Gündem
Türkiye yüzyılı için sandık başına
Türk halkı cumhuriyet tarihinin en kritik ve en önemli seçimi için bir defa daha sandık başına gidiyor. 27 Mayıs 1960 askeri darbesinin 63. yıldönümünün ertesinde gerçekleşen seçimde, Türk halkı tam bağımsız ülke olma yolunda emin adımlarla ilerleyen Türkiye’nin yeni cumhurbaşkanını seçecek.
Yarım kalan hesap görülüyor
Türk halkı bugün, belki de cumhuriyet tarihinin en kritik ve en önemli seçimi için bir kez daha sandık başına gidiyor. 14 Mayıs’ta yapılan ilk tur seçimlerinde yarışan 3 adaydan birinin yüzde 50+1 oranına ulaşamaması sebebiyle bugün ikinci kez sandık başına gidecek olan seçmen, yarım kalan hesabı tamamlayacak. “Yeter söz milletindir” diyerek iktidara gelen Merhum Adnan Menderes ve arkadaşlarına yönelik 27 Mayıs 1960 askeri darbesinin 73. yıldönümünün ertesinde gerçekleşen seçimde, Türk halkı tam bağımsız ülke olma yolunda emin adımlarla ilerleyen Türkiye’nin yeni cumhurbaşkanını seçecek. 48 bini ilk defa olmak üzere toplamda 64 milyondan fazla seçmenin oy kullanacağı cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçimlerini Akit’e değerlendiren gazeteciler ve siyaset bilimciler, “Bu seçim vesayetin bitireceği, küresel emperyalizmin, Türkiye üzerindeki heveslerinin kursaklarında kalacağı bir seçim olsun” temennisinde bulundu.
Hevesleri kursaklarında kalsın
Gazeteci Şükrü Sak, şunları dile getirdi: “14 Mayıs’ta gerçekleşen ‘Yüzyılın seçimi’nde, Müslüman Türk halkı kararını verdi, tercihini; Kimliğinden, değerlerinden, bağımsızlık yolunda yürüyüşünden yana kullandı. Seçimde “Anadolu irfanı” galip geldi. Yıllar boyu yaşadığı acı tecrübelerden ders çıkarma feraset ve basiretini gösterdi. Yeni seçim sisteminden dolayı, 14 Mayıs’ta “yarım” kalan bu kutlu yürüyüş yoluna devam edecek. Üstad’ın “sanma bu tekerlek kalır tümsekte” dediği veçhile bu ‘tekerleğin tümsekte kalmayacağına, tam bağımsızlık yolundaki yürüyüşünün devam edeceğine inanıyoruz. 28 Mayıs’ın, Türkiye’nin bağımsızlık yolunda, bölgemizde büyük bir güç olma yolunda, Emperyalist dünyanın yağmacı ve talancı tavrı karşısında, mazlumlara sahip çıkan, onlara umut olan Türkiye yüzyılının habercisi olduğuna inanıyoruz. Bu kritik eşiği geçerken, Küresel emperyalist sistemin yurdumuz üzerindeki emellerinden vazgeçmediğini, Türkiye’nin yürüyüşünü durdurmak için bin bir türlü tuzak kurduğunu da biliyoruz. Bu açıdan 28 Mayıs, küresel emperyalizmin, Türkiye üzerindeki heveslerinin kursaklarında kalacağı, halkın kimliğine, değerlerine saygısız riyakâr siyasetin iflâs ettiği bir tarih olsun. Yalanın, sahte algıların, ucu bucağı olmayan siyasi palavraların son bulduğu bir 29 Mayıs sabahına uyanmak dileği ile seçimler hayırlısı olsun.”
Mutlak manada önemli seçim
Siyaset Bilimci Yılmaz Altunsoy ise şu değerlendirmelerde bulundu: “Türkiye, tarihinde ilk defa ikinci tur seçimiyle önümüzdeki beş yıl içerisinde ülkeyi yönetecek olan cumhurbaşkanını belirleyecek. Hem iş dünyası hem dış politika açısından hem de ülkemizin yerel manada geleceği açısından istikrarın bozulmaması, yarım kalan işlerin tamamlanması adına mutlak manada önemli bir seçim. İnşallah ikinci turda istikrarı bozacak bir tablo çıkmaz ve mevcut hizmetler kaldığı yerden daha da artarak devam eder. Türkiye’nin coğrafi şartları ve jeopolitik riskleri de göz önüne aldığımızda istikrarın bozulması hiç istenmeyecek bir durum olsa gerektir. Öteki taraftan Türkiye’nin etrafı tam bir ateş çemberi, Batı’da bir Yunanistan maşası var. Kuzeyimizde devam eden Ukrayna- Rusya savaşı var. Bizi bu savaşın içerisine çekmeye çalışan senaryolar var. Güneyimizde Suriye’nin kuzeyinde oluşturulmaya çalışılan bir terör koridoru var. Doğu’da bir Ermenistan meselesi var. Bu nedenle, Türkiye jeopolitik riskleri olan bir ülke. O yüzden sandıktan çıkacak sonucun bu risklerin bertaraf etmesini diliyorum.”