Siyaset
Böyle konforlu bir koltuk bırakılır mı?
Cumhurbaşkanlığı seçimiyle birlikte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhur İttifakı karşısında 12’nci yenilgisini alarak bu alanda bir rekora doğru koşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, son yenilginin ardından “Yürüyüşümüz sürüyor, buradayız” diyerek CHP Genel Başkanlığı’nı bırakmayacağının sinyalini verdi.
Koltuğu sallanıyor ama
Kılıçdaroğlu’na ilk kazan kaldıran CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu oldu. İmamoğlu, seçim yenilgisinin ardından önce sosyal medya hesabından “Değişmeyen tek şey değişimdir. Her sahada, her ortamda değişim” mesajını paylaştı. İmamoğlu aynı akşam İstanbul’un Fetih yıldönümü töreninde de çıkışını sürdürerek, “Sizinle beraber yol yürüyeceğim. Biz o dünyaları artık değiştirmek istiyoruz” dedi. İmamoğlu’nun açıklamalarının ardından Kılıçdaroğlu yönetimine yönelik sesler yükselmeye başladı.
Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan “İstifa et” çağrısını ilk yapan isim oldu. Eski CHP İstanbul Milletvekili, eski TBMM Başkanvekili Akif Hamzaçebi, “Ortada genel başkanımız ve partimiz açısından tam bir başarısızlık vardır” ifadesini kullandı. Eski Genel Sekreter Gürsel Tekin de parti yönetimini, “Siz seçimden seçime sahaya çıkarsanız olmaz” diyerek eleştirdi. Tekin, Kılıçdaroğlu’nun çekilmesi halinde genel başkanlığa aday olacağını da duyurarak ortamı iyice alevlendirdi. Eski CHP Milletvekili İlhan Cihaner de, “Seçim net bir yenilgi. Hatalar, tek bir istifaya indirgenemeyecek boyutta” diyerek yenilginin sorumluluğunu parti yönetimine yükledi. “CHP şu an demokratik bir parti değil. Diktatör gibi yönetiyor Kemal Bey” sözleriyle Kılıçdaroğlu’nu istifaya davet eden CHP’li eski bakanlardan Mehmet Sevigen de, “İnsanlar sandık başına gitmemişler, küsmüşler. Bir taraftan özgürlük diyeceksin, bir taraftan baskı diyeceksin, bir tarafta kurt işareti bir tarafta zafer işareti yapacaksın, insanlar güvenmiyor” şeklinde tepki gösterdi.
Tazminatlarını CHP ödüyor
Öte yandan; CHP lideri, yalnızca Erdoğan karşısındaki yenilgileriyle değil, aynı zamanda kaybettiği davalar sonucu ödediği milyonlarca liralık tazminat davalarıyla da anılıyor. CHP Genel Başkanlığı’na seçildiği günden beri başta Erdoğan olmak üzere sağa sola hakaretler yağdıran Kılıçdaroğlu, peş peşe gelen davalar ve tazminat kararlarıyla bugüne kadar 5 milyon lirayı aşan miktarda tazminat ödedi. Ancak milyonluk tazminatlar CHP Genel Başkanının cebinden değil, partililerden ve milletvekillerinden çıkıyor. 2019 yılında CHP Meclis Grubu’nun tazminatlar için her milletvekilinin maaşından 5’er bin lira vereceğine ilişkin kararı mevcut. Konuya parmak basan Akşam Gazetesi Ankara Temsilcisi Emin Pazarcı, sürekli hakaret ve iftiralarla siyaset yapmanın etik açıdan yanlış olduğuna dikkat çekerek, şunları ifade etti: “Kemal Beyin sırtında yumurta küfesi yok. Finanse ediliyor yaptığı hakaretlerin karşılığı. O açıdan rahat. Dilediği gibi konuşuyor, dilediğini söylüyor, dilediğine hakaret ediyor. Nasıl olsa tazminatları kendisi için ödeyenler var. En garibi de şu; bu kadar yanlış ve ahlaki açıdan üzücü ifadelere rağmen bakıyorsunuz partililer bankaların önünde kuyruk olmuş tazminatını ödüyorlar. Ama bu ne kadar etiktir bunu da konuşmak lazım. Bu suç işlemeye teşviktir. Bu da bizim kanunlarımızda suçtur.”
Şahsi masrafı sayılır
Avukat Tamer Mahmutoğlu da konunun hukuki boyutunu gözler önüne sererek, şunları söyledi: “Kamuoyunda bilindiği üzere CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve diğer bazı parti yöneticilerinin Cumhurbaşkanımıza karşı işlemiş oldukları iftira ve hakaret fiillerinden dolayı yüklü miktarlarda tazminat ödenmesine hükmedilmiştir. Ancak buna rağmen söz konusu iftira ve hakaretlerin aynı kişiler tarafından ısrarla devam ettirilmesi kamuoyunda merak konusu olmuştur. Zira, milyonları bulan böyle yüklü tazminatlara hükmedilmesinin bir caydırıcılığı olması beklenirken; tam tersine iftira ve hakaretlerin artarak devam etmesi nedeniyle bu tazminatların partiler tarafından karşılanıp karşılanmadığı, eğer söz konusu şahsi tazminatlar partilerce karşılanıyor ise bu durumun etik olup olmadığının ilgili parti tarafından kamuoyu ile paylaşması gerekmektedir. Çünkü şahsi fiillerden dolayı hükmedilen tazminatların makamlarla ilgisi yoktur.”