaki feminist oluşumların “Gerici ittifak kadınların geleceklerini ve yaşam haklarını tehdit ediyor” şeklindeki karalama kampanyasını ve fondaş medyanın “Kadınlar için tarihi seçim” manşetlerini gazetemize değerlendiren mütedeyyin hanım STK temsilcileri ve hukukçular, “kadınlar gerçek manada AK Parti döneminde özgürleşti” görüşünde birleşti.
Galeyana getirmek istiyorlar
Konuyla ilgili gazetemize konuşan Avukat Yasemin Küçükkaya, şunları dile getirdi: “Muhalefetin ‘kadın hakları’ söylemine yönelik tüm argümanları zaten fiyasko. ‘Kadın hakları’ diyorlar ama kadın üzerinden her türlü istismarın yapılmasına cevaz veriyorlar. Kadınların çıplaklık derecesinde dolaşması, sosyal medya hesaplarında kendilerini teşhir etmesi, her türlü ürünün kadın bedeni üzerinden reklamının yapılması bile bize bunu gösteriyor. Bunların zaten kadın hakları söyleminin bir manası yok. İçi boş, altını dolduramadıkları bir kavram. Hüda-Par özelinde de şöyle; Hüda-Par ‘kadın hakları’ mevzusunu bence çok iyi anlamış ve ortaya koymuş bir parti. Yeni dönemde de bu açıdan iktidara çok yardımcı olacaklardır.
HÜDA PAR Çalışmaya karşı değil
“Zekeriya Yapıcıoğlu’nun kadınların çalışma hayatına yönelik, ‘Kadının çalışmasına karşı değiliz ama kadın bunu istiyorsa yapsın. Zorunluluktan değil’ açıklamasını yerinde buluyorum. Dediğim gibi, muhalefet ‘kadın hakları’ söylemini feminist bir bakış açısıyla kullanıyor. Bunlar aile kurumuna karşı oldukları için direkt olarak ‘aile kurmaya, evliliğe karşıyız’ diyemiyorlar. Kadın hakları ve özgürlükler üzerinden aileye saldırıyorlar. Kadının kutsallarını hedef alıyorlar. Seçim öncesi bu konuyu gündeme getirmeler, oy devşirmek için. Zaten birinci turda yaşadıkları fiyaskoyu gördük. Vaatler halkta karşılık bulmadı. Ellerinde başka argüman kalmadığı için şimdi de insanları iktidara karşı kışkırtmak ve galeyana getirmek için baştan sakat olan ‘kadın hakları’ söylemini ortaya koydular.”
Vatandaşlığı Erdoğan'la hissettik
28 Şubat Öğrenci Derneği Genel Başkanı Emine İlyas ise, şunları söyledi: “28 Şubat Öğrenci Derneği Genel Başkanı olarak, ‘kadınların sesi’ olabilmek adına açıkça söylemek istiyorum. Biz kadınlar bu ülkenin vatandaşı olduğumuzu Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hissettik. AK Parti iktidarında devlet ve millet dayanışması ile değerlerimizin el üstünde tutulmasını, yaşamımızın her alanında yer etmesini sağladık. Siyasi partiler içerisinde en çok kadın üyeye sahip parti, AK Parti’dir. Kadın Kolları dışında ana kademede de kadınların ciddi bir kontenjan hakkı vardır. Mecliste temsil hakkı anlamında en çok kadın temsilcisi olan parti de Ak Parti’dir. Çalışma hayatında da kadın ‘yönetici’ ve ‘çalışan’ sayısı bu dönemde artış gösterdi. Başörtüsünün kamu kurumlarında ve eğitimde güvence altına alınması ile birlikte fırsat eşitliği de bu dönemde sağlandı. Nitekim AB’nin yapmış olduğu araştırma söylemimizi destekliyor. Araştırmalara göre son on yılda ülkemizde kadın istihdamı %41 artış gösterdi. Son on iki yıla baktığımızda ise bu oranın %47 ye ulaştığını görüyoruz. Muhalefet algı operasyonu ile insanları yanıltabilir lakin rakamlar yalan söylemez. İktidara ‘gerici’ diyen ve ‘kadın düşmanı’ gibi göstermeye çalışan muhalefet, ikinci tur seçimlerinde ‘kadın hakları’ gibi söylemlerle oy devşirmeye çalışıyor ama Türk milleti artık bu bayat numaraları yemiyor.”