Siyaset
Eser ile küfür siyaseti yarışacak
Türk siyaset tarihinin ilk cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçimlerinde eser, proje ve hizmet siyaseti ile hakaret ve tehdit siyaseti yarışacak. Yarın ikinci kez sandık başına gidecek olan seçmenin, bu defa hizmet üretenlerle vatandaşı hor görenler arasında tercih yapacağını belirten STK temsilcileri ve gazeteciler, “Bir yanda terör örgütlerinden medet umarak tehdit ve şantaj siyaseti izleyen Batı yanlısı zihniyet, diğer tarafta insanlarını ayrıştırmadan hizmet için çalışan milli çizgideki bir iktidar var. Şimdi millet için elini vicdanına koyup karar verme zamanıdır” dediler.
Seçmen lidere göre karar verecek
Gazetemize konuşan TİMAG Başkanı Avukat Ertuğrul Akar, şunları dile getirdi: “Sayın Kılıçdaroğlu, liderlik yeteneği, entelektüel donanımı ve kendini geliştirme seviyesi bakımından her anlamda zayıf bir insan. Milli duyguları zayıf, öngörüsü olmayan, kontrol edilebilir ve kolaylıkla yönlendirilebilen bir insan. Zaten bundan dolayı başka küresel çete ve FETÖ bunu orada tutuyor. Böyle bir insana vatandaşlarımız oy verirken hakikaten aynanın karşısına geçip, ‘ben bunu hak ediyor muyum’ diye kendilerine sormaları lazım. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderlik noktasında ortaya koyduğu etkinlik ve duruş ise tüm dünyanın gündeminde. Projeleri hakeza, ülkeye çağ atlatan projeler. Vatandaş arasında ayrım yapmaması, Kürt seçmenlere verdiği haklar, deprem bölgesinde bulunan vatandaşlar arasında ayrım yapmaması, toplumunda tüm kesimlerinde ‘yaparsa yine Erdoğan yapar’ inancını pekiştirdi. Örneğin Türk Devlet Teşkilatı liderleri ilk defa bir Türk liderine açıktan destek verdiler. Dünyada ortaya koyduğu liderlik diplomasisi bu kadar etkin bir kişi. Milletimiz sandık başına gittiğinde bunları düşünerek oy versinler.
‘Ben mi ülkem mi’ diye sorun
CHP seçmeni ve ortaklarının Kılıçdaroğlu’na mecburen oy vermeleri bile Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğini tescilliyor. Aslında onların gönlünden de Erdoğan gibi bir lider geçtiğini biliyoruz. Bu noktada insanlar memleketini düşünsün. İdeolojilerine hiç olmasa bir defa ara verip Türkiye’nin hayrına hareket etsinler. Tüm bu anlattıklarımızdan dolayı sayın cumhurbaşkanımız Türkiye’yi belli bir noktaya eşiğe getireceğini söyleyebiliriz. Burada oy verirken ‘kendim mi memleketim mi’ sorusu çok önemli. İnsanların ona göre oy vermeleri gerekir. Ufak tefek değişiklikler bu kararı etkilemesin. Israrla PKK’nın, FETÖ’nün, NATO’nun peşinden gidenler ile memleketin hayrına olabilecek projeler üretecek lider arasında doğru tercihi yapsın. Kendi siyasi geleceğini üstün tutanlar ile memleketi için risk alıp politika yapanlar arasında çok fark var.”
Vatandaş en doğrusunu yapacak
Araştırmacı Yazar Mehmet Beyhan ise şunları ifade etti: “İlk tur seçimlerinin ardından deprem bölgesinden kendisine oy vermeyen vatandaşlarımıza iki ay gibi kısa bir sürede hastane inşa eden Cumhurbaşkanı Erdoğan ile sırf kendilerine oy vermedikleri için depremzedeleri sokağa atan CHP’nin tutumu bile iki lider arasındaki farkı ortaya koyuyor. CHP liderinin ve yandaşlarının göstermiş olduğu tavrı ve onların ne kadar demokrat olduğunu özetliyor. Erdoğan ‘diktatör’ diyorlar ama aksine kendileri son derece diktatörce tavırları sergiliyorlar. Kendi görüşlerine uymayan insanları dışlayan bir tutum takınıyorlar. Ayrıca Kılıçdaroğlu’nun kimlerle beraber olduğunu, hangi ittifakları kurduğunu, terör örgütlerine özgürlük vaatlerini vatandaşlarımız çok biliyor. Dolaysıyla, vatandaşlarımızın 28 Mayıs’ta bütün bu durumları iyi değerlendireceğini inanıyorum ve umuyorum.
Üreten mi dilenen mi?
Oy verirken bütün bu süreci göz önünde bulundurmak gerekiyor. Bir tarafta 21 yıl kesintisiz olarak vatanı milleti ülkesi için çalışan bir lider, diğer tarafta PKK terör örgütünden FETÖ ’suna emperyalist örgütlerden LGBTİ sapkınlara kadar, onları destekleyen ve onların adayı olan Kemal Kılıçdaroğlu var. Bütün bu hususları göz önünde bulundurarak vatandaşlarımızın doğru tercih yapacağına inanıyorum ve umut ediyorum. Bir tarafta hem TOGG, İHA/SİHA, TCG Anadolu gibi katma değeri yüksek araçlar üreterek, hem de milli imkanlarla kendi enerji kaynaklarını keşfedip kaynak yaratamaya çalışan bir lider var. Diğer tarafta tefecilerden para dilenip ülkemizi borç batağına sokmaya çalışan biri.”